Follow TED
Be the first to know about new TEDTalks, TED news and other announcements.
Click on any phrase to play the video from that point.
1970'de burada Oxford'da öğrenci iken dünyanın geleceği kötü görünüyordu. Nüfus artışı durdurulamıyordu. Küresel kıtlık kaçınılmazdı. Çevredeki kimyasallardan oluşacak kanser salgınları yaşam süremizi kısaltacaktı. Ormanlara asit yağmurları yağıyordu. Çöller her yıl bir yada iki mil büyüyordu Petrol bitiyordu. Ve nükleer kış bizi bitirecekti. Bunların hiçbiri olmadı. (Gulusmeler) Ancak, sadece benim yaşam sürem içinde inanılmaz şeyler oldu. Gezegen üzerinde yaşayan orta sınıf insanların ortalama geliri gerçek değeri ile yani enflasyona göre düzeltilmiş olarak üç kat arttı. Ben hayattayken ortalama ömür üç kat arttı. Çocuk ölümleri üçte iki oranında azaldı. Kişi başına gıda üretimi üç kat arttı. Ve bütün bunlar nüfus iki kat artmasına rağmen oldu.
Bunlar iyi mi kötü mü bir yana - bunu nasıl başardık? Nasıl başardık bunu? Sayısı arttıkça rahatı artan tek yasam türü olmayı nasıl başardık? Bu grafikte dairelerin boyutu nüfusu buyuklugunu gosterir Grafikte daha yüksekte olmak kisi basına milli gelirin daha yuksek olduğu anlamına gelir. Sanırım az önceki soruyu cevaplayabilmek için şunu anlamak gerekli insanlar beyinlerini nasıl bir araya getiriyorlar ve fikirlerin bir araya gelip birleşmesini, yani fikirlerin ciftlesmesini nasıl sağlıyorlar. Diğer bir deyişle, şunu anlamamız gerekiyor fikirler nasıl seks yapar.
Şunu düşünmenizi istiyorum sizden, nasıl oldu da bu şekil nesneler yapmaktan şu şekilde nesneler yapmaya geçebildik. Bunların ikisi de gercek nesneler. Bir tanesi yarım milyon yıl önce yapılmış bir el baltası, Homo erektus lar tarafından yapılmış. Öteki de elbette bir bilgisayar faresi. Bir açıdan bakıldığında ikisi de aynı büyüklükte ve şekilde görünüyor. Hangisinin daha büyük olduğunu anlamaya çalıştım şaşırtıcı bir sekilde ikisi de aynı Bunun sebebi ikisinin de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış olması İkisi de teknik aletler. Dolayısı ile benzer ozelliklere sahip olmaları o kadar da şaşırtıcı değil. Sonuçta ikisi de insan eline sığacak sekilde tasarlanmış. Benim asıl ilgilendiğim şey bunların arasında farklılıklar. Çünkü soldaki nesne pek değişmeyen bir tasarıma sahip yaklaşık bir milyon yıldır, bundan bir buçuk ila yarım milyon yıl önce yapılmış bir nesne. Homo erektus aynı aleti yaklaşık 30,000 nesildir yapıyor. Elbette bazı ufak tefek degisiklikler oldu fakat o tarihlerde aletler iskeletlerden daha yavas degisiyordu. İlerleme ve icat yok idi. Bu inanılmaz bir şey ama doğru. Sağdaki nesne ise 5 yıl icinde kullanimdan kalkacak. Bir başka farklılık daha var. soldaki nesne sadece bir tip malzemeden yapılmış. Sağdaki nesnenin yapılması için ise bir çok malzemenin bir araya gelmesi gerekli silikondan metale ve plastige, vb. Daha da önemlisi bunun için farklı fikirlerin bir araya gelmesi gerekir plastik fikri, lazer fikri transistör fikri gibi Bu teknolojinin içinde bütün bunlar bir araya getirilmiştir.
Ve bütün bu bir araya geliş, İşte beni etkileyen şey, bu bütünsel teknolojidir. Çünkü sanırım bu, şu sırrı anlamamıza yardımcı olacak, dünyada neler oluyor? Benim vücudum da fikirlerin bir araya gelmesinden oluştu, Deri hücreleri fikri, beyin hücreleri fikri ve karaciğer hücreleri fikri gibi, Bütün bunlar biraraya geldi. Evrim şeyleri nasıl biraraya getiriyor ve onları bütünleştiriyor? Evet, bunun için cinsel uremeyi kullanıyor. Cinsellik olmayan türlerde, eğer iki değişik tür içinde farklı mutasyonlar varsa elinizde Mesela elinizde bir yeşil bir de kırmızı bir tür olsun, bu durumda birinin digerinden daha iyi olması gereklidir. Birinin hayatta kalması için digerinin yok olması gerekecek. Fakat bunlar cinsiyeti olan türlerden olsalardı eğer o zaman bir birey için her iki mutasyonu miras almak ve her iki türü de temsil etmek mümkün olabilecek idi. Yani cinsiyet bireyler için şunu mümkün kılmaktadır: bütün türlerden genetik yenilikler miras almak ve yeni türler oluşturmak. Bu sadece, biyolojik türler için geçerli değildir.
Aynı süreç, kültürlerin evrimi üzerinde de etkilidir, Cinsiyetin biyolojik canlılar üzerindeki etkisi gibi Ve sanırım cevap: Alışveriş yapabilmek bir şeyi diğer şey ile değiştirme alışkanlığı Bu sadece insanlara özgü bir seydir. Başka hiçbir hayvan bunu yapmaz. Laboratuvar ortamında bir miktar alışveriş öğretilebilir, Gerçekten de diğer hayvanlarda alma alışkanlığı vardır. Fakat bir nesneyi baska bir nesne ile değiş tokuş hiçbir zaman olmaz. Adam Smith'in dediği gibi "hiç bir insan, bir köpeğin diğer bir köpekle kayda deger bir kemik alışverişi yaptığını gormemiştir." (gulusmeler) İçinde alışveriş olmayan kültürler olabilir. İçinde cinsellik olmayan kültürler de olabilir. Sempazeler, katil balinalar ve bu tür yaratıkların kültürleri vardır. Birbirlerine öğrettikleri gelenekleri vardır, nesilden nesile gecen. Mesela, şempazeler birbirlerine findiklari kaya kullanarak nasıl kiracaklarini öğretirler. Fakat buradaki fark bu kültürler hiç bir zaman büyümezler ve gelişmezler, Hiçbir zaman bir birikim ya da çeşitlilik göstermezler. Ve bunun sebebi fikir hayatlarinda seks olmamasıdır fikir alisverişi olmamasıdır. Şempanze topluluklarının değişik topluluklarda değişik kültürleri vardır. Fakat aralarında hiçbir fikir alışverişi olmaz.
Acaba neden fikir alışverişi hayat standartını yükseltir? Bunun cevabı Daviv Ricardo tarafından 1817 yılında verilmişti. İşte size hikayemizin taş devri sürümü Bunu ülkeler arasındaki ticaret yönünden ele alsa da Diyelim mi, Ahmet'in bir balta yapması 3 saat ve onun sabını yapması da 4 saatini alıyor Mehmet, baltayı 2 saatte ve sabını da 1 saat de yapıyor diyelim Yani Mehmet hem balta hem de sapını yapma yönünden Ahmetten daha iyi Ahmet'e ihtiyacı yok Hem baltasını hem de sapını kendi yapabilir Biraz düşünürsek öyle olmadığını görürüz. Eger Mehmet iki sap ve Ahmet de iki balta yapar ve bunları aralarında değiş tokuş ederler ise bu durumda her ikisi de bir saatlik işten tasarruf etmiş olurlar Bunu ne kadar çok yaparlar ise karları o kadar çok olur Çünkü bunu ilerlettikçe, Ahmet daha iyi baltalar yapacak ve Mehmet de daha iyi saplar yapacaktır. Böylece ticaret herkes için hep daha çok fayda getirecektir Ve bu alışverişin faydalarından sadece bir tanesidir Aslında böylece daha fazla uzmanlaşma için bir hareket yaratılmış olur, bu da alışveriş için daha fazla istek yaratır ve böylece devam eder. Ahmet ve Mehmet her ikisi de bir saat kazanmış olurlar. Bu zenginleşme, zaman kazanma ve ihtiyaçların karşılanmasıdır.
Şunu düşünmenizi istiyorum, bu akşam bir saat okuma ışığı elde etmek için ne kadar süre çalışmanız gerekir. En baştan başlamak gerekir ise, bir köye gidip Bir koyun bulmanız, onu öldürmeniz ve yağını çıkartmanız gerekir Yağı damıtır ve bir mum yaparsınız, vb. Bunu yapmanız ne kadar vaktinizi alır? Epey bir vaktinizi alır. Bir saatlik okuma ışığını elde etmek için gerçekten de kaç saat çalışmanız gerek Eger bugün İngiltere'de yaşayan biri iseniz Cevap: yarım saniye kadardır. 1950 lerde ortalama maaşı düşünürsek 8 saniye çalışmanız gerekecekti, gerekli ışığı satın almak için. 1950 den bugüne aradaki 7 buçuk saniyelik farkı kazanmış olduk. Şu anda bu 7.5 saniyelik tasarruf ile başka bir şey yapabiliriz. Ya da başka bir şey ya da hizmet satın alabilirsiniz. 1880 lere geri gidersek Aynı miktar ışığı satın almak için ortama ücreti baz alırsak 15 dakika çalışmak gerekecekti. 1800 lerde 6 saat çalışmak gerekecekti, bir saat boyunca yanacak bir mum almak için. Diğer bir deyişle, 1800 lerde ortalama bir insan bir mum alabilecek kadar zengin değildi.
El baltası ve fare benzetmesine geri dönecek olursak, kendimize şunu soralım: "Bunları kim yaptı ve kimin için yaptı?" Taş baltayı birisi kendisi için yapmıştır Kendi kendine yeterli idi yani, Bu günlerde buna fakirlik diyoruz. Fakat sağdaki nesne diğer insanlar tarafından benim için yapılmıştır. Kaç kişi sizce? Onlarca? Yüzlerce? Binlerce? Biliyor musunuz? Bence milyonlarca. Çünkü, plastiği yapmak için kullanılan petrolu çıkartmak için petrol kuyusunda çalışan kişinin içtiği kahveyi yapan kişiyi de hesaba katmak gerekli. Bunların hepsi benim için çalıştılar, benim için bir fare yapmak için. Ve bu toplumun çalışma şeklidir. Bu bizim türümüzün ulaştığı bir başarıdır.
Eskiden eğer zenginseniz, kelimenin tam anlamı ile sizin için çalışan insanlarınız var demekti. Bu aynı zamanda zengin olma yönteminizdir, onları kendiniz için çalıştırırsınız. 14. Lui için çalışan pek çok kişi vardı. Onun giydiği bu aptal görünüşlü kiyafetleri yapmak için, (gülüşmeler) Ve bu şekilde aptal saç şekilleri ve daha bir çok şey. Sadece akşam yemekleri için her gece 498 kişi çalışıyordu. Fakat bugün çağdaş bir turist Versay sarayına gidip 14.Lui'nin resimlerine bakarken onun için de 498 kişi akşam yemeği hazırlıyor. Çalışanlar Paris genelinde Bistro, kafe ve lokantalarda çalışıyorlar. Bir saat önceden haber verdiğinizde size hizmet etmeye hazır harika bir yemek ve hatta daha yüksek bir kalitede 14. Lui'nin yediğinden Ve bu bizim iş yapış şeklimizdir, hepimiz bir diğerimiz için çalışıyoruz. Hepimiz uzmanlaşma ve alışveriş konusunda diğerlerinin hayat standartını yükseltmek için çalışıyoruz.
Diğer hayvanlar için çalışan hayvanlar da var. Karıncalar klasik örnektir: İşçi karıncalar kraliçe için çalışır, kraliçe de onlar için. Fakat arada çok büyük bir fark var, bu sadece bir karınca topluluğu içinde olur. Karınca toplulukları arasında birbirleri için çalışma yoktur. Ve bunun sebebi üreme işi belli bir zümreye ait olmasından kaynaklanır Yani, üreme işinde uzmanlaşmışlar Kraliçe bütün işi yapar. Bizim türümüzde, biz bundan hoşlanmayız. Eğer kendimizin yapmasında ısrar edeceğimiz bir şey varsa o da üremedir. (gülüşmeler) İngiltere'de bile üreme işine sadece kraliçeye bırakmayız.
Peki bu alışkanlık ne zaman başladı? Ve ne kadar süre devam edecek? Ve bunun anlamı nedir? Sanırım, bunun en eski şekli üreme konusunda iş bölümüdür. Bu konuda hiçbir kanıtım yok. Bu yaptığımız ilk şey gibi görünüyor sadece yani kadının erkek ve erkeğin de kadın için bir iş yapması Bütün avcı topluluklarda bugün şöyle bir iş bölümü vardır bütün toplum avcı erkekler ve toplama işini yapan kadınlardan oluşur Aslında tam olarak bu kadar basit değil. Fakat kadın ve erkek rollerinin özellikleri arasında kesin farklılıklar vardır. Ve bu sistemin güzelliği her iki taraf da bundan fayda sağlar. Kadın bilir ki, Hadza'nın durumundan bahsediyorum erkeklerden ile bitki kökü karşılığında et alabilir proteine ulaşmak için yapması gerekenin ne olduğunu bilir fazladan bitki kökü toplamak ve onları ile et ile değiş tokuş etmek bunun için yorucu bir ava çıkmak zorunda değildir ya da yaban domuzu öldürmek Ve erkek de bilirki bitki köklerine ulaşmak için toprağı kazması gerekmez. Bilir ki, yapması gereken tek şey bir yaban domuzu öldürdüğünde değiş tokuş yapacak kadar büyük olmalıdır Böylece her iki taraf da birbirlerinin hayat standartlarını yükseltmiş olur cinseyete dayalı bir işbölümü sayesinde
Bu ne zaman oldu, bilmiyoruz, fakat bir ihtimal mağara adamları bunu yapmadı. Onlar da çok işbirliği yapan türlerdi. Çok zeki bir türdüler Beyinlerinin ortalama büyüklüğü, bugün bu odada oturan, sizin ve benimkinden daha büyüktü Yaratıcı idiler. Ölülerini yakarlardı. Bir ihtimal bir dilleri vardı, çünkü bizim gibi FOXP2 genleri olduğunu biliyoruz burada bu Oxford'da keşfetilmişti Ve dil yetenekleri var gibi görünüyor. Parlak insanlardı. Mağara adamlarına saygısızlık yapmak istemiyorum. Fakat cinsiyete dayalı bir iş bölümü yaptıklarına dair bir ip ucu yoktur. Dişilerin toplama yaptıklarına dair bir kanıt bulunamadı. Dişiler de erkekler ile birlikte ava gidihyor gibi görünüyor. Ve elimizde kanıt olmayan bir diğer şey de topluluklar arasında bir alış verişin olduğu. Çünkü mağara adamlarından günümüze kalan nesnelerin yani kullandıkları araçların hep yerel malzemelerden yapıldığını görüyoruz. Örneğin, Kafkaslarda mağara adamlarının kullandığı yerel araçlar bulunduğunda bunların hepsi yerel kayalardan yapıldığını görüyoruz. Aynı alanda modern insan kalıntıları da var aynı tarihlerden kalmış, 30bin yıl öncesinden bunların da bir kısmı yerel kayalardan yapılmış ancak daha fazlası çok uzaklardan gelen kayalardan yapılmıştır. Ve insanlar nesneleri kendi aralarında dolaştırmaya başlatıklarında bu topluluklar arası alış verişin yapıldığına dair kanıt oluşturmaktadır
Ticaret tarımdan 10 kat daha yaşlıdır İnsanlar bunu unutuyor. İnsanlar ticareti yeni bir şey sanıyorlar. Topluluklar arası alışveriş yüz binlerce yıl öncesine uzanıyor. İlk ortaya çıkışına ait kanıtlar Afrika'da yaklaşık 80 ile 120 bin yıl öncesine uzanmaktadır o tarihlerde Etiyopya'dan çok uzaklara taşınmış volkanik kayalar, yeşim taşı ve başka şeyler görüyoruz. Ayrıca burada Oxford'da bir ekip tarafından yapılan bir keşif ile akdeniz kıyılarından Cezayir'den 125 kilometre içeri taşınmş deniz kabukları bulunmuştur. Bu da insan topluluklarının aralarında alışveriş yaptıklarının kanıtıdır. Bu da onları uzmanlaşmaya itmektedir.
Peki bu uzun mesafeli hareketlerin bir göç değil de alışverişi gösterdiğini nereden biliyoruz? Bugün, yerliler gibi modern avcı ve toplayıcılara baktığımızda Mt. Isa denilen yerdeki kayalardan yapılmış baltalara sahip bunlara Kalkadoon kabilesi deniyor. Bunları iğneli kolyeler için komşuları ile değiş tokuş ettiklerini görüyoruz. Ve sonuç olarak bu kayadan yapılmış baltaları Avustralya'nın büyük bir kısmında görüyoruz. Böylece uzun mesefaler dolaşan araçların bir göç sonucu değil alışveriş sonucu olduğunu anlıyoruz.
İnsanların ticaret yapmasını engellersek ne olur, ya da alışveriş yeteneklerini veya uzmanlaşmalarını Cevap şöyle bir şey olur Sadece teknolojik gelişme yavaşlamak ile kalmaz aslında gelişme tersine döner Tasmanya buna bir örnektir. Deniz seviyesi yükselip Tasmanya bundan 10bin yıl önce bir ada haline geldiğinde buradaki insanlar karadakilere göre sadece daha yavaş bir ilerleme göstermediler aslında daha geriye gittiler Kemiklerden araç yapma yeteneklerinden vaz geçtiler balıkçılık ve giysi araçlarından vaz geçtiler çünkü nufusları sadece 4bin kişi idi ve bu kişilerin uzmanlaşması ve böylece sahip oldukları teknolojileri ayakta tutmak için yeterince büyük bir sayı değildi. mesela bu odadaki insanlar bir adada mahsur kalsa cebinizdeki araçların kaç tanesini bundan 10bin yıl sonra daha gelişmis ya da bugünkü gibi görebiliriz. Tierra del Fuego da aynı şey olmadı benzer bir ada ve benzer insanlar Bunun sebebi,çünkü Tierra del Fuego Güney Amerika'dan çok ince bir çizgi ile ayrılmıştı Bu ince çizgi üzerinde 10 bin yıl kadar ticaret devam etti. Tasmanyalılar ise yalnız kalmışlardı.
Tekrar bu şekle dönelim ve kendimize soralım, kim yapmış ve kimin için yapmış sorularını geçelim fakat şunu soralım: Bunu yapmayı kim bilir? Kayadan yapılmış balta için baltayı yapan kişi nasıl yapılacağını bilir. Fakat bir bilgisayar faresinin nasıl yapılacağını kim bilir? Hiç kimse, kelimenin tam anlamı ile hiç kimse. Bu gezegende bir bilgisayar faresinin nasıl yapıldığını bilen hiç kimse yoktur. Çok ciddiyim. Bilgisayar faresini yapan şirkerin sahibi/yönetim kurulu başkanı bilmez. O sadece şirketi nasıl yöneteceğini bilir. Üretim hattındaki kişi bilmez, çünkü nasıl petrol çıkartmak için kuyu kazılır ve böylece nasıl plastik yapılır bilmez. Hepimiz bir kısım bir şey biliyoruz ama hiçbirimiz bunu bir bütün olarak bilmiyoruz
Elbette ünlü bir makaleden bir alıntı yapmam gerekirse 1950 de Leonard Read tarafından the economist dergisine yazdığı bir makalede, "Ben ve kurşun kalem" başlıklı makalesinde bir kurşun kalemin nasıl üretildiği hakkında yazıyordu ve nasl hiç kimse bir kurşun kalemin gerçekten nasıl yapıldığını bilmediğini yazıyordu, çünkü üretim hattında çalışan insanlar karbon üretmek için nasıl maden kazılması gerektiğini bilmiyordu. Ağaçları nasıl keseceğini ve devireceğini ve bunun gibi şeyleri bilmiyorlardı. Ve böylece insan toplumu olarak alışveriş ve uzmanlaşma ile şunu yarattık kendimizin bile anlamadığı şeyler yarattık Bu dil ile aynı şey değil Dil ile fikirleri bir yerden başka bir yere taşır ve böylece birbirimizi anlayabiliriz. Fakat teknoloji söz konusu olduğunda yeteneklerimizin ötesinde şeyler yapabiliyoruz.
İnsan aklının kapasitesinin sınırlarının ötesine geçtik olağan üstü bir seviyede yaptık bunu Bu arada IQ tartışmaları hiç ilgimi çekmez işte sebebi budur, IQ tartışmaları hangi topluluğun diğerlerinden daha zeki olduğu üzerindedir ama sonuçta bu tamamen ilgisiz ve alakasızdır. Topluluk için önemli olan nedir: önemli olan insanlarin fikirlerini nasil ilettikleri ve nasıl işbirliği yaptıklarıdır tek tek kişilerin ne kadar akıllı olduğu değil. Böylece ortak beyin diye bir şey yaratmış olduk Bizler ağ içindeki noktalar gibiyiz Bizler beyindeki neronlar gibiyiz. Fikir alışverişi fikirlerin karşılaşması ve aralarında çiftleşmesi teknolojik ilerlemeyi her seferinde küçük küçük ilerlemesini sağlıyor Öte yandan kötü şeyler de oluyor gelecekte, bizler ilerlemeye devam ettikçe elbette çok kötü şeyler de göreceğiz savaşlar olacak, ekonomik krizler olacak doğal afetler olacak. Bu yüzyıl içinde çok kötü şeyler olacak, bundan kesinlikle eminim. Fakat, şundan eminim, çünkü insanların oluşturduğu bağlantılar fikirlerin bir araya gelmesi ve çiftleşmesi hiç daha önce olmadığı kadar emin olmamı sağlıyor ki teknoloji ilerleyecek ve böylece hayat standartlarımız gelişecek. Çünkü bulut teknolojisi sayesinde büyük çaplı dış kaynak kullanımı ve aşağıdan yukarı doğru yarattığımız dünya sayesinde sadece elitler değil herkes fikirlerini paylaşabilmekte fikirler karşılaşabilmekte ve çiftleşebilmekte Kesinle yenilikçilik oranımız artarak yükseliyor
Got an idea, question, or debate inspired by this talk? Start a TED Conversation, or join one of these:
TEDGlobal 2010'da, yazar Matt Ridley, tarih boyunca fikir alışverişi ve firkirlerin biraraya gelip yeni fikirler oluşturulmasının insanlığın gelişmesinde nasıl motor rolü oynadığını gösteriyor. Tek tek bireylerin ne kadar akıllı olduğunun değil asıl önemli olanın toplumun ortak beyni olduğunu söylüyor.
Matt Ridley argues that, through history, the engine of human progress and prosperity has been, and is, "ideas having sex with each other." Full bio »
Translated into Turkish by Orhan Kalayci
Reviewed by osman oguz ahsen
Comments? Please email the translators above.
You need to understand how human beings bring together their brains and enable their ideas to combine and recombine, to meet and, indeed, to mate. In other words, you need to understand how ideas have sex.” (Matt Ridley)
19:01 Posted: Jan 2007
Views 473,854 | Comments 79
17:52 Posted: Apr 2008
Views 340,095 | Comments 71
19:11 Posted: Jan 2007
Views 438,231 | Comments 89
Just follow the guidelines outlined under our Creative Commons license.
This comment will be attributed to . Not ? Sign out.