Follow TED
Be the first to know about new TEDTalks, TED news and other announcements.
Click on any phrase to play the video from that point.
Bugün burada sanatçı ve teknoloji uzmanı ve film yapımcılarından oluşan, son dört yıl boyunca dikkate değer bir film projesi üzerinde birlikte çalışmış bir takımı temsil ediyorum. Bu süre içerisinde bilgisayarda yapılan canlandırmada bir atılım yarattılar.
Şimdi size filmden bir bölüm göstermek istiyorum. Umarım teklemez. Ve eğer işimizi iyi yapmışsak, bu işe karıştığımızı anlamayacaksınız bile.
Film: Bu nasıl mümkün olabilir bilmiyorum ... ama sanki daha çok saçın var.
Benjamin Button: Sana herkesten giderek yaşlı değil de ... genç hale geldiğimi söylesem?
BB: Üzülmene gerek yok. Yaşlı olmak kötü bir şey değil.
BB: Annem ile Tizzy'nin fısıldaştıklarını duydum. ve yakında öleceğimi söylediler. Ama... belki ölmem.
Kız: Sen tanışmış olduğum herkesten farklısın.
BB: Birçok değişiklikler vardı ... bazılarını görebilir, bazılarını ise göremezdin. Tüyler her türlü yerde uzamaya başladı, diğer şeylerle beraber. Yine de kendimi gayet iyi hissettim.
Ed Ulbrich: Bu "Benjamin Button'ın Tuhaf Hikayesi"nden bir bölümdü. Birçoğunuz hikayeyi duymuş ya da izlemiş olabilirsiniz, ama bilmiyor olabileceğiniz şey, filmin yaklaşık ilk bir saati boyunca Brad Pitt tarafından oynanan ana kahraman Benjamin Button'ın boynunun yukarısından itibaren tamamen bilgisayar tarafından yaratılmış olduğudur. Şimdi, burada hiçbir yapay vücut bölümü oluşturan makyaj kullanılmamış, ya da Brad'in resmi başka bir aktörün vücudunun üstüne uygulanmamıştır. Tamamen dijital bir insan kafası yaratmıştık.
Bu yüzden biraz projenin tarihçesinden bahsederek başlamak isterim. Bu F. Scott Fitzgerald'ın bir kısa hikayesinin uyarlamasıdır. Yaşlı doğup, yaşamını tersine doğru yaşayan bir adam hakkında. Şimdi, bu film Hollywood çevresinde yarım yüzyıla yakın bir süre dolaşmıştı ve biz projeye ilk olarak 90'ların başında yönetmen Ron Howard ile karıştık. Birçok toplantı yaptık ve projeyi ciddiyetle göz önünde tuttuk. Ama zaman içinde vazgeçmek zorunda kaldık. İmkansız sayılıyordu. Ters yaşlanan bir adamı tasvir etmek günümüz teknolojisinin ötesindeydi. İnsan formu, özellikle insan kafası endüstrimizin Kutsal Kasesi olarak düşünülmüştü.
Proje yaklaşık 10 yıl sonra tekrar bize döndü, ve bu defa yönetmenin ismi David Fincher'dı. Şimdi, Fincher ilginç bir adam. David teknolojiden korkmuyordu, ve kesinlikle çok inatçıydı. Ve David "hayır"ı kabul etmezdi. Ve David görsel efektler endüstrisinde yaptığımız gibi her şeyin mümkün olabileceğine inanırdı, yeter ki yeterli zamanın, kaynağın ve tabi paran olsun. Ve şöyle ki David'in filme çok değişik bir bakış açısı vardı ve bizi bir mücadeleye davet etti. Filmin baş kahramanının doğumundan ölümüne kadar tek bir aktör tarafından canlandırılmasını istiyordu. O kişi ise bu adam oluverdi.
Bir eleme ve keşfetme yöntemi izledik David ile beraber, ve tabi değiş tokuş yaparak aktör eledik. Bir fikir şuydu: farklı aktörler oynatacaktık ve aktörden aktöre geçiş yapacaktık.
Makyaj kullanma fikrini bile ortadan kaldırdık. Yapay deri yapıcı makyajın tutmayacağını anladık özellikle de yakın planda. Ve makyaj ilave isteyen bir yöntemdir. Yüzü geliştirmeniz gerekir. Ve David, Brad'in yüzünü karakterine yaşlılık vermesi için derince oymak istedi. Çok sempatik bir karakter olması gerekiyordu. Bu yüzden bir dizi küçük insana Benjamin'in farklı vücutlarını hayatının farklı evrelerinde oynayacakları roller vermeye karar verdik ve aslında bilgisayarda Brad'in kafasının yaşlanmış hali olan Benjamin'i yaratacaktık ve bunu asıl aktörün vücudunun üzerine ekleyecektik. Kulağa müthiş geliyordu.
Tabi ki bu endüstrimizin Kutsal Kase'siydi ve bu adamın dünya çapında bir ikon olma durumu da bir yardımda bulunmadı, çünkü eminim ki eğer bir kere bile olsa markette sırada beklediyseniz bilirsiniz, onun yüzünü çok sık görürüz. Bu yüzden fazla hataya yer yoktu. Katılan iki film stüdyosu vardı: Warner Brothers ve Paramount. Ve tabi ki her ikisi de bunun harika bir film oluşturacağına inandılar, ama çok yüksek riskli bir teklifti. Çok fazla para söz konusu idi ve itibar tehlikedeydi. Ve çok sağlam, işe yarayabilir bir yöntemimiz olduğuna inanıyorduk ...
Ama sözlü güvencelerimize karşın bir kanıt istediler. Ve böylece 2004'te Benjamin'in bir ekran testini yapmamızı istediler. Ve biz bunu yaklaşık beş hafta içinde yaptık. Ama çok fazla hile ve kısayol kullandık. Toplantıdan geçmek için basitçe bir şeyleri bir araya getirdik. Şimdi sizin için durumu biraz toparlayacağım. Bu Benjamin Button için yapılan ilk testti. Ve burada bunun bilgisayarca üretilmiş bir kafa olduğunu görebiliyorsunuz. Bu gayet iyi. Bir aktörün bedeninin üst tarafına eklenmiş. Ve işe yaradı. Ve bu da stüdyoda büyük bir rahatlama yarattı. Yıllarca sürmüş olan başlama ve durdurma kararlarından sonra, o zor kararı vererek, sonunda filme yeşil ışık yakmaya karar verdiler. Ve doğrusu bizi kutlayan ve filmin onaylandığını söyleyen o telefon görüşmesinde gerçekten kustuğumu hatırlayabiliyorum. (Kahkahalar) Bilirsiniz, bu zorlayıcı bir şeydir.
Bu yüzden erken takım toplantıları yapmaya başladık ve herkesi biraraya topladık ve başlangıçta daha çok bir terapi gibiydi, birbirimizi ikna ediyor ve birbirimize bunun altından kalkabileceğimiz konusunda güvence veriyorduk. Filmin bir saatini bir karakterle geçirmek zorundaydık. Ve bu bir özel efekt filmi değildi; bir insan olmalıydı. Kendimizi gerçekten 12 adımlık bir bağımlılık tedavi programında gibi hissediyorduk. Ve tabi ki ilk adım da şudur: bir problemin olduğunu itiraf et. Şöyle ki büyük bir problemimiz vardı. Bunu nasıl yapacağımızı bilmiyorduk. Ama bir şeyi biliyorduk. Görsel efektler endüstrisinden olan bizler, David ile beraber şimdi yeterli zamana, yeterli kaynaklara sahip olduğumuza inandık ve, Tanrım, yeterli paraya sahip olduğumuzu umduk. Ve yöntemleri ve teknolojiyi gerçekleştirebilmeye yetecek tutkumuz vardı.
Şöyle ki, böyle bir şey ile yüzyüze kaldığınız zaman, tabii ki onu bölmek zorunda kalırsınız. Büyük problemi alırsınız ve onu küçük parçalara bölersiniz ve bunlara hücum etmeye başlarsınız. Böylece odaklanmak zorunda olduğumuz üç ana alan belirledik. Brad'i oldukça yaşlı göstermemiz gerekiyordu. 45 yıl ya da daha fazla yaşlandırmamız gerekiyordu. Ve ayrıca Brad'in kişisel özelliklerini, ufak tiklerini, onu o yapan küçük incelikleri alabildiğimize emin olmamız gerekiyordu ve bunu yöntemimiz boyunca nakletmeliydik ki bu ayrıntılar beyazperdede Benjamin'in üzerinde de görünsün.
Ayrıca gerçekten her koşulda işlerin altından kalkabilecek bir karakter yaratmalıydık. Engin güneş ışığında, gece vaktinde, mum ışığı altında yürüyebilmeliydi, oldukça samimi bir anlatıma sahip olmalıydı, kouşma yapmalıydı, koşabilmeli, terleyebilmeliydi, banyo yapabilmeli, ağlayabilmeliydi, hatta kusmalıydı. Hepsi aynı anda değil tabi. Ama bilirsiniz, bu şeylerin hepsini yapmalıydı.
Ve bu iş, filmin yaklaşık ilk bir saatini doldurmalıydı. 325 civarı çekim yaptık. Şöyle ki Benjamin'in her insanın yapabileceği şeyleri yapmasına olanak tanıyacak bir sisteme ihtiyacımız vardı. Ve fark ettik ki, 2004'teki teknoloji seviyesi ile bizim olmasına ihtiyacımız olan arasında büyük bir uçurum vardı.
Bu yüzden motion capture (hareket yakalama) teknolojisine yoğunlaştık. Birçoğunuzun motion capture görmüş olduğunuza eminim. Zamanın en büyük teknolojisi, temelinde işaretleyiciler olan, "hareket yakalayıcı" olarak adlandırılan bir şeydi. Size burada bir örnek vereceğim. Basitçe şöyledir; tek parça streç bir giysi giyersiniz ve vücudunuzun üzerine bazı yansıtıcı işaretleyiciler koyarlar, kamera yerine bunu kullanırlar. Belirli bir hacimde kızılötesi sensörler vardır ve bu kızılötesi ışınlar işaretleyicilerin üç boyutlu pozisyonlarını takip ederler. Bundan sonra animatörler bu işaretleyicilerin hareket verilerini alabilir ve bilgisayarca yaratılmış karaktere ekleyebilirler. Sağ tarafta dansçı olarak aynı karmaşık hareketi yapan bilgisayar karakterlerini görebilirsiniz.
Ama aynı zamanda yüzde işaret izleyici kullanmakta olan diğer filmlere de baktık. Bu filmlerdeki espri de işareçileri insan yüzüne koyma ve aynı süreci izleme. Ve gördüğünüz gibi berbat bir verim alıyorsunuz. Bu, çok da saygı uyandırıcı değildi. Ve farkına vardık ki, ihtiyacımız olan şey işaretleyiciler arasında gidip gelen bilgiydi. Derinin inceliklerine ihtiyacımız vardı. Derinin, kemiğin üstünde hareket eden kasın üzerindeki hareketini görmemiz gerekiyordu. Tüm bunların kıvrım, kırışık ve çukurlarına ihtiyacımız vardı.
İlk keşfimiz günümüz teknolojisinden, şimdiki durumdan, sanatın halinden tamamen uzaklaşmak ve bunları yarıda kesmekti. Bu yüzden motion capture kullanmayı bıraktık. Ve şimdi güvenli alanımızdan oldukça uzakta ve bilinmeyen bir bölgedeyiz. Sonunda "teknoloji türlüsü" olarak adlandırdığımız bir fikirle kalakalmıştık. Başka alanları seçmeye başladık ve fikir şuydu: teknolojinin mücevherleri veya altın külçeleri olan başka işletmelerin ortaya çıkardığı tıbbi görüntüleme ya da video oyunu alanı gibilerini bulacaktık ve onları tekrar düzenleyecektik. Ve bir çeşit sos yaratmak zorunda kaldık. Ve sos, bizim bu bambaşka teknoloji parçalarını biraraya getirmesi ve bir bütün olarak çalıştırmasını sağlaması için yazmış olduğumuz bilgisayar yazılımındaki kod idi.
İlk olarak Dr. Paul Ekman isimli bir beyefendinin 70'lerin başında yapmış olduğu kaydadeğer bazı araştırmaları ile karşılaştık. İnsan yüzünün kataloğunu yapabileceğine inanıyordu. Ve Yüze Ait Hareket Kodlama Sistemi fikrini ortaya çıkardı. İnsan yüzünün 70 temel pozu veya şekli olduğuna inanıyordu ve yüzün bu pozları veya şekilleri biraraya getirilerek, insan yüzünün yapabileceği sonsuz hareketlerin oluşturulabileceğine inanıyordu. Ve tabi ki bunlar yaş, ırk, kültür, cinsiyeti aşan şeylerdi. Bu, biz ilerledikçe araştırmamızın temeli oldu.
Ve sonra dikkat çekici Contour isimli bir teknoloji ile karşılaştık. Ve burada yüzüne nokta nokta fosforlu makyaj yaptıran bir denek görebilirsiniz. Ve şimdi baktığımız şey "işaret yakalayıcı"ya karşı gerçek bir "yüzey yakalayıcı" yaratmak. Denek bir dizi kamera içeren bir bilgisayarın karşısında duruyor ve bu kameralar, kare kare denek o anda ne yapıyorsa onun geometrisini yeniden kurabiliyor. Böylece denekle eş zamanda etkili bir şekilde üç boyutlu veri alabiliyorsunuz. Ve bir karşılaştırmaya bakarsanız, solda, hacimsel verilerin bize verdiklerini görüyoruz ve sağda işaretleyicilerin bize ne verdiğini görüyorsunuz. Açıkçası, bunda diğerlerinden oldukça iyi bir yerdeydik. Ama bunlar bu teknolojinin ilk günleriydi ve henüz gerçekten kanıtlanmamıştı. Ama biz verilerin karışıklık ve uygunluklarını çokgen sayımı cinsinden yaparız. Ve böylece, sol tarafta 100.000 çokgen görüyorduk. Milyonlarca çokgene çıkabilirdik. Sonu yok gibi görünüyordu.
Bu "işte!" dediğimiz zamandı. Büyük buluş buydu. Bu, "Tamam, iyi olacağız. Bu gerçekten işe yarayacak." dediğimiz zamandı. Ve "işte!" dediğimiz şey şuydu; eğer Brad Pitt'i alsak ve Brad'i bu alete koysak, Contour yöntemini kullanarak ve be fosforumsu makyajı nokta nokta boyayarak uygulayıp onu siyah ışıkların altına koysak aslında onu gerçek zamanda Ekman'ın FACS pozlarını oynarken tarayabilirdik. Öyle değil mi? Böylece, etkili bir şekilde elimizde Brad Pitt'in yüzünün yapabileceği her şeyin 3 boyutlu bir veritabanı elimize geçerdi. (Kahkahalar)
Aslında buradan, bu yüzleri daha küçük parça ve yapılarına ayrıştırdık. Böylece gerçekten binlerce ve binlerce ve binlerce şekil elde ettik. Yüzünün yapabileceklerinin tüm olasılıklarının eksiksiz bir veritabanı.
Şimdi, bu müthiş, onun 44 yaşında olması dışında. Bu noktada ona bir 40 yaş daha eklememiz gerekiyordu. Rick Baker'ı getirdik, ve Rick endüstrimizin büyük makyaj ve özel efekt ustalarından biridir. Ve bir de Kazu Tsuji isimli bir beyefendiyi getirdik, ve Kazu Tsuji zamanımızın müthiş fotoreal heykeltraşlarından biridir. Ve biz onları Benjamin'in bir maket ya da büstünü yapmaları için görevlendirdik. Şöyle ki, "Yüce Örtü Açma" ruhu adına -- bunu yapmak zorundaydım -- bir şeyin örtüsünü kaldırmalıydım. Sonuç olarak, bu 80'lik Ben. Bunlardan üç tane yarattık. 80'lik Ben var, 70'lik Ben var, 60'lık Ben var. Ve bu gerçekten ilerlemenin bir şablonu haline geldi.
Şimdi bu, Brad' in vücut kaplamalarından yapılmıştı. Böylece anatomik olarak aslında doğru. Gözler, çene, dişler ... her şey gerçek adamınkilerle mükemmel bir şekilde uyuşmakta. Yüksek bir çözünürlükte, bu maketleri bilgisayarda tarattık. Muazzam sayıda çokgen. Ve böylece Benjamin'in üç tane yaş artışını bilgisayarda elde ettik.
Ama onun bundan daha fazla yapabileceklerini içeren bir veritabanına ihtiyacımız oldu. Daha sonraları "yeniden hedeflenme" olarak isimlendirilecek bir yöntem izledik. Bu, Ekman FACS pozlarından birini yapan Brad. Ve burada da bundan gelen veriler var, bir de bu verilerden gelen model, ve "yeniden hedefleme" de bu verileri başka bir modele aktarma işlemi. Ve Benjamin'in vücut kaplaması ya da büstü -- maketi -- Brad'den yapılmış olduğu için, 44 yaşındaki Brad'in verilerini 87 yaşındaki Brad'e aktarabiliyorduk. Böylece şimdi, Brad Pitt'in yüzünün 87 yaşında, 70'lerinde ve 60'larında yapabileceği her şeyin 3 boyutlu veritabanına sahiptik.
Sonra çekim işlemlerini yapmamız gerekiyordu. Tüm bunlar olurken, New Orleans ve dünya etrafındaki diğer mekanlara gittik. Ve vücut oyuncularımızı çektik ve onları mavi başlıklar giyerken çektik. İşte bu Benjamin'i oynayan beyefendi. Ve mavi başlıklar bize iki şeyde yardım etti: birincisi, kafalarını kolayca silebiliyorduk ve bir de kafalarına izleyici işaretleyiciler taktık, böylece kamera hareketini ve lens optiğini vücuttan tekrar yaratabiliyorduk.
Ama şimdi görsel Benjaminimizi kullanmamız için Brad'in performansına ihtiyacımız vardı. Ve böylece stüdyo dışında geriye kalan film oyuncuları ve vücut oyuncularıyla çekilmiş olan filmi hazırladık ve yaklaşık altı ay sonra Brad'i Los Angeles'taki bir ses sahnesine getirdik ve o, ekranda izledi ve onun işi bundan sonra Benjamin haline gelmekti. Ve böylece sahneleri bir araya getirdik. Hepsini tekrar tekrar izledi. Onu doğaçlama yapması konusunda cesaretlendirdik. Ve o Benjamin'i, bizim gitmeyeceğini düşündüğümüz ilginç ve sıradışı yerlere götürdü. Onu dört HD kamerasıyla çektik. böylece onun birçok görünüşünü elde edecektik ve sonra David diğer oyuncularla beraber, filmle en çok örtüştüğünü düşündüğü Brad'in Benjamin halindeki çekimlerini seçecekti.
Buradan görüntü analizi adı verilen bir yönteme gittik. Ve böylece burada, yine, seçilmiş çekimi görebilirsiniz. Ve şimdi Ben 87'ye aktarılmakta olan verileri görüyoruz. Ve bunda ilginç olan şey şu, görüntü analizi denilen bir şey kullandık bu Benjamin'in yüzünün farklı elemanlarından zaman birimleri almaktı. Ve böylece onun, diyelim ki, sağ kaşını seçebiliyorduk. Ve bilgisayar yazılımı bize şöyle diyebiliyordu; 14. karede sol kaş buradan buraya hareket etmeye başladı ve hareketini 32. karede tamamladı. Ve böylece bundan verileri almak için yüzdeki pozisyonların numaralarını seçebiliyorduk.
Ve sonra, teknoloji türlümüzdeki bahsettiğim sos, gizli sos, etkili bir şekilde Brad'in canlı performansını veritabanımızdaki yaşlanmış Benjamin ile, elde ettiğimiz FACS şekilleri ile eşleştirmemizi sağlayan bilgisayar yazılımıydı. Kare kare temelinde aslında Brad' in performansıyla kesin bir şekilde uyuşan 3 boyutlu bir kafa yaratabildik.
Böylece bu da bitmiş çekimin filmde nasıl ortaya çıktığıydı. Ve burada vücut oyuncusunu görebilirsiniz. Ve sonra bu bizim "ölü kafa" diye adlandırdığımız şeydi, Jerry Garcia'ya atıfta bulunmuyorum.
Ve sonra burada da, şimdi, performansın zaman kesitleriyle birlikte olan yeniden biçimlendirilmiş performans var. Ve sonra, yine final çekimi. Çok uzun bir işlemdi. (Alkışlar)
Burada bir sonraki bölüm, bunun üzerinden hızlıca geçeceğim, çünkü bundan sonraki sayılı slaytlar hakkında ayrıca bir TEDTalk yapabiliriz.
Bir ışıklandırma sistemi oluşturmak zorundaydık. Şöyleki, gerçekten, işlemlerimizin büyük bir kısmı Benjamin'in belirmek zorunda olduğu tüm yerlerde bir ışıklandırma ortamı yaratmaktı, böylece Ben' in kafasını herhangi bir sahneye koyabilirdik ve bu gerçek dünyadaki diğer aktörlerin üzerinde kullanılan ışıklandırmayla birebir örtüşürdü.
Aynı zamanda bir göz sistemi oluştumak zorundaydık. Atasözünü bilirsiniz, "Gözler ruhun penceresidir" bu kesinlikle doğru. Böylece buradaki kilit nokta, herkesi Ben'in gözlerinin içine bakar şekilde tutmaktı. Ve eğer sıcaklığı hissedebildiyseniz, ve insancıllığı, ve gözlerinden okunan amacını hissedebildiyseniz bu başarılı olacağız demektir. Böylece neredeyse iki tam yıl boyunca, göz sistemine yoğunlaşmış bir adamımız vardı.
Ayrıca bir ağız sistemi oluşturmalıydık. Brad'in diş yapılarından çalıştık. Zaman boyunca dişleri yaşlandırmalıydık.
Ayrıca, kelimelerini telaffuz edebilmesi için anlaşılır bir dil yaratmamız gerekiyordu. Yazılımda dili anlaşılır hale getirmek için yazılmış ayrı bir sistem vardı. Yaklaşık altı ay boyunca dile tahsis edilmiş bir adamımız vardı. Çok popülerdi.
Deri değişimi: başka bir uğraştı. Deri kesinlikle sahici olmalıydı, ve o bir de yaşlılar evindeydi, bir huzurevinde diğer yaşlı insanlarla beraberdi, bu yüzden tam olarak diğerleri gibi görünmesi gerekiyordu. Şöyle ki deri bozulması çok iş gerektiriyor, bazı durumlarda görürsünüz ki işe yaramıştır bazı durumlarda kötü görünmüştür, bu bizim sürecimizdeki çok çok çok erken testlerden. Etkili bir şekilde dijital bir kukla yarattık, böylece Brad Pitt kendi yüzü üzerinde çalışabilecekti. Gelip, davranış yorumlayacak ya da performansını arttıracak hiçbir animatöre gerek yoktu.
Aslında, sonunda "dijital Botox etkisi" diye adlandıracağımız bir şey oluşturmuştuk. Böylece işler bu süreç çerçevesinde ilerlediğinde, Fincher her zaman şöyle dedi "Bu, performansın köşelerini kum püskürterek yavaş yavaş yuvarlaklaştırıyor." Ve yöntemimizin ve teknolojimizin yapamadığı tek şey vardı; amacı anlayamıyordu, oyuncunun niyetini. Bu yüzden bir gülümsemeyi gülümseme olarak görüyordu. Alaycı bir gülümsemeyi veya mutlu bir gülümsemeyi fark edemiyordu veya hüsran dolu bir gülümsemeyi. Bu da insanları ya o tarafta ya da bu tarafta olmaya itiyordu.
Ama sonunda tüm yönteme ve bütün teknolojiye "his yakalama" dedik, "hareket yakalama"nın tam karşıtı olarak. Bir de şimdi bakın.
Brad Pitt: Şöyle ki, annnem ile Tizzy'nin fısıldaştıklarını duydum ve yakında öleceğimi söylediler, ama... belki ölmem.
Ed Ulbrich: 18 dakikada dijital bir insan işte böyle yaratılır. (Alkışlar)
Hızlıca birkaç gerçekten bahsetmek istiyorum. Bu gerçekten 155 insanın iki yıldan fazla zamanını aldı ve 60 saç şekli ve tamamen dijital bir saç kesiminden bahsetmedik bile. Ama, işte Benjamin. Teşekkür ederim.
Got an idea, question, or debate inspired by this talk? Start a TED Conversation.
Dijital efektlerin ustası Ed Ulbrich, takımının Brad Pitt'in yüzünün genç ve yaşlı halini dijital olarak yaratmasına olanak tanıyan Oscar ödüllü teknolojiyi açıklıyor.
At Digital Domain, Ed Ulbrich works at the leading edge of computer-generated visuals. On a recent project, filmmakers, artists, and technologists have been working at a breakthrough point where reality and digitally created worlds collide. Full bio »
Translated into Turkish by Özge Aslan
Reviewed by Ahmet Yükseltürk
Comments? Please email the translators above.
18:02 Posted: Jan 2008
Views 1,170,379 | Comments 161
Just follow the guidelines outlined under our Creative Commons license.
This comment will be attributed to . Not ? Sign out.