Follow TED
Be the first to know about new TEDTalks, TED news and other announcements.
Click on any phrase to play the video from that point.
Beyin büyülemek. Beyin büyülemek ne ile ilgilidir? Bana göre beyin büyülemek, sihrin psikolojik ve zihin okuma etkileridir. Yani geleneksel sihrin aksine, bir altıncı his ilüzyonu yaratmak için kelimelerin gücünü, dilsel aldatmayı, konuşmadan iletişim kurmayı ve diğer çeşitli teknikleri kullanır.
Şimdi, size nasıl yapılacağını bildikten sonra insan zihnini aldatmanın ne kadar kolay olduğunu göstereceğim. Aşağıdaki ve buradaki herkesin bana katılmasını istiyorum. Öncelikle herkesin ellerini bu şekilde tutmanızı istiyorum. Tamam, bir kere birbirine vurun. Tamam, eller Şimdi yaptıklarımı aynen tekrar edin. İzleyicilerin yarısına yakını sol ellerini havaya kaldırdı. Bu neden? Tamam, ellerinizi değiştirin, sağ elinizi havaya kaldırın. Tamam, şimdi ellerinizi çapraz hale getirin, yani sağ eliniz sol elinizin üstünden geçecek, parmaklarınızı bu şekilde birbirine geçirin, ve sağ baş parmağınızın sol baş parmağınızın dığında olduğundan emin olun -- bu çok önemli. Sizinki ters olmuş, onu etrafından geçirin. Harika, tamam. Parmaklarınızı benim için bu şekilde uzatın. Güzel. Bir kere birbirine vurun. Tamam, şimdi, eğer zihninizi aldatmama izin vermediyseniz, hepiniz bunu yapabilmelisiniz. (Kahkahalar) Evet, şimdi nasıl yapılacağını bildikten sonra benim için insan beynini aldatmanın ne kadar kolay olduğunu görebilirsiniz. (Kahkahalar)
Şimdi, hatırlıyorum da ben 15 yaşlarındayken, Baskı harfleri algılayabilen 75 yaşındaki Rus bir kadının detaylı hikayesini anlayan bir Life dergisi sayısı okumuştum -- burada hala bunu yapmayı deneyen insanlar var -- (Kahkahalar) Baskı harfleri hatta renkleri sadece dokunarak algılayabiliyordu. Ve tamamen kördü. Ayrıca sert bir yüzeye üzerine ters çevrilmiş faturaların üzerindeki seri numaraları okuyabiliyordu. Bunun karşısında büyülenmiştim ama aynı zamanda şüpheleniyordum. İnsan nasıl parmak uçlarını kullanarak okuyabilir? Bilirsiniz bunun üstüne gerçekten düşünürsünüz, eğer birisi tamamen körse - adamın biri dün herkesin gözlerini kapatmak ve etrafını sadece duymak zorunda oldukları odalardan birinde bir gösteri yaptı. Ve birinin nasıl olup da parmak uçlarını kullanarak okuyabildiğini anlamak gerçekten garip bir şey. Geçmişte, MTV'de yayınlalan bir TV programının bir parçası olarak, ikincil görüş olarak bilinen şeyle ilgili bir gösteri yaptım. Hadi bir göz atalım.
(Video) Adam: İşte gidiyoruz. Sana arabaya kadar eşlik edeceğim.
Adam: İyi gidiyorsun, gitmeye devam et.
Keith Barry: Kathryn, ben Keith, seni gizli bir yere götüreceğim, tamam mı?
KB: Şimdi, Kathryn, bu göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu.
Kathryn: Tamam ama adımı bu şekilde söyleme.
KB: Hayır, sorun yok değil mi?
KB: Göz bağının ötesini görmenin hiçbir yolu yoktu, değil mi?
KB: Tamam, sadece onu çıkartacağım, sorun yok, sorun yok. Diğer kısmını da sen çıkarmak ister misin? Hadi çıkar, sorun yok. Sadece bir saniyeliğine duracağız.
Kathryn: Neyle karşılaşacağım konusunda çok endişeliyim.
Hayır, hayır, sorun yok, sorun yok, çıkart onu. Sorun yok, güvendesin. Hiç ikincil görüş diye bir şey duydun mu?
KB: İkincil görüş bir zihin kontrolü ustasının başkasının gözlerinden görebilmesidir. Ve şimdi bunu deneyeceğim.
KB: Hazır mısın? Nerde? Hiçbir şekilde ...
KB: Şşt. Hiçbir şey söyleme, Senin gözlerinden görmeye çalışıyorum. Göremiyorum.
Kathryn: Bir duvar var, bir duvar var.
Kathryn: Tamam, tamam, tamam. Aman Tanrım!
KB: Şimdi herhangi bir şey geliyor mu?
Kathryn: Hayır, hayır, hayır, hayır.
KB: Hiçbir şey olmadığına emin misin?
Kathryn: Hayır, hayır, hala sadece yola bakıyorum. Hep yola bakıyorum. Gözlerimi yoldan ayırmıyorum. (Bip) (Bip) (Bip) Aman Tanrım!
KB: Neredeyiz? Neredeyiz? Yokuş yukarı gidiyoruz, yokuş yukarı mı gidiyoruz?
Kathryn: Yola bak -- (Bip) Hala o kahrolası göz bağını takıyorsun.
Kathryn: Bunu nasıl yapıyorsun?
KB: Sadece konsantrasyonumu bozma. KB: Bu arada iyi gidiyor muyuz?
Kathryn: Evet. Bu çok garip. Neredeyse vardık. Aman Tanrım! Aman Tanrım!
Kathryn: Bu garip. Sen doğanın bir ucubesi gibisin. Bu hayatımda yaptığım en korkunç şeydi.
Teşekkürler. Bu arada iki gün önce, bunu aşağıda yarış sahasında filme çekecektik, ve arabanın içine bir adam aldık, ve arkada bir kameraman vardı, ama sürüşün yarısında, bana bacağında -- Sanırım bir dokuz milimetreydi, olduğunu söyledi. Ben de olabildiğince çabuk durdum, ve bu kadardı.
Peki, birinin gözlerinden görmenin mümkün olduğuna inanıyor musunuz? Asıl soru bu. Şimdi, buradaki çoğu insan otomatik olarak hayır der. Tamam, ama bazı gerçeklerin farkına varmanızı istiyorum. Göz bağının ötesini göremiyordum. Arabada hiçbir şekilde bir hile ya da numara yoktu, kızla -- daha önce hiç karşılaşmadım, her şey tamam. Sadece bir anlığına bunu bir düşünmenizi istiyorum. Bir çok insan bu olanlara mantıklı bir çözüm bulmaya çalışır. Ama beyinleriniz aldatma sanatıyla eğitilmediği için, bulduğunuz çözümlerin yüzde 99'u gerçeğin yakınından bile geçmeyecektir.
Bunun sebebi büyünün tamamen dikkati yönlendirmeyle ilgili olmasıdır. Eğer, örnek olarak, sağ elime bakmamanızı istersem, ben de bakmam. Ama eğer sağ elime bakmanızı istersem, ben de bakarım, gördüğünüz gibi. Nasıl yapılacağını bildikten sonra bunu yapmak çok çok kolay, ama başka yönlerden de oldukça karmaşık.
Tam şu anda size canlı olarak bazı örnekler göstereceğim. Hızlı bir şekil de bana yardım etmesi için iki kişiye ihtiyacım var. Siz gelebilir misiniz? Ve bir bakalım, sonda, aşağıda, siz de gelebilir misiniz, gerçekten hızlıca? Sorun olur mu? Evet, sondaki. Buraya gelene kadar onları alkışlayalım. Buradaki merdivenleri kullanabilirsiniz. (Alkışlar) Buradaki herkesin, benim bu iki kişiyle herhangi bir şey kurmadığımı bilmesini istiyorum. Biraz sonra ne olacağını bilmiyorsunuz. Değil mi? Tamam, bi süre burada dikilmek senin için sorun olur mu? İsmin?
KB: Nicole, ve? (Telefon çalar)
KB: Tamam, o. Söyle onlara, aslında yapacağımız şey şu, cevapla, cevapla, cevapla. (Kahkahalar)
KB: O, durdu mu, tamam. Aslında, yer değiştirin. Burada durabilir misin, bu işleri biraz daha kolaylaştıracaktır. Yazık oldu, arayanlara maça ası olduğumu söyleyebilirdim. Tamam, biraz daha yakın. (Kahkahalar) Biraz daha yakın. (Kahkahalar) Tamam, biraz daha yakın, gelin buraya -- burada gerçekten gergin görünüyorlar. Biraz daha yakına gelin.
Tamam, şimdi, büyücülüğe hiç inanır mısın?
KB: Geceleri fırlayıveren şeylere?
KB: Sıradaki kim dışında hayır, güzel. Benim için tam olarak böyle kalmanı istiyorum, sorun olmayacaksa giysinin kollarını kıvır. Tamam, şimdi, çevrendeki her çeşit hisse karşı duyarlı olmanı istiyorum, çünkü şimdi bir vudu deneyi yapmayı deneyeceğiz. Duyulara karşı duyarlı olmanı, ama sana söyleyene kadar hiçbir şey söylemeni ve söyleyene kadar gözlerini açmamanı istiyorum. Şu andan itibaren, gözlerini kapat, hiçbir şey söyleme, gözlerini açma, duyulara duyarlı ol.
Evet ya da hayır, herhangi bir şey hissettin mi?
KB: Bunu hissettin mi? Ne hissettin?
KB: İki kere. Tamam, sol kolunu önüne doğru uzat. Sol kolunu uzat, tamam. Tamam, kolunu orada tut. Duyulara duyarlı ol, hiçbir şey söyleme, gözlerini açma, tamam. Orada herhangi bir şey hissettin mi?
Bize nerede olduğunu gösterir misin? Tamam, harika. Gözlerini aç. Sana hiç dokunmadım. Sadece onun arkasına dokundum ve onun koluna dokundum. Bir vudu deneyi. (Kahkahalar) Evet, bütün gece gece kulüplerinde böyle geziyorum. (Kahkahalar) Bir saniyeliğine şuraya otur. Tekrar seni kullanacağım, bir süre sonra. Ve eğer sorun olmazsa sen de benim için buraya oturur musun? Tam buraya otur.
KB: Tamam, otur. Harika, tamam. Şimdi, yapmanı istediğim şey direkt olarak bana bakman, tamam mı, sadece burnundan derin bir nefes al, ve ağzından ver, ve rahatla. Gözlerinin kapanmasına izin ver, beş, dört, üç, iki, bir -- şimdi gözlerini kapat. Tamam, şimdi, seni hipnotize etmiyorum, Seni sadece senkronizmin yükseltilmiş bir haline yerleştiriyorum ki zihinlerimiz aynı çizgiler üzerinde olsun. Ve sen zihnin bu rahatlamış haline doğru batıp, sürüklenip, yüzerken, ben sol elini kaldırıp buraya bırakacağım.
Ve bir süreliğine kolunu orada tutmanı istiyorum, ve elinin senin bu rahatlamış farkındalık haline girerken sürüklenip yüzdüğün hızda batıp sürüklenip yüzerek masanın inmesine izin vermeni ve elinin ta masanın üstüne kadar inmesine izin vermeni istiyorum. İşte bu, en aşağıya kadar, en aşağıya kadar, en aşağıya kadar, devam et, devam et, devam et, devam et, devam et, devam et. Harika. Elinin tamamen masanın üstüne yapışmasına izin vermeni istiyorum. Tamam, şimdi, orada kalmasına izin ver. Tamam, şimdi, kısa bir süre sonra belirgin bir baskı hissedeceksin, tamam mı, ve bu baskının farkında olmanı istiyorum. Sadece baskının farkında ol. Ve senden sadece baskının gittiğini hissettiğinde elinin masanın üstünden tekrar yukarı yükselmesine izin vermeni istiyorum, ama sadece baskının gittiğinin hissettiğin zaman. Anladın mı? Sadece evet ya da hayır diye cevapla. Anladın mı?
KB: Tam orada dur. Tamam, ve sadece baskıyı hissettiğin zaman geri indir. Elinin yavaşça masanın üstüne sürüklenmesine izin vermeni istiyorum, ama sadece baskıyı hissettiğin zaman. (Kahkahalar) Tamam, bu harikaydı, hadi tekrar deneyelim.
Harika. Şimdi ne olduğunu anladın, hadi daha da ilginç bir şey deneyelim. Masanın üstüne tamamen yapışmasına izin ver, gözlerini kapalı tut. Ayağa kalkar mısın? Tamam, sadece dikil, biraz ileride. Direkt olarak onun alnına işaret etmeni istiyorum, tamam. Onunla kendin arasında bir bağlantı hayal et, sadece baskının kalkmasını istediğinde, yukarı doğru böyle bir hareket yap, ama sadece baskının kalkmasını istediğin zaman. İstediğin kadar bekleyebilirsin, ama sadece baskının kalkmasını istediğin zaman yap. Tamam, hadi bir daha deneyelim. Tamam, simdi, bir bağlantı hayalet, tamam. Direkt olarak onun alnına işaret et, sadece baskının gitmesini istediğin zaman bir daha deneyeceğiz. Tamam, bu sefer işe yaradı, harika. Ve orada tut, orada tut, ikiniz de, orada tutun, sadece baskının geri gelmesini istediğinde, aşağı doğru bir hareket yap. İstediğin kadar bekleyebilirsin. Oldukça hızlı yaptın, ama aşağı indi, tamam.
Şimdi, kısa bir süre içinde parmaklarımı şıklattığmda tekrar gözlerinin açılacağının bilincinde olmanı istiyorum. Olanları unutmayı hatırlaman ya da hatırlamayı unutman normal. İnsanların çoğu biraz önce neler olduğunu sorar. Ama hipnotize olmamış olsan da ne olduğunu unutmak normal. (Kahkahalar) Beş, dört, üç, iki, bir -- gözlerini aç, tamamen uyanık. Koltuğuna geri dönerken onu alkışlayalım. (Alkışlar) Tamam, geri gidebilirsin.
Bir keresinde "Tanrılar Çıldırmış Olmalı" diye bir film izlemiştim. Kimse o filmi izledi mi? Evet, evet, evet. (Alkışlar) Kola şişesini uçaktan fırlattıklarında şişenin yere düştüğünü ve kırılmadığını hatırlıyor musunuz? Şimdi, bakalım, bunun sebebi kola şişelerinin katı olmasıdır. Bir kola şişesini kırmak neredeyse imkansızdır. Denemek ister misin? Çok iyi. (Kahkahalar) Hiç şansı yok.
Psikokinezi zihnin fiziksel olaylar ve süreçler üzerindeki doğa üstü etkisidir. Bazı sihirbazlar ve zihin okuyucular için kaşık bazen kıvrılacak ya da eriyecek, bazen olmayacaktır. Obje bazen masanın üstünde kayacak, bazen kaymayacaktır. Bu o gün ne kadar enerjiye sahip olduğunuzla ilgilidir, vesaire. Şimdi bir psikokenezi deneyi yapmayı deneyeceğiz. Buraya, yanıma gel. Harika.
Şimdi, kola şişesine bir göz at. Katı olduğundan, sadece bir delik olduğundan ve bunun normal bir kola şişesi olduğundan emin ol. Ve istersen onu masaya vurabilirsin. Dikkatli ol. Katı olmasına rağmen uzak duruyorum. Tamam, senden onu tam buradan iki parmağın ve baş parmağınla tutmanı istiyorum. Harika. Şimdi, burada bir parça cam var, tamam. Senden bu cam parçasını incelemeni istiyorum. dikkatli ol çünkü keskin. Sadece onu bir süre tut. Şimdi, onu burada tut.
Şimdi senden yıllar önceki bitmiş bir ilişkiyi düşünmeni istiyorum. Senden istediğim şey bu bitmiş ilişkiden ve o adamdan kalan bütün negatif enerjiyi o adamı temsil edecek olan bu kırık cam parçasına katılmış olarak hayal etmen, tamam. Ama bunu çok ciddiye almanı istiyorum. Cama bak, buradaki herkesi görmezden gel. Kısa bir süre sonra belirgin bir duygu hissedeceksin, tamam, ve bunu hissettiğin zaman, cam parçasını şişenin içine bırakmanı istiyorum. O adamı düşün, o -- o adam, (Kahkahalar) Burada iyi olmaya çalışıyorum. Tamam, ve duyguyu hissettiğin zaman -- biraz zaman alabilir -- camı şişenin içine atmanı istiyorum. Tamam, at içine.
Şimdi oradaki bütün negatif enerjiyi hayal et. Onun adını ve onu şişenin içinde hayal et. Ve senden şişeyi sallayarak bu negatif enerjiyi serbest bırakmanı istiyorum. bu negatif enerjiyi serbest bırakmanı istiyorum. (Kahkahalar) Bu içeride üretilmiş çok fazla negatif enerjiydi. (Kahkahalar) (Alkışlar) Senden ayrıca onun adını düşünmeni istiyorum. Bana bak ve adını düşün. Onun adını yakaladın mı? Tamam, adındaki harfleri düşün. İsimdeki harfleri düşün. İsimde beş harf var. Buna tepki vermedin, yani isimde dört harf var. İsimdeki harfleri düşün. Harflerden birini düşün. İsminde bir K var, bir K var. Bunu nasıl bildiğimi gör, çünkü benim adım K ile başlıyor, ama onun adı K ile başlamıyor, onunki M ile başlıyor. Onu bir daha gördüğünde Mike'a benden selam söyle. Adı bu muydu?
Nicole: Hm-hmm. KB: Tamam, onu alkışlayalım. (Alkışlar) Teşekkür ederim. (Alkışlar) Sizinle paylaşacağım bir şey daha var. Aslında, Chris, bunun için seni seçecektim, ama seni seçmek yerine, buraya gelip sıradaki deney için bir kurban seçer misin? Bir erkek kurban olmalı tek şart bu.
KB: Bunu için seni kullanacaktım, ama başka bir yıl tekrar gelmek isteryebileceğimi düşündümi (Kahkahalar)
CA: Onu "eureka" dediği ve konuşması için Micael Mercil'i çağırdığı için ödüllendirelim -- Steve Jurvetson.
KB: Tamam, Steve, buraya gel. (Alkışlar)
KB: Tamam, Steve, buraya, masanın arkasına oturmanı istiyorum. Harika. Şimdi, Steve -- O, altını kontrol edebilirsin. Devam et, aşağıda şaşaalı yardımcılarım yok. Sadece, bir sihirbaz olduğumu düşünmüşler ve masaya güzel siyah bir örtü örtmüşler. İşte buradasın, tamam. (Kahkahalar) Burada dört tane küçük tahta kaide var Steve. Bir, iki, üç ve dört. Şimdi, üstünde açık seçik lekesiz bir iğne olan bu hariç hepsi tamamen aynı. Senden bunu incelemeni ve katı olduğundan emin olmanı istiyorum. Mutlu musun?
KB: Tamam. Şimdi, Steve, ben masanın önünde duracağım, tamam, masanın önüne geçtiğimde, senden bu bardakları bu şekilde bardakların üstüne koymanı istiyorum, ve onları istediğin sırayla karıştır ki hiç kimsenin iğnenin nerede olduğuyla ilgili bir fikri olmasın, tamam mı? SJ: İzleyicilerin hiçbirinin mi?
KB: İzleyicilerin hiçbirinin ve sana yardım etmek için, onların görüşlerini engelleyeceğim ki kimse ne yaptığını görmesin. Ben de bakmayacağım, yani karıştır onları şimdi. Tamam, bittiği zaman bana söyle. (Kahkahalar) Bitti mi?
KB: Neredeyse, o. Tamam, iyice saklanmış olduğundan emin oluyorsun. Şimdi -- O, burada zeki biri var, zeki biri var. (Alkışlar) Pekala, onları böyle bırakacağız. (Kahkahalar) Yine de son gülen ben olacağım. (Kahkahalar) Şimdi, Steve, sen iğnenin nerede olduğunu biliyorsun, ama başkası bilmiyor? Doğru mu? Ama ben senin de bilmeni istemiyorum, bu yüzden sandalyenin üstünde arkana dön. Onlar eğlenceli bir şey yapmadığımdan emin olmak için beni gözleyecekler, Hayır, arkan dönük kal, tamam. Şimdi, Steve, arkana bak. Pekala, şimdi sen iğnenin nerede olduğunu bilmiyorsun ve nerede olduğunu ben de bilmiyorum, tamam. Şimdi, bu göz bağının ardını görmenin herhangi bir yolu var mı?
KB: Hayır, sadece ardını görmenin herhangi bir yolu var mı?
SJ: Hayır, ardını göremiyorum.
KB: Ardını göremiyorsun. Harika, tamam. Şimdi, göz bağını ben takacağım. Onları üst üste yığma, tamam. Onları bir daha karıştır. Bardakları çekme çünkü kimsenin iğnenin yerini bilmesini istemiyorum, ama kaideleri bir kez daha karıştır, ve onları bu şekilde sıraya diz, tamam mı? Göz bağını takacağım. Bir kere daha karıştır. Bu sefer oyalanmak yok. Tamam, devam et, karıştır onları. Burada elim hayatta yani -- risk altında. (Kahkahalar) Bittiğinde bana haber ver.
Tamam, neredesin? Elini getir. Bu sağ elin mi? Değil mi -- hayır, tamam Bir bardağın üstünde olduğum zaman bana söyle.
KB: Şu an bir bardağın üstünde miyim?
KB: Şimdi, Steve, sence iğne burada mı? Evet mi hayır mı?
KB: Size son gülenin ben olacağını söylemiştim. (Kahkahalar)
SJ: Burada olduğunu düşünmüyorum.
KB: Hayır mı? İyi seçim. (Kahkahalar) (Alkışlar) Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı? SJ: Sağ elle yapabilir miyiz?
KB: O, hayır, hayır, hayır. Bana sağ elle yapıp yapamayacağımızı sordu. Kesinlikle olmaz. (Kahkahalar)
KB: Şimdi, bu tarafa gidersem başka bir bardak var mı?
SJ: Evet o tarafta başka bir bardak var.
KB: Bana ne zaman durmam gerektiğini söyle.
KB: Tamam. Sence iğne burada mı? Evet ya da hayır. Bu senin seçimin, benim değil. (Kahkahalar)
KB: İyi seçim. (Kahkahalar) Tamam, bana iki elini de ver. Şimdi, onları iki kabın da üstüne koy. Sence iğne sol elinin altında mı, yoksa sağ elinin altında mı?
KB: Hiçbirinin, o, tamam. Ama tahmin etseydin. (Kahkahalar)
SJ: Bence sağ elimin altında. KB: Sağ elinin altında olduğunu mu düşünüyorsun? Unutma, şimdiye kadarki bütün kararları sen verdin. Psikologlar, bunu çözün. İçine bir bak.
SJ: O! (Alkışlar) Teşekkür ederim.
Teşekkür ederim. Eğer biraz el çabukluğu görmek isteyen olursa, dışarıda olacağım. Teşekkür ederim (Alkışlar) Teşekkür ederim.
Got an idea, question, or debate inspired by this talk? Start a TED Conversation, or join one of these:
Önce, Keith Barry nasıl beynimizin vücudumuzu nasıl kandırabileceğini gösteriyor -- podcastle işleyen bir numarayla. Sonra izleyicileri beyin büyülemenin bazı ağızları açık bırakan (hatta biraz tehlikeli) ziyafetlerine dahil ediyor.
Think of Keith Barry as a hacker of the human brain -- writing routines that exploit its bugs and loopholes, and offering a revealing look at the software between our ears. Full bio »
Translated into Turkish by Kortan Berat Gödekoğlu
Reviewed by Sancak Gülgen
Comments? Please email the translators above.
I’m going to show you all how easy it is to manipulate the human mind once you know how.” (Keith Barry)
Just follow the guidelines outlined under our Creative Commons license.
This comment will be attributed to . Not ? Sign out.