1,141,025 views • 12:14

1900 yılında böyle seyahat ederdik. İşte şu atlı bir araba, ısıtma sistemi yok. Kliması falan da yok. Önündeki at da, arabayı ses hızının %1'i kadar bir hızla çekiyor ve ne zaman yağmur yağsa, şu toprak yol çamurlu bir bataklığa dönüşüyor. Bu da bir Boeing 707. Sadece 60 yıl sonrası yani, ses hızının %80'i kadar bir hızla gidiyor ve bundan daha hızlı seyahat edemiyoruz çünkü ticari uçuşlar için ses hızını geçen uçaklar kullanılmıyor.

Ben de düşünmeye ve merak etmeye başladım: Acaba büyüyen Amerikan ekonomisinin en iyi günleri mazide mi kaldı? Bu düşünce de şuna çıkıyor, belki de ekonomik büyüme neredeyse sona erdi. Bunun bazı nedenleri pek de ihtilaflı değil. Amerikan ekonomisine tam pruvadan çarpan 4 dik rüzgar var. Bunlar, demografi, eğitim, borç ve eşitsizlik. Büyümeyi yarılayacak kadar güçlüler. Bu yüzden gerilemeye karşı bir sürü inovasyona ihtiyacımız var. Ve işte benim düşüncem: Bu rüzgarlar yüzünden eğer inovasyon son 150 yılda olduğu kadar güçlü kalırsa büyüme yarılanır. İnovasyon eskisi kadar güçlü olmazsa daha az, muhteşem şeyler icat ederse O zaman büyüme tarihte hiç olmadığı kadar alçalır.

İşte sekiz yüzyılın ekonomik büyümesi: Dikey eksen, yıllık büyüme yüzdesini gösteriyor. yılda yüzde sıfır, yüzde bir, yüzde iki. Beyaz çizgi Birleşik Krallık'ı gösteriyor ve sonra kırmızı çizgiye geçince, ABD 1900'da liderlik pozisyonuna geçiyor Farketmişsinizdir ki ilk dört yüzyılda neredeyse hiç büyüme yok, sadece %0.2 Sonra büyüme gittıikçe daha iyiye gidiyor. 1930larda 40larda ve 50lerde zirve yapıyor ve sonra da yavaşlıyor. Şimdi dikkat etmeniz gereken nokta şu ki Kırmızı çizgideki aşağı kırılma yapan son çentik asıl veri değil. O benim 6 yıl önce yaptığım bir tahmin, yani büyümenin %1.3'e kadar düşeceği. Peki gerçek veriler nedir? Son 6 yılda ABD'de kişi başına düşen gelirdeki büyümeyi biliyor musunuz? Negatif.

Bu, bir fantaziye yönlendirdi. Bu tarihsel bilgiye bir eğri oturtmayı denesem ne olur? Eğriyi istediğim yerde bitirebilirim, Ama 0.2'de bitirmeye karar verdim. Tıpkı Birleşik Krallık'ın ilk 4 yüzyıldaki büyümesi gibi Şimdi başarılarımızla geldiğimiz nokta şu ki 1891'den 2007'ye olan zaman zarfında %2.0'lik bir hızla büyüdük. ve unutmayın ki 2007'den beri biraz negatif. Ama eğer büyüme yavaşlarsa, her jenerasyonda yaşam standartlarımızı ikiye katlamak yerine gelecekteki Amerikanlar ebeveynlerinin iki katı kadar rahat yaşamayı bekleyemeyecekler. ya da çeyreğini bile. Şimdi de per capita (kişi başı) gelirin seviyesine bakacağız. Dikey eksen günün değerleriyle binlerce dolar ifade ediyor Farketmişsinizdir ki 1891'de, solda 5.000 dolar civarındaydık. Bugünse 44.000 dolar civarı bir toplam randıman var, kişi başına. Peki eğer bu tarihi %2.0 lik büyümeyi gelecek 70 yıl boyunca devam ettirirsek? Burda işin içine aritmetik giriyor %2.0 büyüme yaşam standartlarını dörde katlıyor 70 yılda. Bu 44.000'dan 180.000'e çıkmak demek. Ama böyle olmayacak çünkü dik rüzgarlar var.

Birinci rüzgar demografik. Yaşam standartlarının, üretimden daha hızlı yükseldiği, saat başına randımandan daha hızlı yükseldiği herkesçe bilinen bir gerçek eğer kişi başına düşen çalışma saati artarsa tabi. Ve biz bu armağanı 70'lerde ve 80'lerde aldık Kadınlar işgücüne katıldığı zaman. Ama şimdi işler değişti. Kişi başına düşen çalışma saati azalıyor Nedenleri arasında birincil olarak baby boomerların emekli olması ( 2. Dünya Savaşı sonrası ABD'deki aşırı nüfus artışında doğan insanlar = baby boomers) ve ikincil olarak eğitim açısından halkın yarısından daha eğitimsiz ve en verimli zamanlarında olan erkeklerin işgücünden önemli derecede bir terk edişi oldu.

Sonraki dik rüzgar eğitim. Eğitim sistemimiz baştan başa problemli zaten Race to the Top'a rağmen. (RTTT: ABD'nin 2009'da başlattığı, eyaletlerin okulların başarılarına göre puanla ödüllendirildiği eğitim tutumu.) Üniversitede, yüksek eğitimde maliyet enflasyonu var. ki bu da tıbbi bakımdaki maliyet enflasyonunun büyümesini engelliyor. Yüksek eğitimde trilyonlarca öğrenci borcu var ve üniversiteden mezun olma oranımız Kanada'nın %15 puan altında. Bir hayli borcumuz var. Ekonomimiz 2000'den 2007'ye devasa fazla-kredi çeken tüketicilerin sırtında büyüdü. Ekonomimizin toparlanmasının bu kadar cansız olmasının temel nedenlerinden biri de o borcu ödemesi gereken tüketiciler. Ve tabii ki de herkes biliyor ki Federal hükümetin borcu büyüyor Gayrısafi Yurtiçi Hasıla'nın bir parçası olarak, hem de çok hızlı bir şekilde. Ve durdurmanın tek yolu da vergide daha hızlı büyüme ve kanunla belirlenen haklarda daha yavaş büyümenin bir kombinasyonu, nam-ı diğer transfer ödemeleri. Ve bu bizi 1.5'tan eğitim için ulaştığımız 1.3'e düşürüyor.

Ve bir de eşitsizlik var. Finansal krizden önceki 15 yıl boyunca Alttaki %99'luk gelir dağılımının büyüme oranı, az önce bahsettiğimiz ortalamadan yarım puan daha yavaştı. Geri kalan her şey tepedeki %1'e gitti. Bu da bizi 0.8'e getiriyor. Ve bu 0.8 büyük bir mücadele. 0.8'de mi büyüyeceğiz? Eğer öyleyse, şu anki icatlarımızın son 150 yıl boyunca olduğu kadar önemli olması gerekiyor. O zaman şu icatların bazılarına bakalım.

1875 yılında gece kitap okumak istiyorsanız Bir kandilinizin ya da gaz lambanızın olması lazım. Çevre kirliliği, kötü kokular yaparlardı, kontrol etmesi zordu ve ışık loştu, ayrıca yangın tehlikesi de taşıyorlardı. 1929'de ise her yerde elektrik lambaları vardı. Dikey şehirler, asansörün icadı. Merkezi Manhattan bir hayal olmaktan çıktı. Ve sonra, ek olarak, aynı zamanda El aletlerinin yerini devasa elektronik aletler aldı. ve el ile şarj edilen elektronik aletler. Hepsi elektrik sayesinde.

Elektrik, aynı zamanda kadınların özgürleştirilmesinde de çok yardımcı oldu. 19. yüzyıldaki kadınlar, Haftada 2 günlerini harcardı çamaşırlar için. Çitileme tahtasında yaparlardı. Kurusun diye çamaşırları asmak zorundalardı. Sonra da içeri taşımaları gerekirdi. Tüm bu olay 7 günlük haftanın 2 gününü alırdı. Ve sonra elektrikli çamaşır makinesi geldi ve 1950'de, her yere ulaşmıştı. Ama kadınlar yine de her gün alışverişe çıkmak durumundaydılar ama çıkmadılar, çünkü elektrik bize buzdolabını getirdi.

19. yüzyılda çoğu evdeki tek ısı kaynağı mutfaktaki hem yemek pişirme hem ısınma için kullanılan büyük şömineydi Yatak odaları soğuktu, ısıtılmıyordu. Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.

Peki içten yanmalı motorlar? 1879'da icat edilen hani? Amerika'da, motorlu taşıtlardan önce, ulaşım tamamen şehir atları üzerine dayanıyordu. ve kısıtlama olmadan günde 25-50 pound gübre bırakıyordu şehirlerin sokaklarına. Yanında da bir galon idrar. Günde 5-10 ton eder. mil-kare başına. Ayrıca o atlar Amerika'nın tarım arazisinin çeğreğini yerdi. İşte o kadar Amerikan tarım arazisi tutuyordu o atları beslemek. Tabi motorlu taşıt icat edildiğinde ve 1929'da nerdeyse her yere yayılmış durumda olduğunda artık tarla olmaya müsait bölgeler insan tüketimi için kullanılabilirdi. ya da ihracat için. Ve işte ilginç bir oran: 1900'de sıfırdan başlayarak, sadece 30 yıl sonra, ABD'de motorlu taşıtların hane sayısına oranı %90'a ulaştı, sadece 30 yılda.

20. yüzyıla geçmeden önce Kadınların başka bir problemi daha vardı. Yemek pişirmek, temizlik ve yıkanmak için gereken tüm su dışardan kovalarla taslarla içeri taşınmak zorundaydı. 1885'te ortalama bir North Carolina ev hanımının bir yılda toplam 148 mil yürüdüğü ve 35 ton su taşıdığı tarihsel bir gerçek. Ama 1929'dan önce, ülkenin her yerindeki şehirler yer altına su boruları döşemişti. Yeraltı lağım boruları da döşemişlerdi ve sonuç olarak, 19. yüzyılın sonlarındaki en büyük afetler, su aracılığıyla iletilen kolera gibi hastalıklar yok olmaya başladı. Ve tekno-iyimserler için müthiş bir gerçek şu ki 20. yüzyılın ilk yarısında ortalama ömür uzunluğundaki gelişme oranı 19. yüzyılın ikinci yarısında olduğundan 3 kat daha hızlıydı.

Herhangi bir şeyin kendinden %100 daha fazla olamayacağı apaçık. Size bir kaç örnek vereyim. Ses hızının %1'inden %90'ına çıktık. Elektrik, merkezi ısıtma, motorlu araç sahipliği. Hepsi %0'dan %100'e çıktı. Şehir ortamı insanları tarla ortamından daha üretken yapıyor. Erken savaş sanrası yıllarda şehir popülasyonu %25'ten %75' kadar çıktı.

Peki elektrik devrimi? İşte ilk bilgisayarlardan bir örnek. Muhteşem bir şey. Anabilgisayar 1942'de icat edilmişti. ve 1960'da telefon faturalarımız oldu, banka tabloları bilgisayarlar tarafından çiziliyordu. İlk cep telefonlar, ilk kişisel bilgisayarlar 1970'lerde icat edilmişti. 1980 bize Bill Gates'i ve DOS'u getirdi. Banka veznedarlarının yerini ATM'ler aldı. İş yükünü azaltmak için perakende sektöründe barkod kullanıldı 90'lara doğru hızlıca ilerlersek nokta-com devrimi oldu. ve üretim büyümesinde geçici bir yükseliş.

Ama şimdi size bir deney yapacağım. Ya A'yı ya B'yi seçmek zorundasınız. (Gülüşler) A seçeneği, son 10 yıla kadar icat edilmiş her şeyi tutabiliyorsunuz. İşte Google var, Amazon var, Wikipedia var, musluk suyu ve bina içi tuvaletler. Ya da dün icat edilen her şeyi tutabiliyorsunuz Facebook ve iPhone'unuz dahil Ama tuvalet için dışarı çıkmanız ve suyu kendiniz taşımanız gerekecek. Sandy Kasırgası bir çok insana 20.yüzyılı kaybettirdi. Belki bir kaç günlüğüne bazı vakalarda 1 haftadan fazla, elektrik, musluk suyu, ısınma, araba için benzin, ve iPhone'ları için şarj aleti.

Yüzyüze geldiğimiz problem şu ki tüm bu muhteşem icatların gelecekte de denklerini yapmalıyız, ve benim bunu yapamayacağımız yönünde tahminim bizi orijinal 2.0'lık büyümeden başlarken çizdiğim 0.2'lik hayali eğriye düşürecek.

İşte at arabasına geri döndük. 20. yüzyılın mucitlerine bir Oscar vermek istiyorum. Alexander Graham Bell'den Thomas Edison'a, Wright Kardeşler'e Hepsini buraya çağırıyorum ve onlar da size şunu söylüyor. "Sizin mücadeleniz şu, bizim başardıklarımızı geçebilecek misiniz?"

Teşekkür ederim.

(Alkışlar)