Follow TED
Be the first to know about new TEDTalks, TED news and other announcements.
Click on any phrase to play the video from that point.
Stetoskopun ne zaman icat edildiğini bilen var mı? Tahmin edin? 1816'da. Ve şunu söyleyebilirim ki, 2016'ya geldiğimizde artık doktorlar ortalıktala stetoskopları ile dolanmıyor olacaklar. Çok daha iyi bir teknoloji ortaya çıkıyor. Ve bu, tıptaki değişimin bir parçası olacak.
Toplumumuzu değişime götüren şeylerden biri kablosuz cihazlar oldu. Ama gelecek dijital tıbbi cihazların ta kendisi olacak.
Şimdi size bunu daha net gösterebilmek için bazı örnekler vermek istiyorum. Bu ilki. Bir elektrokardiyogram (EKG cihazı) Bır kardiyolog olarak, dünyanın herhangi bir yerindeki birinin, bir hastanın kalp atışlarını akıllı telefonunuzda görüntüleyebilmek olağanüstü birşey. Ve bugün bu teknolojiye sahibiz.
Ama bu sadece bir başlangıç Şu anda burada otururken e-postalarını kontrol edebiliyorunuz. Gelecekte hayati verilerinizi kontrol edebiliyor olacaksınız. tüm hayati verilerinizi, kalp ritminizi kan basıncınızı, oksijen yüzdenizi, vücut ısınızı, vs. Bu da neredeyse şu anda mümkün.
Bu bir AirStrip cihazı. Şu anda uygulamada, kablosuz olarak hastanede, yoğun bakımda yatan hastalardan aldığı sinyalleri, doktorların elindeki akıllı telefonlara gönderiyor. Diyelim ki bebek bekliyorsunuz, fötal kalp atışını ya da rahmin kasılmalarını durmadan takip edebilme yetisine sahip olmak ve hamilelik ve hatta doğum boyunca herşeyin yolunda gittiğinden emin olmak imkanına ne dersiniz?
Daha da ileri gidecek olursak, bugün kan şekerini sürekli ölçen cihazlar var. Şu anda cilt altına yerleştiriliyorlar. Ama gelecekte buna gerek kalmayacak. Elbette ki kan şekerimi her beş dakikada bir kontrol edebilme ve sürekli çlöüm cihazı ile glukoz seviyesini 75 ile 200 arasında tutabilme yetisinin şeker hastalığına ne şekilde etki edeceğini hayal edebilirsiniz.
Peki ya uyku? Biraz da uyku konusuna odaklanalım. Yaşamımızın üçte biri uyuyarak geçirmemiz lazım. Peki, diyelim ki birkaç hafta içinde bulabileceğiniz bu telefonda uykuda olduğunuz her anın görüntülenmesine ne dersiniz? Burada görüyorsunuz, uyanık olduğunuz zamanlar turuncu, REM uykusu, yanı hızlı göz hareketleri olan rüya safhası ise açık yeşil. Hafif uykuda geirdiğiniz zaman açık gri, en dinlendirici uyku safhası olan derin uyku ise koyu yeşil renkte.
Ya her bir kaloriyi saymaya ne dersiniz? Ve gerçek zamanda ufak bir flaster yardımı ile aldığımız kalorilerin yanısıra yaktığımız kalorileri de ölçümlemek mümkün.
Şimdiye kadar fizyolojik ölçümlemelerden bahsettim. Şimdi hızlıca bir sonraki aşamaya geçmek, ve stetoskopun neden artık gözden düşeceğini anlatmak istiyorum. artık kalp kapak seslerini veya nefes seslerini dinlemenin çok ötesine geçmemiz mümkün, çünkü G.E. firması taşınabilir bu ultrasonu piyasaya sundu. Bu neden mi önemli? Çünkü bu cihaz çok daha hassas. Bakın bu bir batın ultrason örneği Ve bir kalp ekokardiogramı, bunların tamamı kablosuz olarak iletilebiliyor. Ve bu da akıllı telefonunuzdan görebileceğiniz bir fötal ultrason.
Yani sadece hayati belirtilerin ölçümlemeleri olan fizyolojik verilerden bahsetmiyoruz, fizyolojik tüm bu bilgilere ilaveten akıllı telefonlarınızla görebileceğiniz görüntüleme yöntemlerinde de bahsediyorum. Bakın, bu artık miyadını doldurmuş bir teknoloji örneği, yakında çöpe gidecek, Holter cihazı. 24 saat kayıt yapıyor, bir sürü kablosu var. Bu cihaz artık ufak bir flaster haline geldi. İki hafta boyunca yapıştırıyorsunuz sonra zarfa koyup postalıyorsunuz.
Nasıl mı çalışıyor? Şöyle, Üzerinize yapıştırdığınız ya da bileğinize taktığınız, ayakkabınıza bağladığınız bu akıllı flasterler sinyal üretiyorlar ve bu sinyali vücut alan networkü üzerinden bir gateway'e (ağ geçidi) yönlendiriyorlar. Bu geçit bir akıllı telefon veya bu ile özel bir gateway olabilir. Şu anda bunların çoğu özel gatewayler çünkü aralarında çok iyi bir entegrasyon yok. Daha sonra sinyal web'e gidiyor, buluta, burada işlenerek herhangi bir yere, sağlık sunucuya doktora, hatta yeniden hastaya gönderilebilir hale geliyor. Yani aslında çalışan çok basit bir teknoloji.
Şu anda üzerimde bu cihazdan var. size göstermek için gömleğimi çıkarmak istemiyorum ama bilin ki şu anda aktif. Sadece kalp atımımın ritmini ölçmekle kalmıyor, bunu zaten gösterdim size, bunun da ötesine gidiyor. Bu gördüğünz benim. EKG'mi görüyorsunuz. Hemen altında gerçek kalp atımım ve zaman içindeki değişimi var. nun sağında ise biyoiletkeni görüyorsunuz. Bu sıvı dengem, sıvı dengesi eğer kalp yetmezliği olan birini takip ediyorsanız çok önemli bir veri. Hemen altında vücut ısım, nefes hızım ve oksijen saturasyonum. Ayrıca pozisyon ve aktivite bilgisi. Gerçekten de çarpıcı çünkü bu cihaz yedi veriyi ölçüyor bunların hepsi de kalp yetmezliği olan birini izliyorsanız hayati öneme sahip veriler. Değil mi?
Peki bu neden önemli? Çünkü Bu gördüğünüz en pahalı yatak. Hastane yataklarına olan ihtiyacımızı azaltabilirsek ne olur? Şu an yapamayız. Öncelikle kalp yetmezliği bu ülkedeki hastaneye yatış sebeplerinin en başında geliyor, taburculuğu takiben yeniden yatış sebeplerinin de. Kalp yetmezliğinin yıllık maliyeti 37 milyar dolar, bu rakamın %80'i hastane masraflarından oluşuyor. Medicare sigortası sahibi 65 yaşından büyük kişiler 30 günlük hastane yatışının ardından sonraki 30 gün içimde %27 oranında tekrar aynı nedenle hastaneye yatıyorlar. Sonraki altı ayda ise %56'sı yeniden hastaneye yatıyor. Peki, bu durumu iyileştirebilir miyiz? Fikir şu, şu anda üzerimde olan cihazı alıp kalp yetmezliği olan rastgele seçilmiş 600 hastaya takmayı planlıyoruz, diğer bir grup 600 hastaya ise bu cihazı takmayacağız. Böylece, bu cihazın yeniden hastaneye yatış oranını azaltıp azaltmadığını göreceğiz. Bu heyecan verici bir çalışma. Bir defa bu çalışmaya başladıktan sonra bunu nasıl yapacağımızın detaylarını duyacaksınız. Bu, ilerleyen yıllarda tıbbın bakış açısını değiştirme ihtimali olan bir kablosuz cihaz çalışması olacak.
Neden şimdi? Bütün bunlar neden birden tıbbın geleceğine yön veren heyecan verici gelişmeler haline geldi? Burada olan şey kusursuz bir fırtına aslında. Bu, müşteri talebi ile yönlenen sağlık hizmetini ortaya çıkıyor, herşeyin başladığı yer de bu. Eğer farkında değilseniz bunun neden büyük bir hareket olduğunu size birkaç özel örnekle açıklayayım. 1,2 milyon Amerikalı bir Nike ayakkabı satın aldı, vücut alan networkü olan bu cihaz ayakkabıyı, iPhone ya da iPod'a bağlıyor. Bu gördüğünüz Wired dergisinin baş sayfası bu konuya fazlaca yer ayırmışlar. Nike'ın bu ayakkabısından ve bu ayakkabının egzersiz fizyolojisini ve enerji sarfiyatını izlemek için ne kadar hızlı benimsendiğinden bahsediyor. Size, akılda tutmamız gereken bazı prensiplerden birkaçını amımsatmama izin verin: "Verilerden yola çıkan bir sağlık devrimi hepimize daha iyi, daha hızlı ve daha güçlü olma sözü veriyor. Rakamlarla yaşıyoruz." Bu ise tam bahsettiğimiz şey, Bu Temmuz sayısının kapak konusu.
"Kişisel ölçüm hareketi diyet ve egzersizin çok ötesine geçmiş durumda. Bu, her tür yaşam aktivitesini uykudan, ruh halie ve ağrı miktarına dek herşeyi 24/7/365 boyunca izlemek demek. Ben bu cihazı denedim. Çoğunuzda Phillips Direct Life cihazı vardır, bende o yoktu, onun yerine Fitbit'i denedim. Şöyle birşey. Kablosuz adım sayıcı, hız ölçer gibi birşey. Size bu testin sonuçlarını göstermek istiyorum, çünkü tüketicilerin bakış açısını anlamak istedim. Bu arada, umarım Phillips Direct Life daha iyi çalışıyordur. Umarım. Bu cihaz yediklerinizi, günlük aktivitelerinizi ve kilonuzu takip ediyor. Ama bunun için verilerin çoğunu siz girmelisiniz. Kendi başına takip ettiği tek şey aslında aktivite. Onu bile tam anlamıyla yapmıyor. Yani, spor yaptığınızda onu anlıyor, siz boyunuzu ve kilonuzu giriyorsunuz, vücut kitle endeksinizi (BMI) hesaplıyor. Elbette size egzersiz sonunda ne kadar kalori harcadığınızı ve yedikerinizi girdiğinizde de ne kadar kalori aldığınızı söylüyor.
Ama aslında tüm aktivitenizi programa girmenizi istiyor. Ben de deneyeyim dedim, 42 dakikalık eliptik bir egzersizden sonra bunu anlamasından çok etkilendim gerçekten de. Ama hep daha fazla bilgi istiyor. Diyor ki, "Cinsel aktivite kaydetmek istiyorsunuz. Ne kadar süreyle yaptınız?" (Gülüşmeler) Sonra soruyor, "Yaparken ne kadar zorlandınız?" (Gülüşmeler) Dahası var, soruyor, "Başlangıç zamanını girin." Yani, bu pek mümkün değil.... işe yaramıyor. Kesinlikle işe yaramıyor.
Şimdi uykuya dönelim. Evde, endinize özel EKG'nizi çok şık bir çalar saate bağlı olarak takip edebileceğiniz kimin aklına gelirdi? Bu kafa bandı, çalar saatin bir parçası. Siz uyurken sürekli bir şekilde beyin dalgalarınızı takip ediyor. Bu cihazı TEDMed'e gelmeden önce yedi gün boyunca kullandım. Bu yaşantımızın çok önemli bir parçası, yaşamımızın üçte biri uykuda geçiyor.
Burada kaç kişinin uyku problemi var? Genelde %90'ımızın vardır. Yani buradakiler ortalamadan iyi uyuyor. Peki, bakın, bu benim yaşantımın bir haftalık uykusu. Sonunda I.Q. skoru yerine uyandığınızda bir Z.Q. skoruna sahip oluyorsunuz. Tamam. Z.Q. skoru yaşa göre ayarlanıyor. ve bu skorun mümkün olduğunca yüksek olmasını istersiniz. Bu gördüğünüz dakika dakika, an be an uykunun aşamaları. Bakın, Z.Q. skoru 80'ler civarında. Uyandığınız zamanlar turuncu renkli görünüyor. Bunun bir sorun olabileceğini farkettim. Çünkü sizin uykunuzu ölçmenize yardımcı olmanın yanında diğerlerine de uyanık olduğunuzu belli ediyor. Böylece karım odaya girdiğinde uyanık olduğumu anlıyor. "Eric, konuşmak istiyorum, konuşmak istiyorum." ben ise uykuda numarası yapıyorum. Bu gerçekten çok etkileyici.
Tamam. Bakın bu ilk akşam. Bu 67 puan. Ve iyi bir puan değil. Bu cihaz size REM uykusunda, derin uykuda ne kadar zaman geçirdiğinizi ve benzeri şeyleri söylüyor. Gerçekten çok etkileyici çünkü sonunda size uykunun farklı evrelerini içeren bu ağırlıklı grafiği hazırlıyor. Aynı zamanda yaş grubunuza göre ortalamanın neresinde olduğunuzu da söylüyor. Bir nevi uyku yarışması. Gerçekten de çok ilginç. Bu grafiğe bakıp, "Aslında iyi uyumadığımı düşünüyordum ama, 50-60 yaş aralığı ortalamasına göre daha iyi uyuyormuşum." diyebiliyorsunuz. En önemlisi de şu, kendimin oldukça iyi rüya gördüğünden haberim yoktu.
Tamam. Şimdi uykudan hastalıklara geçelim. Amerikalıların %80'i kronik hastalık sahibi, 65 yaşından büyüklerin %80'i iki veya daha fazla kronik hastalıktan muzdarip. 140 Milyon Amerikalı'nın en az bir kronik hastalığı mevcut. Ve toplamı 1,5 trilyon doları bulan sağlık harcamalarımızın %80'ı kronik hastalıkara ait. Diyabet bunların en başta geleni. Neredeyse 24 milyon diyabet hastası var. İşte size yeni bir harita. Bu yaklaşık bir hafta önce New York Times'da yayınlandı. Durum hiç de iyi görünmüyor. Ülkedeki 60 yaşından büyük erkeklerin %29'unda Tip 2 Diyabet mevcut. Kadınlarda, daha düşük oranda olmakla birlikte gene de çok yüksek.
Elbette artık kan şekerini, devamlı olarak ölçümlemeye yarayacak bir sensör var artık elimizde. Bence bu çok önemli,çünkü artık daha önce tetkik edilmeyen hiperglisemi ya da hipoglisemi durumlarını saptayabiliyoruz. Gördüğünüz bu kırmızı noktalar parmaktan alınan kan değerleri, ki bu hastada her iki uçtaki değerleri kaçırmış durumdalar.
Ama sürekli takip ile hayati verilerin tamamını izlemek mümkün. Bu tekniğin geleceğinde ölçümlemeyi yara bandı gibi bir cihaza indirgemek hedefleniyor. Bu o kadar da uzak bir gelecek değil. Şimdi size kablosuz tıp için olası 10 hedefi hızlıca göstermeme izin verin. Bunların tamamını yapmak mümkün. Bazıları neredeyse uygulamaya geçecek durumda, bazıları ise o ya da bu şekilde günümüzde uygulanıyor bile.
Alzheimer hastalığı, beç milyon kişiyi etkiliyor. Ve bu hastaların hayati verilerini günlük aktivitelerini veya dengelerini izleyebilirsiniz. Astım, çok fazla kişide var. Havadaki polen sayısı, havanın niteliği, solunum sayısı. Meme kanseri -- Size çok kısa bir örnek göstereceğim. Kornik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), Depresyon -- duygulanım bozukluklarında çok iyi sonuç veren bir yaklaşım bu. Diyabet. Demin bahsettim. Kalp yetmezliğinden de bahsettik. Hipertansiyon -- 74 milyon kişi süreki kan basıncı takibi sayesinde çok daha etkin tedavi edilebilir ve komplikasyonlar engellenebilir. Obesite, bundan da bahsettik. ve uyku bozuklukları.
Bu yöntemler dünya çapında uygulanabilir. Akıllı telefonlara ve cep telefonlarına erişim bugün olağanüstü boyutlarda. The Economist dergisindeki bu makale gelişmekte olan ülkelerdeki sağlık konusundaki fırsatları çok güzel bir şekilde özetliyor. "Cep telefonları, çok daha fazla sayıda insanın yaşantısı üzerinde daha öncekil teknolojilerden çok daha fazla ve hızlı bir etkiye sahip." Bu daha sağlık alanına geçmeden gördüğümüz durum. Yaşlanma: çok ciddi bir problem. her yıl 300.000 kalça kemiği kırılıyor. Ancak çözümler sıradışı, çok değişik şeyleri içeriyorlar.
Bahsetmek istediklerimden biri de bu: iShoe, yaşlıların denge ve pozisyon duyusunu artırarak düşmeleri önleyen bir başka algılayıcı örneği. Pekçok farklı teknik değişik kablosuz algılayıcılar kullanıyor. Böylelikle tıbbı değiştirerek hizmetin sürekli olduğu bir hale getirebiliriz, prematür bebeklerden, henüz doğmamış çocuklardan yaşlılara kadar; farmasötik ortam değişiyor; dünya üzerinde hastalığın etki alanı gitgide değişiyor -- umarım size bunu biraz olsun gösterebimişimdir.--
Bu süreci hızlandırabilecek iki şey var. Bunlardan biri bu konulara adanmış bir enstitü kurmak --ki çok şanslıyız-- bu iş Qualcomm ile birlikte Scripps'in işe el atması ile başladı daha sonra Gary ve Mary West 'ın da katkısı ile bir kablosuz sağlık enstitüsü temelleri atıldı. San Diego bu iş için çok uygun bir yer. 650'den fazla kablosuz iletişim şirketi mevcut, ki bunlardan 100 kadarı kablosuz sağlık uygulamaları üzerine çalışıyor. Ticaretin bir numaları merkezlerinden biri ve ilginçtir ki 500'den fazla biyoloji firmasına da ev sahipliği yapıyor.
Kablosuz enstitü, West Kablosuz Sağlık Enstitüsü, bu akşam aramızda olan gerçekten de olağandışı iki insandan köken alan bir fikir. Gary ve Mary West. Onları bu fikre destek verdikleri için alkışlıyorum. (Alkışlar) Bu müthiş hayırsever girişim, tüm bunları mümün kıldı, yakında açılacak olan kar amacı gütmeyen bir eğitim merkezi var, şöyle bir şey. Tüm bina buna ayrılıyor. Yapılmak istenen şey de bu dönemi hızlandırmak: giderilmemiş tıbbi ihtiyaçları alıp üzerinde çalışmak, yenilikler getirmek... Yeni bir baş mühendis tayin ettik, Mehran Mehregany Bu pazartesi göreve başladı. Daha sonra ürün geliştirmeye, klinik deneylerle sınamaya ve yapması en zor olan -- tıbbi uygulamarı değiştirmeye, geri ödeme koşullarına, sağlık politikalarına ve sağlık ekonomisine dikkat çekecek.
Bir diğer önemli konu da, bü süreci hızlandıracak bu harika enstitünün yanısıra ona verilecek yön, ki bu da tıbbın artık dijital hale geldiğini kabul etmekle mümkün. Eğer biyolojiyi, moleküler ve genomikleri kablosuz iletişimi ve fizyolojik fenotipleri algılayabilirsek bu müthiş olur. Böylece daha önce sahip olmadığımız bir bütünsel bilgiye ulaşabiliriz. 80'den fazla önemli hastalığin genetik kodu artık biliniyor, bu gerçekten de olağanüstü: son ikibuçuk yılda hastalıkların altında yatan nedenlere ait öğrenilen şeylerin miktarı, insanoğlunun tarih boyunca öğrendiklerinden daha fazla. Bunların hepsini bir araya koyduğunuzda, örneğin bir iPhone uygulaması ile genotipinize göre bir ilaç tedavisi alabilirsiniz. ancak gelencekte -- şu anda ortak değişkenlere bakarak kimin ileride Tip II Diyabet olacağını söyleyebiliyoruz ama bu gelecekte daha düşük değişkenlere bakarak da söyleyebileceğimiz birşey. farklı genlere bakarak kimin meme kanserine yakalanacağını söyleyebiliriz. Kimin atrial fibrilasyon geçireceğini de.
Son olarak bir başka örnek: ani kalp durması. Bu hastalıkların her biri için ayri bir algılayıcı mevcut. Diyabeti için şeker ölçüm cihazı ile engelleyebiliriz. Ortaya çıkmasını engelleyebilir ya da erken tanı koyabiliriz. meme kanseri için hastaya bir ultrason cihazı verebiliriz. Atrial fibrilasyon için bir iRitim flasteri, ani kalp durması için ise hayati verileri izleyen bir monitor. ABD'de yılda 700.000 kişi ani kalp durmasından ölüyor.
Umarım sizleri ikna edebilmişimdir -- bu teknolojilerin hastanelerdeki klinik uygulamalara etkisi çok derin farklı hastalıklara ve durumlara karşı etkileri ise bir o kadar etkileyici. Bu teknolojiler, bireysel tıbbi hizmetleri yeni bir boyuta taşıyor, ve fazlasıyla yenilikçiler. Ve bence tıbbın küçük çirkin ördek yavruları. Dinlediğiniz için teşekkür ederim.
Got an idea, question, or debate inspired by this talk? Start a TED Conversation, or join one of these:
Eric Topol, yakında akıllı telefonlarımızı kullanarak yaşamsal verilerimizi ve kronik hastalıklarımızı kontrol edeceğimizi anlatıyor. TEDMED'de gelecekte, tıp alanında -- hepimizi hastane yataklarından uzak tutma konusunda yardımcı olacak -- tıp bilimine yön verecek kablosuz cihazlara dikkatimizi çekiyor.
Eric Topol is a leading cardiologist who has embraced the study of genomics and the latest advances in technology to treat chronic disease. Full bio »
Translated into Turkish by Isil Arican
Reviewed by Sancak Gülgen
Comments? Please email the translators above.
18:55 Posted: Jun 2009
Views 265,018 | Comments 94
04:14 Posted: Jul 2009
Views 271,223 | Comments 72
16:54 Posted: Feb 2010
Views 195,741 | Comments 87
Just follow the guidelines outlined under our Creative Commons license.
This comment will be attributed to . Not ? Sign out.