Follow TED
Be the first to know about new TEDTalks, TED news and other announcements.
Click on any phrase to play the video from that point.
Ben bir çevre bilimciyim, çoğunlukla mercan resifleri alanında bir çevre bilimci. Chesapeake Bay'de başladım ve kışın dalmaya gittim ve bir gecede tropik çevrebilimci oluverdim. Ve gerçekten çok eğlenceliydi, yaklaşık 10 yıl kadar. Düşünün, birileri size gidip gezegeni gezesiniz en güzel yerlerini göresiniz diye para ödüyor. Bende böyle yaptım.
Ve sonunda kendimi "West Indies" de (Batı Hint Adaları), Jamaica'da buldum. Buradaki mercan resifleri yapısal bakımdan, hayatımda karşılaştığım en sıra dışı resiflerdi. Ve buradaki resim oldukça ilginç, bize iki şey gösteriyor. Öncelikle, resim siyah beyaz çünkü su o kadar berraktı ve o kadar uzağı görebiliyordunuz ve film de o kadar yavaştı ki 1960'lar da ve 1970'lerin başında fotoğrafları siyah beyaz çekerdik. Fotoğrafın bize gösterdiği diğer şey ise, buradaki bu güzel mercan ormanı olmasına rağmen resimde hiç balık yok.
Jamaica, Discovery Bay'deki bu resifler 20 yıldır dünyanın en çok araştırılan resifleridir. En iyileri ve en parlakları bizdik. Resiflerimizi incelemek üzere Avustralya'dan gelirlerdi. Aslında bir nebze komik, çünkü artık biz onlarınkine gidiyoruz. Ve bilim insanlarının resiflerin nasıl işlediğine nasıl olmaları gerektiğine ait görüşleri bu hiç balık olmayan resiflere dayanıyordu. Sonra, 1980 yılında, Allen Kasırgası patlak verdi. Laboratuvarımın diğer yarısını evime kurmuştum. Rüzgar çok sertti. Dalgaların boyu 8 metreden 15 metreye kadar çıkıyordu. Ve resifler ortadan kayboldular ve yeni adalar oluştu. Biz de şöyle düşündük, "Pekala, biz gerçekten zekiyiz. Kasırgaların geçmişte de devamlı olduklarını biliyoruz." Böylece Science dergisinde bir makale yayınladık. Söz konusu makale bir mercan resifinin büyük bir kasırga tarafından yok edilişinden bahseden ilk makaleydi. Ve neler olacağını tahmin ettik. Ve hepsinde yanıldık. Ve nedeni aşırı avlanmaydı, ve yaygın otlayıcılardan sonuncusunun bir deniz kestanesinin ölmesi gerçeğiydi. Ve o deniz kestanesinin ölümünden bir kaç ay sonra deniz yosunları büyümeye başladı. Ve bu da aynı resif. Aynı resifin on beş yıl önceki hali. Bu da o resifin bugünkü hali. Jamaica'nın kuzey sahillerindeki mercan resifleri az miktarda canlı mercan örtüsü ve bol miktarda yosun ve balçık barındırır. Ve Karayipler'in mercan resiflerinin, trajik ve giderek artan bir şekilde dünyadaki mercan resiflerinin de hikayesi aşağı yukarı bu.
Şimdi bu benim küçük iç karartıcı hikayem. 60'larında ve 70'lerin deki hepmizin buna benzer iç karartıcı hikayeleri var. Etrafınıza baktığınızda bu hikayelerden on binlercesi var. Ve bir refah hissi yaratmak gerçekten çok zor çünkü herşey çok daha kötüye gidiyor. Ve işlerin devamlı daha kötüye gitmesinin nedeni doğal bir felaketten sonra, örneğin bir kasırgadan sonra, eskiden öyle ya da böyle bir iyileşme yaşanırdı, fakat şimdilerde olan şey ise aşırı avlanma, kirlilik ve iklim değişikliğinin hepsinin bunu engelleyici bir etki yaratması. Ve dolayısı ile bir şekilde bu üç çeşit şeyden bahsedeceğim.
Çökmek üzere olan morina balığı stokları hakkında bir sürü şey duyuyoruz. Morina stoklarının kontrolünü ele geçirmek için sömürgecilik çağında, morina stoklarının kontrolü için iki veya bazı tarihçilerin dediği gibi üç dünya savaşı olduğuna inanmak gerçekten zor. Morina, Batı Avrupa'nın insanlarının çoğunu besledi. Antilles'e getirilen köleleri besledi. "Aki, pirinç, tuzlu su balığı güzeldir" diyen "Jamaica Farewell" şarkısı, Kuzeydoğu Kanada'dan gelen tuzlu su morinalarına verilen önemin nişanesidir. Hepsi 80'ler ve 90'lar da çöktü. 35.000 kişi işini kaybetti. Ve bu seri bir tükenişin sadece başlangıcıydı. Daha iri ve lezzetli türlerden daha ufak ve daha az lezzetli türlere, evin yakınındaki türlerden dünyanın her tarafındaki türlere kadar. Bu durumu anlaması biraz güç olabilir çünkü Birleşik Devletler'de Costco'ya gidip ucuz balık alabilirsiniz. Balığın nereden geldiğini anlamak için etiketine bakmalısınız, ama sonuçta ucuzdur, ve herkes bunun uygun olduğunu düşünüyor.
Ve bu açıklaması zor bir meseledir. Bu nedenle, bunun bir yolu oldukça ilginç olduğunu düşündüğüm spor amaçlı balıkçılıktan bahsetmek. Çünkü insanlar gidip balık yakalamaktan hoşlanırlar. Bu, öyle bir şey. Bu resim ganimet balıkları gösteriyor, bolca para ödeyen bir tekneye binen Florida, Key West açıklarında bir yere giden bir sürü bira içen, suya bir sürü olta atan en büyük ve en iyi balıkla geri dönen insanlar tarafından yakalanmış en büyük balık. Ve şampiyon balık bu panoya asılıyor, insanlar resim çekiyorlar. ve açıkça görülüyor ki bu adam bu balık için gerçekten heyecanlanmış Şimdiki durum böyle. Ama 1950'ler de böyleydi; aynı yerdeki aynı tekneden aynı rıhtımdaki aynı panodan. Ve avlanan balıklar o kadar iriydiler ki biraz önceki küçük panoya sığmaları mümkün değildi. Ve bir balık (dev orfoz) ortalama 115 ila 130 kg. ağırlığındaydı. Ve gidip bir şeyler öldürmek istediğinizde bu balıklardan bir tane yakalayabileceğinize emin olabilirdiniz. Üstelik çok da lezzetliydiler. Daha insanlar 1950'de bunları yakalamak için şimdi insanların bu küçük balıkları yakalamak için verdiklerinden az para veriyorlardı. Ve yerde aynı.
Ama yok olan sadece balıklar değil. Balıkçılık endüstrisi kocaman şeyler devasa makineler kullanıyor. Uzunluğu 30 kilometreyi bulan ağlar kullanıyoruz. Bir ya da iki milyon kancası olan misinalar kullanıyoruz. Ve trol avcılığı yapıyoruz yani, bir traktör tekerleği büyüklüğünde ve binlerce kilo ağırlığında kalın bir zincire takılmış bir ağı okyanus tabanında sürükleyerek dibi karştırıp balık yakalıyoruz. Şöyle düşünün bir şehri buldozerlemek gibi veya bir ormanı çünkü herşeyi silip süpürüyor. Ve yaşam alanlarının yok oluşu inanılmaz. Bu fotoğrafta tipik bir fotoğraf, dünyanın kıta sahanlıklarından geriye kalanları görüyorsunuz. Dipteki sıraları görebilirsiniz tıpkı mısır ekilmek üzere yeni sürülmüş bir tarladaki uzun hendekler gibi. Burası eskiden, balıkların üremesi bakımından kritik öneme sahip bir mercan ve sünger ormanıydı. Şimdiyse çamur. Ve bugün, ormandan çamura, park yerine dönüşen okyanus tabanı alanı insanlık tarihi boyunca tüm dünyada kesilmiş tüm ormanların kapladığı alana eşit. Bunu yapmayı sadece son 100 - 150 yılda becerdik.
Petrol sızıntıları ve civa hakkında düşünmeye yatkınız. Ve plastik hakkında bu günlerde bir çok şey duyuyoruz. Ve bütün bu şeyler gerçekten iğrenç ama asıl sinsi şey bütün bir ekosistem üzerinde neden olduğu değişikliklerden ötürü biyolojik kirliliktir. Şimdi size kısaca iki tür biyolojik kirlilikten bahsedeceğim. Birincisi yeni türlerin eko sisteme sokulmasından ikincisi ise gıdalardan kaynaklanan biyolojik kirlilik. İşte burada ünlü caulerpa taxifolia, namı diğer katil yosun. Bunun hakkında bir kitap da yazılmıştı. Biraz utanç verici. Monako'daki bir akvaryumdan yanlışlıkla salıverildiler. Soğuğa karşı dayanıklı olması için yetiştirildi, insanların akvaryumunda bulunsun diye. Oldukça hoş ve hızla yayılmaya başladı, bio çeşitliliği bir zamanlar çok zengin olan Kuzeybatı Akdeniz'de aşırı büyümeye başladı. "The Little Shop of Horros" adlı filmi kaçınız hatırlar, bilmiyorum ama bu şey tam da o filmdeki canavar bitkidir. Fakat dükkandaki insanları yemek yerine yaptığı tek şey büyümek ve neredeyse bütün kuzeybatı Akdeniz'in tabanda yaşayan canlılarını boğmaktır. Bunu yiyen hiç bir şey bilmiyoruz. Bir şey yapılabileceğini bulmak için her türlü genetik şeyler yapıyoruz ama şu anda bu kimsenin ne yapacağını bilmediği cehennemden gelen bir canavar.
Şimdi diğer bir kirlilik türü bu biyolojik kirlilik aşırı besinlerden kaynaklanır. Yeşil devrim, tüm bu yapay nitrojen gübreler, çok fazlasını kullandık. Teşvik edildiler, bu çok fazla kullanmamızın nedenlerinden biri. Nehirlere akıyor ve planktonları besliyor. kıyısal sulardaki mikroskopik bitki hücreleri. Ama tüm istiridyeleri yediğimiz için ve plankton ile beslenen tüm balıkları yediğimiz için planktonu yiyen hiç bir şey yok. Ve daha fazlası çok daha fazlası var. Bu yüzden yaşlılıktan ölüyorlar Bu plankton için duyulmamış bir durum. Ve öldüğü zaman dibe çöküyor sonrada çürüyor. Bu bakterilerin onu parçaladığı anlamına geliyor. Bu işlem sırasında bütün oksijeni kullanıyorlar. Ve bütün bu oksijenin kullanılmış olması bu çevreyi oradan yüzüp uzaklaşamayan her şey için ölümcül hale getiriyor. Ve elimizde kalan şey bakteriler ve denizanaları tarafından hükmedilen mikrobik bir hayvanat bahçesi. Burada sol taraftaki gibi. Ve kalan tek balık çitliği ve ticari balık çiftliği, daha önce karideslerin olduğu yerde bir denizanası çifliği. Hatta Newfoundland'da bile bir zamanlar morina yakaladığımız yerde bile bir denizanası çiftliği var.
Ve bu şeylerin başka bir türü de kırmızı dalga adını verdiğimiz zehirli patlamalar. Bu resim benim için şok edici. Hakkında milyonlarca kez konuştum ama inanılmaz. Soldaki bu resmin sağ üst köşesinde neredeyse Missisipi Deltası ve sol altında da Teksas, Meksika sınırı var. Meksika körfezinin bütün kuzeybatısına bakmaktasınız. Baktığınız şey balıkları öldürebilen zehirli bir dinoflagellat patlaması. Sağda görünen bu küçük güzel canlı tarafından meydana geliyor. Ve sağ üst köşede bir tür siyah dumanın sahile doğru ilerlediğini görüyorsunuz. Bu aynı tür. Sahile yaklaştıkça ve rüzgar estikçe küçük su damlaları havalanıyor ve Hastanelerin acilleri akut solunum problemleri olan insanlarla doluyor. Ve bunlar Florida'nın batısındaki huzurevleri. Bir arkadaşımla beraber bu şeyi Hollywood'da yaptık ve adına da Hollywood okyanus gecesi dedik. Ve aktörlere durumu nasıl açıklayacağımı düşünüyordum. Ve dedim ki " 'Malibu'dan Kaçış' adında bir filmde olduğunuzu düşüsün çünkü tüm güzel insanlar temiz ve güvenli Kuzey Dakota'da taşındılar. Ve burada kalan insanlar sahilden uzaklaşmaya gücü yetmeyen insanlar çünkü sahil cennet bir olmak yerine sağlığa zararlı."
Bu ise daha da hayret verici. Geçen sonbahar Fransa'da tatilde olduğum zamandı. Bu, şu yeşil yosunsu balçıkla kaplanmakta olan Brittany kıyısından. Bu kadar dikkat çekmesinin sebebi, iğrenç olması dışında, üzerinde uçan deniz kuşları kokudan dolayı boğulup öldüler ve bir çiftçi bundan öldü. Ortaya çıkan skandalı tahmin edebilirsiniz. Dahası, çiftçiler ve balıkçılar arasındaki bir savaş da var. Ve net sonuç Brittany'nin sahilleri düzenli olarak buldozerle bu şeyden temizlenmeli.
Ve tabii bir de iklim değişikliği var ve hepimiz iklim değişikliğini biliyoruz. Ve sanırım bunun simgeleşmiş hali kutup denizindeki buzun erimesi. Kuzeybatı Geçidi'ni bulmaya çalışırken ölen binlerce ve binlerce insanı düşünün. Şey, Kuzeybatı hala orada. Düşünüyorum biraz komik orada, Siberya sahilinde. Belki de Ruslar geçiş için para alacaklar. Dünyanın hükümetleri bu konuyu çok ciddiye alıyorlar. Kutup devletlerinin askeriyeleri çok ciddiye alıyorlar. Ve hükümet liderlerinin iklim değişikliğini bütün inkarlarına rağmen C.I.A. (Merkezi İstihbarat Ajansı) Norveç donanması ve Birleşik Devletler ve Kanada, her neyse bu kaçınılmazlık karşısında bölgelerini nasıl güvence altına alacaklarını düşünmekle meşguller. Ve, doğal olarak, kutup toplulukları hikaye.
İklim değişikliğinin diğer etkileri -- bu mercanların beyazlaması. Çok güzel bir resim, doğru. Tüm bu beyaz mercan. Bir şey hariç: kahverengi olması gerekiyordu. Olan şeyse şu: mercanlar bir ortak yaşamdırlar ve içlerinde yaşayan şu küçük alg hücreleri vardır. Ve alglar mercana şeker verir, ve mercan da alga besin ve korunma sağlar. Ama çok sıcak olduğu zaman alg şeker yapamaz. Mercan da. "Beni kandırdın. Kiranı ödemedin" der. Onları ve dışarı atarlar, sonra da ölürler. Hepsi ölmez. Bazıları yaşar. Bazıları yaşamaya devam ediyor ama bu aslında gerçekten kötü haber. Bunun nasıl bir şey olduğunu Temmuz ayında kampa gittiğinizi düşününün Avrupa'da veya Kuzey Amerika'da bir yere ve ertesi sabah uyanıp etrafınıza bakıyorsunuz ve ağaçların yüzde 80'inin gözün görebildiği yere kadar yapraklarını düşürmüşler ve orada öyle çıplak olarak duruyorlar. Ve eve gelip keşfediyorsunuz ki Avrupa ve Kuzey Amerika'daki ağaçların %80'i yapraklarını kaybetmişler. Ve bir kaç hafta sonra gazete de okuyorsunuz. Oh, bu arada bunların bir çeyreği de öldüler. Hint Okyanusu'nda 1980 El Nino sırasında olan şeydi buydu. Avrupa ve Kuzey Amerika'dan çok daha büyük bir alanda mercanların %80'i beyazladı ve bunların dörtte biri öldü.
Ve tüm bunların gerçekte en korkunç yanı, aşırı avlanmai kirlilik ve iklim değişikliği, bunlardan hiç biri bir boşlukta olmuyor ama bunlar var, positif geribildirim dediğimiz şeyler. Aralarında bir sinerji var ve bu bütünü parçaların toplamından çok daha büyük yapıyor. Ve benim gibi bu konu üzerine düşünen insanlar için en büyük meydan okuma acaba bu çömlek kırılınca onu tekrar nasıl bir araya getirceğimizi biliyor muyuz? Çünkü, demek istediğim bu noktada onu koruyabiliriz. Peki ama bu ne demek? Aslında bilmiyoruz.
Peki o zaman 20 yada 50 yıl sonra okyanuslar nasıl olacak? Şey, hiç balık olmayacak küçük yem balıkları hariç ve su baya kirli olacak ve tüm bu tür şeyler, ve civa vs. vs. ile dolu olacak. Ve ölü alanlar büyümeye ve daha büyümeye devam edecek ve birleşecekler. Ve küresel, okyanus kıyılarının ölüleşmesi gibi bir şey düşünebiliriz. Bundan sonra eminim ki burada yetişen balığı yemek istemeyeceksiniz çünkü bu gastronomik bir Rus ruleti olur. Bazen toksik bir patlama olur bazen olmaz. Bu pek satmaz.
Ama asıl korkutucu şey okyanus ile ilgili fiziksel ve kimyasal şeylerdir. Okyanus'un yüzeyi ısındıkça su ısınır ve hafifler ve okyanusun dönmesi çok daha zor hale gelir. Biz buna çok daha katmanlaşmış deriz. Bunun sonucunda ise tüm o besinler, muhteşem ançuez çiftliklerini, Kaliforniya'nın sardalyalarını, ya da Peru'nun ya herneyse, besleyen besinler yavaşlar ve o balık çiftlikleri çöker. Ve aynı zamanda yüzeydeki, oksijen bakımından zengin su aşağıya gidemez ve okyanus bir çöle döner.
Soru şu: Hepimiz buna nasıl cevap vereceğiz? Ve bunu düzeltmek için her türlü şeyi yapabiliriz ama eninde sonunda asıl düzeltmemiz gereken şey kendimiziz. Bu balık hakkında değil, kirlilik hakkında değil iklim değişikliği hakkında da değil. Bu bizimle ilgili, bizimle ve açgözlülüğümüzle ve büyüme ihtiyacımızla ve şu anda yaşadığımız bencil dünyanın dışında bir dünya düşünememe eksikliğimizle ilgili. Yani soru şu: Buna cevap verecek miyiz vermeyecek miyiz? Hayatın geleceği ve insanlığın itibarı bunu yapmamıza bağlı.
Got an idea, question, or debate inspired by this talk? Start a TED Conversation, or join one of these:
Bu nefes kesici konuşmada mercan resifi çevrebilimcisi Jeremy Jackson okyanusların bugünkü şaşırtıcı durumunu gözler önüne seriyor. Aşırı avlanma, aşırı ısınma, kirlilik ve emareler durumun çok daha kötüye gideceğinin gösteriyor. Hayret ve verici resimler ve istatistikler durumu gözler önüne seriyor.
A leader in the study of the ecology and evolution of marine organisms, Jeremy Jackson is known for his deep understanding of geological time. Full bio »
Translated into Turkish by Sinan Taga
Reviewed by Sancak Gülgen
Comments? Please email the translators above.
It’s not about the fish; it’s not about the pollution; it’s not about the climate change. It’s about us and our greed and our need for growth and our inability to imagine a world that is different from the selfish world we live in today.” (Jeremy Jackson)
18:12 Posted: Feb 2012
Views 401,363 | Comments 126
17:19 Posted: Apr 2010
Views 243,524 | Comments 71
18:19 Posted: May 2008
Views 365,997 | Comments 89
Just follow the guidelines outlined under our Creative Commons license.
This comment will be attributed to . Not ? Sign out.