Follow TED
Be the first to know about new TEDTalks, TED news and other announcements.
Click on any phrase to play the video from that point.
Kurt Andersen: Çoğu mimar gibi David de ilgiyi üzerinde toplamak istiyor ama kendisi az konuşur -- ya da en azından öyleymiş gibi davranıyor -- o yuzden de konuşmak yerine benim sorular sormamı istedi. Aslında, hakkında konuşacağımız konuyu, sanırım, bir hitabetten ziyade daha uygun olacaktır. Ve sanırım söyleşinin ilerleyen zamanında bazı haber kesitleri izleyeceğiz.
Dan Rather: Dünya Ticaret Merkezine 11 Eylül'de yapılan saldırıdan beri birçok insan New York şehir merkezine 6.5 hektarlık mezarlığı görmeye ve hürmetlerini göstermek için akın ettiler. Şimdi, CBS'ten Jim Axelrod'un bildirdiğine göre, insanların gelip manzarayı izleyebilecekleri yeni bir yerin son rötuşları yapılıyor.
Jim Axelrod: Empire State binasını ya da Özgürlük Anıtı'nı unutun -- New York'ta yeni bir yer doğuyor. Bu kalabalığın en fazla olduğu yer -- Sıfır Noktası.
Turist: Üvey kızımı Indianapolis'ten alıp buraya getirdim. Bu -- New York şehrinin turistlik yerlerinin haricinde bir yerdi -- Bu onun en favori seçimiydi.
Jim Axelrod: Binlerce kişi şimdi Aşağı Broadway'de kuyruk oluşturdu.
Turist: Bu olay olduğundan beri buraya gelmek istiyordum.
J.A: Hatta en soğuk kış günlerinde bile. Onurlandırmak ve hatırlamak için.
Bu gerçeklik, bu biziz. Tam burada oldu. Bu bizden bir parça.
J.A: Çok fazla kişi, gerçekten de görülüyor ki biraz problem oldu.
Turist: Ama bence herkesin sinirleri gerildi çünkü ne olduğunu görmek için daha da yakınlaşamıyorlar.
JA: Ama bu değişmek üzere. Rekor bir zamanda, bir mimar takımı ve inşaat işçileri bu sorunu çözmek için yeni bir izleme platformu tasarladı ve inşa etti ve insanları birbirine yaklaştırdı.
Çalışan: Muhteşem bir görüş açısına sahip olacaklar ve bence bu yıkım yerinin tüm bütünlüğünü anlıyacaklar.
JA: Eğer düşünürseniz, Sıfır Noktası Amerika'daki hiçbir turistik yerlere benzemez. Büyük Kanyon'dan veya Washington Anıtı'ndan aksine insanlar buraya artık burda olmayan birşeyi görmeye geliyor.
David Rockwell: İnsanların buraya geldiklerinde ilk farkına varacakları şey gördükleri şey bir inşaat sitesi değil de muazzam büyüklükte hareket eden mezarlık olacaktır.
JA: Duvarlar boş bırakıldı, böylece insanlar onları tüm çevre boyunca kendi anılarını ile doldurabilecekler.
Turist: Bu olay bizi derinden etkiledi.
JA: Ramplar basit bir maddeden yapıldı -- şantiyede rastlayabileceğiniz bir çeşit kontraplak -- geçekten bütün önemi de bu. Amerika'nın en büyük yıkımına karşın insanlar tekrar inşa ediyor. Jim Axelrod, CBS Haber, New York.
KA: Bu duygusallık içeren belli bir konu değil ama kesinlkle sen -- biliyorum, bu tabiri sevmiyorsun -- bir eğlence mimarısın David. Oldukça zevk alarak ve hatta hedonik (hazcı) bir şekilde çalışıyorsun.
KA: Tamam, bu tamamen zevk ile alakalı -- kumarhaneler, oteller ve restoranlar... Peki nasıl hepimizi şaşırtabildin? -- özellikle de New York'lu bizleri-- 11 Eylül acısını nasıl kendi arzularına dönüştürebildin?
DR: Aslında tüm olay 11 Eylül sonrası kendimi gerçekten bu rolde hissetmemdi -- herşeyden önce, Tribeca'da yaşayan biri gibi ve yakın çevresi harap olmuş ve burdan bir mil uzakta çalışan biri gibi -- 100 insan benimle çalışmaya zorlayan bir rol içindeydim, çünkü amacım, şu anda var olan yeri yapabilmedeki coşkuyu aynı seviyede tutabilmekti. Esasında, "Hoşnutluk" (Pleasure) adlı ve boşlukta duyusal zevk hakkında olan bir kitabı bitirmekteyiz
Ama size söylemem gerekir ki -- bunu yapabilmek imkansız oldu. Gerçekten de donduk kaldık. Kendimi 11 Eylül sonrası Cuma günü -- iki gün sonrası -- hiç kimseye hiçbirşey yaptıramayacak bir halde buldum. Ofisi iki gün kapalı bıraktık.
Ve diğer mimarlarla görüşmemiz zamanlarda, basında, insanların kuleleri tekrardan inşa edilmesi gerektiğini söylediklerini duyduk -- 50 kat daha yüksek inşa edilmesi gerektiğini. Ve düşündüm ki, daha taze bir yaranın üzerinde sanki bir yarış varmış gibi düşünmek hayret verici birşey. Bir dizi görüşmede bulundum -- ilki bu konuda bizle iş birliğinde bulunan Rick Scofidio ve Liz Diller'di ve birkaç kişi daha vardı -- ve biz bunla alakalı birşeyler yapmamız gerektiğini hissettik. Ve bu insanların yeni yerler meydana getirmesi, nihai yardım şeklimiz ahkam kesme veya senaryolar uydurma değildi yalnızca hemen yardım etmekti. Bu yüzden bir grup olarak bir çeşit SWAT takımı gibi bir forma geldik. Ve işte bu bizim üstesinden geleceğimiz bir görevdi.
KA: Aniden isteklerini karşılıyor olabileceğinin -- bir tasarımcı olarak eylemlerin istediğini elde etme olduğu gibi -- bilincinde miydin?
Aslında bakarsanız, ne olduğumun farkındaydım, karşımızda başarılması zor bir iş vardı. Bundan önce birkaç projeye katılmam için teklifler geldi. PS 234 diye bir okul vardı, Sıfır Noktasının alt tarafındaydı ve tahliye edilmişti Okulu bırakıp gittiler 20 - 30 kadar mimar ve sanatçıyı topladık ve dört günden fazla zamanda -- sanki şehirde ahır yapar gibi -- onu yenilemek için herkes yardımcı olmak istedi. Bu gerçekten sıradışıydı. Tom Otterness, Maria Kalman katkıda bulundu ve bu, bizim için psikoterapik bir deneyim oldu.
KA: Ve bu yapıldı, verimli şekilde, üç haftada -- sekiz Kasım veya yakın bir zamanda mı?
KA: Anlaşılıyor ki, bu kadar önemli bir projeyi yapmak için -- ki sadece dördünüzden biri, sen tüm siteyi tasarladın -- sizler oldukça karışık birşeye karşı hamle yaptınız, peki kökleşmiş bürokrasiyi ve güçleri barındıran New York politikasında ve mülkiyetinde nelerle karşılaştınız?
DR: Bu komik bir olaydı. PS 234'ü bitirdik ve küçük bir grup olarak akşam yemeğine gittik. Aslında bana tekrar inşa etmem için AIA birliğinin başkanı olmam teklif edildi. Birkaç toplantıya katıldım. Orda uzun dönem altyapıyı ve şehrin tekrardan inşasını gerektiren en karmaşık büyük planlar vardı. Ve gerçek şu ki, taze yaralarımız vardı ve onları kapatmamız gerkiyordu ve bir konuşma vardı, bu işe dahil olma ve bu süreci isteme ile ilgili. Ve bu geniş kapsamlı bir grup değildi. Bu yüzden, biz de dedik ki, ne --
KA: Bu geniş kapsamlı olmayan bir grup muydu?
DR: Çok içerikli bir grup değildi. Çoğunlukla beyaz, zengin, tüzel bir gruptu şehri uygun temsil etmiyordu.
DR: Evet, şaşırtıcı. Böylece, Rick, Liz ve Kevin be ben ortak bir fikirde buluştuk. Esasında şehir bize yaklaştı. Öncelikle şehirdeki girişimimiz İskele 94 ile oldu. PS 234'te bunun nasıl çalıştığını gördük. Aileler -- ailenin kurbanları -- robot gibi bu iskeleye gidip geliyorlardı.
KA: Hudson Nehri üzerinde olan mı?
DR: Evet. Ve şehir gerçekten -- önce Tim Zagat, sonra Christyne Nicholas ve de Giuliani vasıtasıyla -- dedi ki, şimdilik İskele 94'e birşey yapmayı istemiyoruz, ama aileler için Sıfır Noktasının aşağısında bir izleme platformu var bu aileler için daha da değerli bir deneyim olacaktır ve onları kötü hava koşullarından koruyacaktır.
Bu yüzden, oraya Rick, Liz ve Kevin'in yanına gittim ve söylemem gerekir ki, hayatımın en hareketli deneyimi idi. Raylı basit bir kontraplağı görmek etkileyiciydi orda mağdur olanların aileleri notlar bırakıyordu. Biz ve deneyimimiz arasında hiç derin bir düşünce yoktu. Hiçbir filtre yoktu.
Ve 11 Eylülde 14. caddeyi hatırladım binanın çatısını -- ki biz ordan rahatça Dünya Ticaret Kulelerini görürdük -- ve konferans odasından binanın yıkılışını gördüm sekizince kata kurduğumuz televizyonda. Herkes çatıya çıkmıştı, hemen ben de çıktım. Gerçek televizyonda görünen şeyin ne kadar gerçek olduğuna zorla inanmak hayret vericiydi. Bu filtrenin rahatlığı ile ilgili birşey vardı ve, sen de bizler ile tecrübe arasında ne kadar bilgi saklıdır bilirsin. Bu yüzden bunu çok basit, şerefli bir şekilde anlamak güçlü bir tecrübedir.
Bundan dolayı, şehre geri gidip dedik ki, bizler bunu hususi olarak seçkin insanlar için bir platform tasarlama düşüncesinde değiliz ama burda bunun için belli bir zaman harcadık. Ve aynı zamanda bu şehrin de buna ihtiyacı vardı. Burdan başka gidecek yeri olmayan günlük 30 veya 40 bin kişi bu probleme çözüm bulmak için uğraşıyorlardı. Ve trafiğe çözüm bulmamız için hiçbir yolumuz yoktu. Bu yüzden bu probleme hemen çözüm bulmak ana planımızdı. Bir yöntem vardı -- bir yol olmak zorundaydı -- böylece insanları siteden uzaklaşırabilmemiz gerek.
KA: Ama sonra buna bir yol bulmak zorundaydınız -- izin almamızı gerektiren tüm yorucu işleri ve insanlarla uğraşmamız gereken işleri de atlatacağız -- sadece mali kaynak sağlayacağız. Bu, siz de bilirsiniz, oldukça adil bir şeydir. Ama bu yarım milyon dolarlık bir proje değil mi?
DR: Aslında, farkındaydık ki eğer kişisel olarak fon sağlanmasaydı asla başaramayacaktık. Ve açıkça söylemek gerek ki, Giuliani yönetimi sonuna kadar başaramamış olsaydık ulaşım birimi ile ilgilenen herkes ve polislerin hepsi -- bir kerede toplam 20 - 30 kişi ile görüşüyorduk. Ve bunlar Acil Durum Yönetim Bürosu tarafından ayarlanıyordu. Bizi gerçekten istediklerinden onların bize olan inanılmaz katkısı ve bu ihtiyacı hissetmeleri sayesinde gerçekleştirdik.
KA: Bu yüzden mi zamanla yarışıyordunuz? Çünkü Giuliani bundan üç ay sonra mı kaybetmişti?
DR: Evet. İlk yapmamız gereken bu işi bitirmekmek için bir yol bulmaktı şehrin her yerinden kazazedelerin aileleri ile çalışmamız gerekti böylece bu işi yapabilceğimizden emin olurduk. Çünkü bu bir sürpriz değildi. New York'ta çalıştığımız için de işimizi sessiz sedasız yapmalıydık çünkü anahtar nokta şikayetleri düşük tutmaktı ve yaptığımız işi sessizce bitirmekti.
Bu yüzden bir kuruluş kurmaya karar verdik çünkü bir müteahite bu inşaatı yapmasını isteseydik parasını ödesek bile bazı konularda fikir ayrılığına düşecektik. Tabi bu kuruluş için bir yere ihtiyacımız vardı. Sonunda bir kuruluşumuz oldu, ve aslında olan şey New York'ta büyük bir şehir planlamasıydı.
KA: Sanırım, bu kişinin ismi gizli mi tutuldu?
DR: Evet. Kısaltması JS olan bu kişi Rockefeller Merkezi'nin sahibi birine yararı olacaksa -- bize yardımda gönüllü oldu. Ben de bu kişiyle tanıştım. Mütahitlerden gelen para 5 bin ila 7 bin dolar arasındaydı. Bir ülkenin en büyük inşaat iskelesine sahip olan şirket, Atlantic-Heydt ne pahasına olursa olsun yardımcı oldu. Bu müteahhit bize dedi ki "Biliyor musun, bizler tüm masrafları sigortalıyoruz" Biz de "Bu inanlımaz" dedik.
Sanırım o zaman ayın 21'iydi ve 28'ine kadar bitirmemiz gerektiğini biliyorduk. Ertesi gün inşaata başlamamız gerekiyordu. O akşam müteahhit seçimi ile bir bir görüşme yaptık, ve müteahhit bize platformun bizim çizdiğimizin yaklaşık yarısı kadarlık bir plan gösterdi.
KA: Bana göre bu Spinal Tap grubunun Stonehenge sahnesini hatırlattı, öyle değil mi? (Kahkahalar)
DR: Gerçekte, bu sanki pencere temizlede kullanılan iskele gibi birşeydi. Bu yerin gerçek olduğuna dair bir hissimiz yoktu -- Saint Paul bitişiğinde -- orası gerçekten değerli düşünülmesi ve hatırlanması gereken bir yer. Ve söylemem gerekir ki montaj sırasında Saint Paul'un hemen sağında kalabalık izlerken montaj yapmak ve sitede gidip gelmek çok zaman aldı Orada bulunduğumda, lazım olandan çok daha fazla zaman geçirdik.
Bence insanlar iki şeyden etkilendi -- Tahminimce harabeye hayran kaldılar, ama çok şaşırtıcı bulduğum şey New York'luların kahramanlara inanmamalarıydı. Sıradan New York sakinlerinin kahramanca eylemlere.
Bu konuşma esnasında, müteahit tam olarak şöyle dedi, "Şimdi kapıyı kitliyeceğim çünkü karşınızdaki müteahit siz bu sözleşmeyi imzalayana kadar sizinle aynı fikirde olmayacak." Biz de dedik ki, "İyi de, bu daha planın yarısı, hep beraber kararlaştırdığımız çoğu tasarımı içermiyor bile -- bunu şehirdeki herkesle kararlaştırdık. En başa dönüp de ordan başlamamız gerekecek." Ve sonunda odadan ayrılıken, onu tasarladığım planı uygulatmak için ikna etmiş olarak ayrıldım.
Bir sonraki gün ondan bir e-posta aldım. Tüm fonu geri çekeceğini söylüyordu. Ne yapacağımız bilemedik, ama büyük geniş bir ağ attık. Ulaşabildiğimiz herkese mektup gönderdik -- hatta bazıları şu an burda -- bize çok yardımları dokundu.
KA: Peki o zaman hiç havlu atmayı düşünmedin mi?
DR: Hayır. Hatta müteahite devam etmesini söyledim. Zaten o çoktan malzemelerin siparişini vermişti bile. Öyle ya da böyle, bu olacak birşeydi. Yani biz bunun olması gerektiğini hissetmiştik.
KA: Kendi kendine, ardından da yardımlar ve bu kuruluş ile fon buluyorsun. Bence en doğru olanı, Richard'ın başlangıç noktasında, henüz sandalye tasarımcıları seçilmeden önce boyle genel, sıradan, evrensel bir oturma problemi hakkında bir çözüm ortaya sunmasıydı. Bunla birlikte bana sanki bunun tam tersi bir durum söz konusuymuş gibi geldi. Çünkü bu eşi görülmemiş tekil bir tasarım sorunuydu.
DR: Evet, konu şu. Bu konu ile ilgili biz de biliyorduk ki sitenin bir anıt olarak bilinmemesi gerektiyordu. Bunun bir anıt olarak bilinmemesi önemli bir olaydı. Burası insanların gelip düşüneceği, olanları hatırlayacağı bir bakıma huzur yeri olmasını isteniyordu.
Bu da bizi yeni bir tasarım yapmaya yönlendirdi. Tasarım, bahsettiğimiz platformdaki izleyici kitlesi ile yaşanan olaylar arasında bir olabildiğince küçük bir engel olmamalı. Olabildiğince mütevazi bir şey. Bir inşaat iskelesi bir de kontraplak. Böylece Saint Paul'un aşağısından yukarısına kadar gidebilecek bir mekanizmada. Bu da yerden 4 metre yükeslebilmesi için 91 metre mesafe yapıyor böylece 360 derecelik bir görüşünüz oluyor.
Ama tasarım hızlı, ucuz, güvenilir, farklı, esnek olma özelliklerini taşımalı. Diğer bir ihtiyaç da hareket edebilen bir sistem olması. Çünkü, diğer 4 platforma baktığımızda ki bunlardan birisi aileler için olan platformun geliştirilmiş hali bunların hareket etmesi gerektiğini biliyorduk bu sayede değişen şartlara ve değişen "Sıfır Noktası" tanımına uyum sağlayabilecektir.
KA: Senin işin -- yani, bunu daha önce de konuştuk -- bence işlerinin pek çoğunda inandığın, odaklandığın şey herşeyin gelip geçici olması ve ilerde yok olması. Bir bakıma "Ye, iç, eğlen, bugün varsın yarın yoksun" tarzında bir varlık hissi bu. Tabi ki asırlardır bu böyle yürümüyor. Sen de bilirsin, birkaç yıl sonra bu şey orda olmayacak. Bir mimar olarak, bu sana ne yaptığına dair yeni bir bakış açısı kazandırıyor mu? Yani bu şeyin geçici bir yapı olduğu fikri.
DR: Hayır, pek sanmıyorum. Görünüşe göre, bence bu şey doğası gereği önceden düşündüğümüz herşeyden çok farklı düşünce. Bizim fikirlerimizle en büyük ölçüde örtüşen şey işlerimizi bitirebilmemiz için işbirliği içinde olmamız gerektiği bilincidir. Kevin Kennon, Rick Scofidio, Liz Diller ve şehirdeki diğer insanlar -- maddi yardım için dört saat görüştüğüm Norman Lear, bu işi başarabilmek için bize köprü olmuş kişlerdir. Bu yüzden de birliktelik fikri -- bence bunun ne denli önemli olduğunu pekiştiriyor.
Yaptığımızın geçici olması özelliğinden dolayı, amacımız ortaya koyduğumuz yapının gerektiğinden fazla ayakta tutmak değildir. Bence, en çok ilgilendiğimiz şey, bizi şehirde olan şeyler hakkında sanki hiçbirşey olmamış gibi hissetme düşüncesine sevkediyor.
Bir iki gün önce Giuliani'nin veda mekanında kendisi bize Sıfır Noktasının bir anıt olması teklifinde bulundu, ki bu tartışmaya yol açtı ama birçok kişi bunu tepkiyle karşıladı. Bence bu kutsal yerin bulunduğu yer neresi olursa olsun, nasıl kullanılırsa kullanılsın bunun bir rastlantı olduğu anlayışının ortaya çıkması daha güçlü bir diyaloğa olanak sağladı diye düşünüyorum. Zaten bizim ilgilendiğimiz yer de burası. Bu da bizim daha önceden ilgilendiğimiz nesnelerin bulunduğu bir kırallık hükmünde.
KA: Bana öyle göründü ki, diğerlerinden farklı olarak bu yer sivil bir altyapı. Bu da yapılan görüşmelere ciddilik katıyor. Olaydan altı ay sonra -- site temizlendikten sadece birkaç ay sonra -- siteye nelerin gitmesi gitmesi gerektiği hakkındaki konuşmalar şu an gittikçe ciddileşmeye başlıyor. Proje esnasında, sitede fiziksel olarak bulunduğun zamanda ne yapılmalı ya da ne yapılmamalı hakkında herhangi bir fikrin var mıydı?
DR: Aslında, yapılmaması gereken bir şey hakkında düşündüm. Sanırım şu an bu konuşma ana plana dair görüşmemize çok yaklaştı. Protetch Galerisi yakın zamanda binalar hakkında fikirler sundu, ki bunlar bina hakkında bazı özgün fikirlerdi.
KA: Ama bazı berbat fikirleri de var.
DR: Evet, bazıları fikir yarışı izlenimi uyandırıyordu. Bence fikirlerin odağı ana plan üzerinde ve uygulamaları üzerinde olmalı. Ve bence, konu nerden başlamak gerektiği üzerinde yoğunlaşmalı. Bu diyalog sitenin gerçekten ne olması gerektiğine doğru yöneliyor. Ve gerçekten inanıyorum ki, bu anıt meselesi çözülene kadar aklı başında bir konuşma olması zor bir hal alacak. Batı otobanının yoğunluğun azaltma ve yolu diğer tarafa bağlama gibi olumlu gördüğüm birkaç düşünce mevcut böylece bu yer ülkenin bağlantısı kopmayan yeri olacaktır.
KA: Bence enteresan bir fikir. Ve bu bizi altı ay önce konuşmanın uygun olmadığı fakat şu an uygun olabilecek bir konuya getiriyor. Bu şehre katkılarından ve büyük bir plaza olmasından dolayı çoğumuz Dünya Ticaret Merkezini mimari bir yapı olarak sevdik. Şehrin geleneksel dokusunu acaba yeniden inşa etmek bir fırsat ya da bir ümit ışığı olabilir mi?
DR: Bence niçin şehirlerde yaşadığımız tartışmasına giriş yapmak bir fırsat olacaktır. Birbirinden bu kadar farklı insanın aynı yerde birbirine karışıp yaşamasının nedeni nedir? 50, 60, 70, 80 bin yeni ofis yerinin yerlerinin açılması -- sayısı her ne ise -- konuyla hiç bir alakası olduğunu sanmıyorum. Evet, bence şehirlere tekrardan göz atmak için bir fırsatımız olacak.
Ama gerçek şu ki, masada yedi numarali bina ile ilgili bir teklif var.
KA: Kulelerin hemen kuzeyindeki bina mı?
DR: Evet, kulelerin üzerine düştüğü bina. Hemen ortadan kaldırılmasının temel sebebi ise şehrin geri kalanının bağlamak için caddeleri kullanıma sokamayan komütenin öfkesiydi. Bu yüzden de halka açık bir ortamda uluslar arası bir yarışma ve yararlı fikirler için bir tür görüşme görebilmeyi isterim.
KA: Sanatla ilgili mi, konut konusunda mı yoksa alışveriş konusunda mı?
DR: Evet. Ve biz başka şeyler için de bakıyoruz Bizi bir arada tutan bu küçük organizasyon başka konularda da yardım bekliyor. Bu konuya, sitenin yakınında evi bulunan bulunan ve şu an burda bulunmayan 10 mimarı davet edip ev sahipliği yapabilecek birisi de dahil. Ve de bu konuşmayı yekparelikten tek çözümlü olmaktan kurtaracak ve çeşitlilik sağlayacak yollardan yardım edebilecek.
KA: Bitirmeden önce, platformun üzerindeki deneyimle ilgili bir videon var, biliyorum.
DR: Kendisi burda olan, John Kamen platformun çalışmasını gösteren iki buçuk dakikalık bir video düzenledi. Düşündüm ki bu güzel bir bitiş olur.
DR: Şu an batıya, Fulton Caddesine bakıyoruz. Giuliani yönetimi ile birlikte unuttuğum zor konulardan biri de ne kadar graffiti karşıtı olduğuydu. Ve temelde, bizim yapımız üzerine yazılsın diye tasarlandı.
KA: Söylediğin gibi, bu bir anıt deği. Ama anıtların bilincindesin değil mi? Mesela Vietnam Anıtı. Bu tür formda olanların?
DR: Kesinlikle bu konuda çok çalışma yaptık, ve tabiki de diğer anıtların da bilincindeyim. Ve de onları yapmanın çok zaman tükettiğinin, karmaşık olduğunun. Oklahoma şehri için komitede 350 kişi mevcut. Bu yüzden de bunun bir defaya mahsus, anlık bir çözüm olduğunu sendika meydanına kadar genişlediğini ve şehirde zaten var olan özel amaçlara yönelik anıtları düşündük.
Görmüş olduğunuz cadde üzerindeki iskeleler kolayca çıkarılabilir.
Şimdi enteresan olan şey ise sitenin tüm doğasının değişmiş olması, bu yüzden de farkında olduğunuz şey sadece Sıfır Noktası'nın harabesi değil etrafı saran tüm binalar ve de etrafındaki binaların almış oldukları devasa yaralar. Solda Saint Paul's görünüyor.
KA: Burdan New York'lular adına bu şeyi gerçekleştirdikleri için teşekkür etmek istiyorum. Ama inşaasının doğası itibariyle, varlığı ve orda bulunması, inançınızdan hemen önce bu büyüklükte bir karşılığa ulaşabilmesi bence onun olağanüstü -- güzellik denir mi bilmem -- ama mevcudiyetinin bir parçasıdır.
DR: Bunu başarmak bir onurdu. Ve bunu burada sunarken büyük heyecan duyduk.
Got an idea, question, or debate inspired by this talk? Start a TED Conversation, or join one of these:
Gazeteci Kurt Andersen ile yapılan bu duygusal söyleşide, tasarımcı David Rockwell, 9/11 saldırısının ardından Sıfır Noktası'nda bulunan bir izleme platformunun inşa edilme sürecini ele alıyor. (Önemli Not: 11 Eylül 2001 saldırılarının ardından, yıkılan İkiz Kuleler’in yer aldığı bölgeyi tanımlamak için “Ground Zero” (Sıfır Noktası) ifadesi kullanılır.)
Architect David Rockwell draws on his love of drama and spectacle to create fantastic, high-impact restaurants, malls, airline terminals, theater sets -- and playgrounds. Full bio »
Translated into Turkish by cihad turhan
Reviewed by Sancak Gülgen
Comments? Please email the translators above.
19:58 Posted: Jul 2006
Views 295,449 | Comments 40
19:24 Posted: Oct 2008
Views 214,190 | Comments 50
20:40 Posted: Apr 2007
Views 191,318 | Comments 45
Just follow the guidelines outlined under our Creative Commons license.
This comment will be attributed to . Not ? Sign out.