Follow TED
Be the first to know about new TEDTalks, TED news and other announcements.
Click on any phrase to play the video from that point.
Sergey Brin: Birkaç yıl önce size bahsettiğimiz çoğunuzun aklını kuracalayan bir soru hakkında konuşmak istiyorum. Konuya girmeden önce çoğunuzun da merak ettiği için şunu aradan çıkarmak istedim. Yanıt "boxer" don... Umarım şimdi daha iyi hissediyorsunuzdur.
Sizce bu ne olabilir? Bunun ne olduğunu bilen var mı?
İzleyici: An itibariyle Google'ı kullanan insanlar.
SB: Vaay..! Pekala. İlk gördüğümde ne olduğunu ben anlamamıştım. ama anlamamı sağlayan şey şuydu : Bu iş yerinde kullandığımız şey, gerçek zamanlı çalışıyor. Burada az sayıda kullanıcı bağlı. Ama burada insanların dünyada Google'ı nasıl kullandığını görebilirsiniz. Ve yükselen her bir nokta yaklaşık 20 veya 30 aramayı temsil ediyor. ve her farklı renk farklı bir dili ifade ediyor.
İşte Birleşik Devletler, gördüğünüz gibi tüm noktalar kırmızı. Monterey'i görüyorsunuz -- umarım doğru gösteriyorumdur. Gördüğünüz gibi Japonya geceleri yoğun burada. Japonca aramalarda Tokyo'yu görüyoruz. Çin de oldukça yoğun. Hindistanda da önemli bir yoğunluk var. Orta doğuda fazla yoğunluk yok, yalnızca küçük noktalar. Ve gün ortasını yaşayan Avrupa'da farklı dillerde yoğun aramalar yapılıyor.
Şunu da görebilirsiniz...eğer şöyle çevirirsem ... umarım dünyayı çok fazla sallamıyorumdur. Aynı zamanda fazla nokta göremediğimiz yerler de var. Avustralya gibi, çünkü fazla insan yaşamıyor. Üzerinde ciddi anlamda çaba göstermemiz bir yer var... Afrika. Yalnızca cılız birkaç çizgi var. Güney Afrikada ve bazı büyük şehirlerde bir kaç çizgi. Ama temelde dikkatimizi çeken, bu aramaların -- ki saniyede binlerce arama yapılıyor -- elektriğin olduğu her yerden yapılması. Ve hemen hemen elektriğin olduğu her yerde de internet de var. Ve hatta Antartika'da -- yani, en azından yılın bu zamanları -- arama sorgularının zaman zaman olduğunu görüyoruz. Eğer çizimimiz doğru ise, Sanırım Uluslararası Uzay İstasyonundan da aramalar yapılıyor.
İşte burada çözmeye çalıştığımız bazı, görebileceğiniz gibi, aslında ulaşması zor -- şimdi oldu. İnsanların arama sonuçlarına ulaşabilmeleri için, verileri (bitleri) dünyada nasıl bir yoldan geçirmemiz gerektiğini görüyorsunuz. Büyük miktarda verinin dolaştığını görüyorsunuz, Fiber optik kablolar, uydular ve çeşitli teknolojilerle tüm dünyayı dolaşıyor. Ve paket gecikmelerini en az düzeyde tutmak gerçekten zor bir iş. Umarım Google'ın hızından memnunsunuzdur. Bir kere daha görebileceğiniz gibi bazı noktaların ağ altyapısı diğerlerine göre daha güçlü, ve ABD'deki tüm bant genişliğini görebilirsiniz. yukarıya doğru Asya'ya, diğer yönde ise Avrupa'ya doğru uzanıyor.
Şu anda size göstermek istediğim bu bir saniyelik veri trafiğinin neye benzediği. eğer sunum dosyasına geçebilirsek -- pekala, işte oldu. Bu yavaşlatılmış hali. Bir saniye bu şekilde görünüyor. Zamanımızın büyük bir kısmını, bu denli yoğun bir trafik yükünü karşılayabileceğimizden emin olmakla harcıyoruz. Her bir arama sorgusunun ilginç bir yaşamı ve öyküsü var. Demek istediğim, birinin sağlığı üzerine olabilir, birinin kariyeri üzerine olabilir, birisi için önemli bir şey olabilir. Ve potansiyel olarak domates sosu kadar önemli bir şey olabilir, ya da bu durumda ketçap.
Buda sorgulardan bir tanesi -- Bu sanırım dünyanın çeşitli ülkelerinde daha revaçta olan bir pop müzik grubu. Burada başladığını görebilirsiniz. ABD'de ve İspanyada aynı anda revaçtaydı. Fakat grubun popülaritesinde ABD'de, İspanyada olduğu kadar hızlı bir artış olmamış. Daha sonra İspanya'dan İtalya'ya geçmiş. daha sonra Almanya'da sevildi ve belki şu anda Birleşik Krallıkta seviliyor. Ve sonunda ABD'de sevilmeye başladı. Şarkıyı sizin için çalmak istiyorum:
Her neyse, daha sonra dinlemeye devam edebilirsiniz umarım bu sorgu işe yarar. Şirketimizin-- Şirketimizi büyütmek için yapmak istediklerimizden birisi de daha fazla arama yapılmasını sağlamak. Bunun anlamı ise sağlıklı ve eğitimli daha fazla insan istiyoruz. Eğer arama yapmaya başlayacaklarsa hayvanları da dahil edebiliriz. Bir de tabi, dünyayı daha iyi bir yer yapmak istiyoruz Bu yöndeki girişimlerimizden biri de Google Foundation. ve bunun kuruluş aşamasındayız.
Halihazırda dünyada 150 farklı hayır işleri düzenleyen Google Grants programımız mevcut. Ve bunlar da Google Foundation'ın altındaki bazı hayır organizasyonları. Bunun bir parçası olmaktan gerçekten gurur duyuyorum. Aslına bakarsanız buradaki organizasyonların bir çoğu -- Acumen Fonu, sanırım ApproTEC ile de çalışıyoruz, tam emin değilim -- ve burada temsil edilen bir sürü insan Google Grants yardımı alıyor. Google reklamları veriyorlar ve biz de onlara reklam kredisi veriyoruz böylece tanıtımlarını yapabiliyorlar.
İlk elde ettiğimiz sonuçlardan birisi -- Singapurlu bir iş adamı şu anda 25 Vietnamlı kızın eğitim masraflarını karşılıyor ve bu elde ettiğimiz ilk sonuçlardan birisiydi. Şu ana dek birçok benzer hikayeler elimize ulaşıtı. Dünyada yüzlerce hayır kuruluşumuz var ve bunun sonucunda Google Foundation daha büyük bir çaba haline gelecek. Peki bunun kim olduğunu bilen var mı? A-ha!
SB: Evet! Birisi biliyor. Orkut. Orkut'a üye olan var mı aranızda? Hiç yok mu? Pekala, pek fazla insan bilmiyor henüz. Birazdan açıklayacağım. Bu bizim mühendislerimizden biri. Öğrendik ki yapraklar altına gömdüğümüzde daha iyi çalışıyor. Biz ürünlerimizi böyle çıkarıyoruz işte. Orkut'un sosyal paylaşım ağı oluşturmak konusunda bir öngörüsü vardı. Biliyorum şu an hepiniz, "Bir başka sosyal paylaşım ağı daha mı" diyorsunuz. Fakat bu onun düşüydü ve genelde insanlar gerçekten bir şey yapmak istediklerinde biz onlara izin veririz. İşte ürettiği şey bu. Geçen ay test sürümünü yayınladık, ve hızla büyüyor.
Bu bizim mühendislik başkan yardımcımız. Kızıl saçını görebilirsiniz, bilmiyorum burnundaki halkayı görebiliyor musunuz? Ve bu da tüm arkadaşları. Ve işte bu şekilde başladı... bu hizmeti kullanmak için insanlar birbirlerine davetiye göndermeleri gerekiyordu ve başlangıçta bu davetiyeleri gönderenler şirket çalışanlarıydı. Şu an 100.000'den fazla üyeye ulaştık. ve ABD dışında bile hızlıca büyüyor.
Yine de ABD'nin çoğunluğu oluşturduğunu görebilirsiniz-- bu arada arama bazlı trafiğimizin yalnızca yüzde 30unu oluşturuyor. Ancak şu an Japonya, İngiltere, Avrupa ve diğer ülkelere de yayılıyor. Yani eğlenceli küçük bir proje. Çeşitli nüfussal istatistikler, var ama sizi bunlarla sıkmayacağım. Bu yalnızca eğlenmek için yaptığımız şeylerden biri. Bakalım ileride neler olacak Ve -- Şimdilik sizi merakta bırakıyorum. Larry, bunu sen açıklayabilir misin?
Larry Page: Teşekkürler, Sergey. Sergey ve ben beraber Montessori okuluna gittik ve bence bir nedenden bu durum Google olarak hayat bulmuştur. Sergey Orkut'dan bahsetti ki kendisi bu işi kendi zamanında yapmak istedi ve Google'da bunu " Yüzde 20 (zaman) kuralı" olarak adlandırıyoruz. bu düşünce şu; eğer Google'da çalışıyorsanız zamanınızın yüzde 20sini, iyi bir şeyler yapabileceğinizi düşündüğünüz bir şeyle harcarsınız. ve birçok Google servisi böyle doğmuştur. örneğin Orkut ve Google Haberler (Google News) gibi. Sanıyorum gerçek dünyada da birçok şey böyle ortaya çıktı. Mendel, lise öğretmenliği yaparken Kalıtım biliminin yasalarını keşfetti. boş zamanlarını değerlendirirken. Yani, birçok işe yarar şey bunun sonucunda ortaya çıktı.
Az önce değindiğim gibi Google Haberlerin de temelini bir araştırmacımız atmıştır. 9 Eylül (2001) olayının ardından haberlere olan ilgisi artmış ve kendisine "Neden haberlere daha iyi bir şekilde erişmiyorum?" demiş. ve ardından haberleri kategorilere göre gruplamaya başlıyor. ardından bu geliştirdiği aracı kullanmaya başlıyor, ve ardından arkadaşları da... Daha sonra, yalnızca onu öyle bırakmak yerine; bir Googlette (Google'cık) yaptık. yani Google içerisinde yeni küçük bir proje olarak gördük.
başlangıçta 3-4 kişi yer alıyor ve bunlar ortaya bir ürün çıkarmaya çalışıyorlar. Bunun tutup tutmayacağından emin değiliz...ama Google Haberlerde, başlangıçta birkaç kişi bir süre boyunca çalıştı ardından daha fazla insan bunu kullanmaya başladı, ve biz de bunu internete herkesin kullanımına sunduk. ve daha fazla sayıda insan bunu kullanmaya başladı. Şimdi artık daha fazla kişinin içinde yer aldığı olgunlaşmış bir proje oldu. Bu bizim yaratıcılığı ve yenilikçiliği ayakta tutmamızın yöntemi.
Sanırım genel olarak, şirketler büyüdükçe küçük, yenilikçi projeler ortaya koymak da gittikçe zorlaşıyor. Biz de bu sorunu yaşadık..yani en azından bir süre, ve "Gerçekten yeni bir kavram getirmemiz gerek." dedik. Googlettes'ı (Google'cıkları) biliyorsunuz -- tutup tutmayacağını bilmediğimiz küçük projeler -- Ama tutacağını umuyoruz, ve eğer yeteri sayıda olursa sonuçta bazıları başarılı olacaktır, Google Haberler gibi...
Ama sonra yine bir sorunumuz oldu çünkü 100den fazla proje vardı elimizde. Sizi bilmiyorum ama ben 100 şeyi birden aklımda tutmakta zorlanıyorum. Sonrasında eğer bunları alta alta yazıp sıralarsak -- bu arada burada gösterilenler uydurma projeler, yani onları pek dikkate almayın Örneğin, basından bir makale "İzlandayı satın al" Böyle çılgın bir şey yapacak değiliz elbette, ama her durumda, tüm projeleri alt alta yazıp sonra sıralamaya çalışırsak birçok kişi sıranın nasıl olması gerektiği konusunda hemfikir olduğunun farkına vardık. Benim için bu biraz şaşırtıcıydı, ancak eğer 100 farklı şeyi aklınızda tutabiliyorsanız; yani onları bir kenara not alarak-- Ne yapmanız gerektiği ya da kaynaklarınız nereye yönlendirmenizle ilgili oldukça başarılı bir iş çıkartabilirsiniz. Bizim de "yüzde 20" ilkesini başlattığımız birkaç yıldan bu yana temelinde yaptığımız buydu ve sanırım gerçekten de bu bizim yenilikçi olmamızı ve görece hâlâ da organize kalmamızı sağladı.
Diğer keşfettiğimiz bir şey de insanların önemli gördükleri işlerde çalışma istekleri oldu. doğal olarak da insanlar daha önemli buldukları işlere geçiyorlar. Biraz da bazı yeni ya da muhtemelen daha önce bilmediğiniz birkaç şey hakkında konuşmak istiyorum. En göze çarpanı, aslında, "masaüstü çubuğu" (Deskbar) Oldukça yeni... -- Aranızda kimler Google Araç Çubuğu (Toolbar) kullanıyor? -- Elinizi kaldırabilir misiniz?
Peki kimler "Masaüstü Çubuğu" kullanıyor? Pekala, gördünüz mü? Gidip denemeniz gerek. Eğer "Masaüstü Çubuğunun" arama sayfasına giderseniz bunu göreceksiniz. Buradaki fikir, bir araç çubuğu yerine, bu ekranınızın altında her zaman duruyor. ve aramalarınızı kolaylıkla yapabiliyorsunuz. Araç çubuğunun bir tür gelişmiş sürümü denebilir. Teşekkürler, Sergey.
Diğer bir örnek ise; bu Google'da çalıştığı konu üzerine oldukça tutkulu olan birisinin projesi, ve gerçekten de, oldukça iyi bir ürün, ve şimdi hızla gelişiyor. Google Yanıtlar (Answers), gayet etkileyici başka bir proje. 5 ila 100 dolar arasında bir para ödemeniz kaydıyla bir soru sorabiliyorsunuz Bir grup araştırmacılar var ve bunlar sizin için araştırıyorlar. Sorularınıza büyük bir tutar ödemeden çok doğru yanıtlar alacağınız kesindir. -- Çeviren Notu: Google 2007'de bu hizmeti sonlandırmıştır --
"Froogle" da alışveriş ile ilgili aramalar yapmanızı sağlıyor. ve Blogger da kişisel ağ güncenizi tutmanızı sağlıyor. Ancak bütün bunlar, -- yani tüm bu yaptığımız yenilikçi şeyler -- yani, şirketimizde birçok farklı şey deniyoruz. Bir de kendi fiziksel alanımızda da yenilikçiliği seviyoruz. Toplantılarla ilgili farkettiğimiz şu, yansı cihazlarının açılıp kapanması için uzun zaman beklemeniz gerekiyor. bir de çok ses çıkarıyorlar, bu yüzden insanlar onları kapatıyor. Bu pek hoşumuza gitmiyor, bu nedenle de belki bir iki haftaya yansı cihazlarını içine koyduğumuz bu küçük korunakları yerleştirebilir, ve yansı cihazlarını çalışır durumda bırakabiliriz. Tamamen sessiz olacak. Sonuç olarak, toplantılarımızı düzenleyen bir yazılım oluşturduk ve toplantı odasına girdiğiniz anda gerçekleşen tüm toplantılar listeleniyor. Kolaylıkla notlar alabilir ve toplantıdaki tüm katılımcılara bu notlar e-posta olarak gönderilebilir.
Daha küresel bir şirket haline geldikçe de bu tür şeylerin bizi gerçekten de etkilediğini fark ediyoruz. yani, toplantı odasında bulunmayan insanlarla verimli bir şekilde çalışabilir miyiz? ve bunun gibi şeyler... basit ama sonucunda büyük değişikler yapabileceğimiz şeyler. Bu toplantılarda birçok mühendis de yer alıyor. ve genelde de çamaşırlarını yıkamaları gereken sıklıkta yıkamıyorlar. Bu yüzden, çamaşır makinalarının olmasının işe yarayacağını gördük, özellikle de genç çalışanlarımız için... ayrıca köpeklerin de içeri girmesine izin veriyoruz. Sanırım, gerçekten de şirket içerisinde insanların çalışmasına ve işlerini yaparken eğlenmesine yardım eden eğlenceli bir kültürümüz var.
Bu aslında bizim "Tarikat fotoğrafımız" Hızlıca göstermek istiyorum. Ağ sayfamızda bir süre boyunca bu fotoğraf durdu ancak bu fotoğrafı koyduktan sonra, artık iş başvurularının olmadığını farkettik. Her neyse, her yıl tüm şirketi alıp kayak gezisine götürüyoruz. İnsanların birbirlerini az resmiyetle daha çok tanıdığı şirketlerde daha çok "şey" meydana geliyor. ve bunu destekleyerek de iyi bir iş çıkardığımız kanısındayım. Gerçekten de bu çalışma yerini eğlenceli hale getiriyor.
tabi logomuzla beraber. Gerçekten de logomuzun bir şeyleri değiştirdiğimiz zaman da bu değişiklikleri içerdiğini düşünüyorum. [-yanlış çeviri olabilir-] İlk zamanlarda bize, logomuzu asla değiştirmememiz söylendi çünkü biliyorsunuz bir marka oluşturuyorduk ve bu yüzden logoyu değiştirmeyi istemezsiniz. Kalıcı ve sürekli olmasını istersiniz. Biz de; "Ya, çok eğlenceli gelmedi bu düşünce" dedik Neden her gün değiştirmiyoruz?
Beni şu an yaptıklarımız içinde gerçekten heyecanlandıranlardan birisi de AdSense dediğimiz bir "şey" bu biraz olayları önceden bildiren bir "şey" bu aslında Dean ayrılmadan önceki bir proje. fikir ise, gazetelerdeki gibi örneğin... size ilgili reklamları gösteriyoruz. Bunu okumak biraz güç ancak burada "New Hampshire için savaş: Howard Dean başkan adayı" -- Howard Dean ile ilgili makaleler. Bu reklamlar sayfadaki içerikten otomatik olarak üretiliyorlar -- bu durumda bu reklam Washington Post'un sayfa içeriğinden üretildi -- Biz de 150,000den fazla reklam veren müşterilerimizi ve milyonlarca reklamı alıyoruz, ve aralarından en uygun olanını siz o sırada görüyorsunuz --arama motorunda yaptımız gibi-- Fikir şu, reklamları sinir bozucu olmaktan çok işe yarar hale getirmek, değil mi?
Bununla ilgili güzel olan şey ise; "kendi hizmetini kendin al" tarzı bir programımız var. Birçok internet sitesi bu programa üye oldu, ve bu sayede gerçekten de para kazanıyorlar. Tanıştığım bazı insanlar var... Bir partide, "Doğal koruma alanında çalışan birisi ile karşılaştım, ve bana, "Biliyor musunuz, öncesinde pek para kazanamıyordum" bu "şey"i siteme koydum ve şimdi aylık 10.000 dolar kazanıyorum. Çok teşekkürler... Artık diğer işimi yapmak zorunda değilim. Sanırım bu bizim için cidden önemli, çünkü internetin daha iyi çalışmasını sağlıyor. İnsanların çok iyi bir içerik oluşturarak, hayatlarını kazanması için bu aramaları daha etkin kılıyor ve içeriği daha iyi duruma getiriyor.
Bu kısım gelecek hakkında olmalı, bu yüzden de bundan en azından kısaca bahsedebilirim diye düşündüm. Bunun ardında yatan fikir, arama yaparken çok iyi bir sonuç için gerçekten zeki olmalısınız. Çünkü, her şeyi.. yani .. her türlü şeyi Google'a yazabilir ve yanıt beklersiniz değil mi? Ancak aradıklarınız bulmak zor. Bu durumda ciddi anlamda zeka olmasını istersiniz. Ve gerçekten de, nihai arama motoru da zeki olacaktır. Bu yapay zeka olabilir. ve bu bizim üzerinde çalıştığımız bir şey. ve hatta şu anda bununla ilgili çalışmak isteyen yeterince heyecanlı ve çılgın çalışanlarımız var. Bu onların ulaşmak istediği nokta. Her zaman Google'ın zeki olacağını umuyoruz, ancak başka insanlar öyle olduğunu düşünce şaşırıyoruz.
Bununla ilgili eğlenceli bir örnek vermek istiyorum. Bu Iraktan bir ağ güncesi (blog) Bununla ilgili konuşmak için değil ama size bir örnek göstermek istediğim için. Sergey, şunu işaretler misin? Ve şöle karar verdik... aslında, tam şurasını işaretle.... eyvallah..
"ilgili aramalar" tam burada. Sanırım tam göremiyorsunuz, ama bu "bilgili aramalar" olarak adlandırdığımız özelliği AdSense'in içine koymaya karar verdik. Örneğin şöyle; "Bunu mu aramak istediniz" -- nedir bu bu durumda "Saddam Hüseyin" çünkü ağ güncesi ırak ile ilgili. Reklamlara ek olarak bunun çok iyi bir fikir olacağını sandık.
Ama bu biraz bunalım içindeki genç adamın güncesinde şöyle yazıyor, "Off, çok uyuyorum yaa" Yaşamı ile ilgili aklından geçenleri yazıyor. ve bizim algoritmalarımız -- elbette ki insan değil bilgisayarlarımız -- bu günceyi okuyor ve "ilgili aramanın" "Sıkıldım" olduğuna karar veriyor. Bu arkadaş bunu görüyor ve birisinin kendisi hakkında sıkıcı bir insan olduğunu düşünüyor ve talihsiz bir şekilde bize "Bunlar ne lan?, napıyor bu Googledaki alçaklar? Neden benim güncemi sevmiyorlar?" diye bir yazı yazıyor güncesine. ve tabi bilgisaylarımız bunu da okuyor, yani işler ... kötüden daha da kötüye gidiyor, ve "ilgili aramanın" "Mal, Beyin Özürlü" olduğuna karar veriyor. Bunun üzerine tabi ki arkadaş çıldırıyor ve güncesinde küfür dolu yazılar yazmaya başlıyor. Bizim de bunalra karşılık ürettiğimiz ise "Başka bir küfür" (!!) ve bu son olarak "Kıçımı öp" ile bitiyor. temel olarak bu arkadaş, bir tür zeki şey ile çatıştığını düşünüyor. ve tabi ki biliyorsunuz bu programı yazdık ve denedik ve çok bir işe yaramadı artık bu özellik yer almıyor
bunu tamamladığıma göre, sanırım artık gerçek hayata dönebilirim. Sözlerimi beni Google'ın içinde yer almaktan gerçekten heyecanlandıran birkaç şeyin olduğunu söyleyerek bitirmek istiyorum. Bunlardan birisi, biz gerçekten büyük ölçüde, reklamları kullanarak para kazanıyoruz ve bunun benim beklemediğim iyi yanlarından birisi dünyadaki herkese insanların parasının olup olmadığı endişesi olmadan hizmet edebiliyor olmamız. ürünlerimizin satılıp satılmamasından endişe duymuyoruz örneğin, fakir olan yerlerden daha az kazanmamız ve bu parayı ABD'ye getirmemiz, örneğin ilaç sanayinde olduğu gibi.
Sanırım, bu tür bir iş modelimiz olduğu için gerçekten şanslıyız çünkü tüm dünyadaki herkes bizim aramalarımıza erişebilir. ve bu bence çok ama çok büyük bir kazanım. Kısaca değinmek istediğim öteki konu ise insanlara doğru bilgiyi sunmak için inanılmaz bir yeteneğe ve sorumluluğa sahip olduğumuz, ve kendimizi en nesnel bilgiyi sunması gereken bir gazete ya da dergi gibi görüyor olmamızdır.
Arama sonuçlarımızda asla arama sonucu için ödeme kabul etmiyoruz, Reklam için ödeme kabul ediyoruz ve böyle pazarlıyoruz. diğer rakiplerimizin aksi bir davranış bu. Sanıyorum ki bu tür kararlar vererek dünyaya çok önemli bir etkide bulunuyoruz ve bu benim gerçekten Google'ın bir parçası olmaktan gurur duymamı sağlıyor. Çok sağolun.
Got an idea, question, or debate inspired by this talk? Start a TED Conversation, or join one of these:
Google'ın kurucuları Larry Page and Sergey Brin Google makinası içine, küçük bir bakış yapmamızı sağlıyorlar. Google'ın arama örüntüsü ile ilgili ilginç ayrıntıları, hayır kuruluşları olan Google Foundation'ı, şirketin yenilikçiliğe olan tutkusunu ve çalışan memnuniyetini bizlerle paylaşıyorlar.
Sergey Brin and Larry Page co-founded Google in 1998, and redefined the way people use the web. Now two of the world's richest people, they still play an active role in the company, encouraging fresh approaches to Google's unique culture and its expanding suite of services. Full bio »
Translated into Turkish by Mehmet Öner Yalçın
Reviewed by Sancak Gülgen
Comments? Please email the translators above.
19:34 Posted: Jul 2008
Views 558,238 | Comments 203
17:11 Posted: Apr 2007
Views 317,229 | Comments 52
19:31 Posted: Feb 2008
Views 360,960 | Comments 47
Just follow the guidelines outlined under our Creative Commons license.
This comment will be attributed to . Not ? Sign out.