Follow TED
Be the first to know about new TEDTalks, TED news and other announcements.
Click on any phrase to play the video from that point.
Konuşmam, 21. yüzyıldaki liderlik alanında basit bir gerçeklik hakkında olacak. 21. yüzyılda, gerçekten bakmamız gereken şey -- ve bugün sizi, aslında, üzerinde düşünmeye davet ettiğim şey -- okul günlerimize geri gitmemiz sayı saymayı öğrendiğimiz günlere. Fakat aslında söylemek istediğim: Neleri Ölçtüğümüzün üzerinde düşünme vaktinin geldiğidir. Çünkü aslında, neyi ölçtüğümüz gerçekten önemlidir.
Size kısa bir hikaye anlatmak istiyorum. Bu bayanın ismi Van Quach. Bu ülkeye Vietnam'dan 1986 yılında geldi. Adını Vivian olarak değiştirdi. Çünkü Amerika ile uyum sağlamak istiyordu. İlk işi San Fransisko'da şehir içi bir motel'de temizlikçilik idi. Bu moteli satın aldığımda Vivian burada üç aydır çalışıyordu. Şu anda Vivian ile birlikte 23 yıldır birlikte çalışıyoruz.
26 yaşın verdiği gençlik idealizmi ile 1987 yılında Şirketimi kurdum ve Joie de Vivre (hayattan zevk almak) ismini verdim. Pek de kullanışlı bir isim olmadı çünkü hayattan zevk almak üzere bir şey yaratmak istiyordum Ve ilk aldığım otel bu moteldi ücreti saat başına ödenen, kaçamak moteli idi San Fransisko'da şehir içinde idi. Vivian ile sohbet ettikçe gördüm ki, yaşamdan zevk almayı başarıyordu bunu işini yapış şekli ile başarıyordu. Bu durum merakımı uyandırdı ve sorular sormama sebep oldu Bir insan tuvalet temizlemekten nasıl mutlu olabilir? Böylece, Vivian ile sohbet etmeye başladım ve anladım ki Onu mutlu eden tuvalet temizlemek değildi Onun işi, hedefleri ve hayattan bekledikleri dünyanın en iyi tuvalet temizleyicisi olmak değildi. Vivian için önemli olan insanlar ile duygusal bağlantılar kurmaktı İş arkadaşları ve misafirlerimiz ile bunu gerçekleştirmişti Onu heyecanlandıran ve yaşamını anlamlı kılan şey gerçekten de insanlara yardımcı olduğu gerçeği idi Evinden uzak insanlara yardımcı olmak Çünkü Vivian evinden uzak olmanın ne demek olduğunu çok iyi biliyordu
Bu çok temel insanlık dersi şimdi üzerinden 20 yıldan fazla zaman geçti son ekonomik kriz sırasında çok işime yaradı dotcom krizi (internet şirketlerinin üst üste batması) ve 11 eylül sırasında San Fransisko körfezi civarındaki otellerde büyük gelir düşüşleri olmuştu bu amerikan otel tarihinde görülen en büyük düşüş idi Bu bölgedeki en büyük otel işletmeçisi biz idik Yani biz de kısmen zor durumda idik Aynı zamanda hatırlayın Fransız kızartması yemeyi de durdurmuştuk, bu ülkede Yani aslında tam olarak değil elbette (sadece patates kızartmasının ismini değiştirmiştik) "Özgürlük kızartması" yemeğe başlamıştık onun yerine Aslında Fransız olan herşeyi boykot etmeye başlamıştık Benim şirketin ismi de Joie de Vivre Çeşitli mektuplar almaya başladım Alabama ve Orange bölgeleri gibi yerlerden benim şirketimi boykot edeceklerine dair çünkü bizim bir Fransız şirketi olduğumuzu düşünüyorlardı Onlara cevap yazdım ve dedim ki "bi dakka, biz Fransız değiliz" Biz San Fransisko merkezli bir Amerikan şirketiyiz. Aldığım cevap şuydu: "aaa, bu daha kötü"
Sonra bir gün Kendimi kötü hissettiğim ve hayattan çok zevk almadığım bir esnada Bizim şirketin yakınındaki bir kitapçıda buldum kendimi Kitapçının iş dünyası kısmında işim için bir çözüm arıyordum içinde bulunduğum karamsar ruh hali ile kendimi kişisel gelişim bölümünde bulmam uzun sürmedi Ve böylece kendimi şu konuda bilgilerimi tazelerken buldum: Abraham Maslow un ihtiyaçlar hiyeyarşisi üniversitede bir kere psikoloji dersi almıştım Abraham Maslow u orada öğrenmiştim Bir çoğumuz gibi ihtiyaçlar piramdini ben de biliyordum Fakat orada oturup 4 saat boyunca bütün öğleden sonra Maslow okuyunca birden bir şey fark ettim bu bir çok lider için de geçerlidir iş hayatının en basit gerçeklerinden biri ve çoğunlukla ihmal ettimiz bir gerçek var hepimizin insan olduğu ve her birimiz iş hayatındaki rolümüz ne olursa olsun gerçekten de bu ihtiyaçlar hiyeyarşisi bize de hitap ediyor iş yerindeki ihtiyaçlarımız
böylece daha fazla Maslow okumaya başladım ve şunu fark ettim aslında Maslow hayatının son döneminde bireyler için hazırladığı ihtiyaçlar hiyeyarşisini alıp onu topluluklar için kurumlar ve özellikle iş hayatı için uyarlamak istemiş Fakat maalesef bu hayalini tam olarak hayata geçiremeden 1970 yılında vefat etmiş. Dotcom krizi sırasında anladım ki bu hayattaki rolüm Maslow'a kanallık yapmakmış ve bir kaç yıl önce gerçekten de yaptım 5 seviyeli ihtiyaçlar piramidini alıp onu dönüşüm piramidi dediğim şeye çevirdim şu aşamalardan oluşan bir piramid: Hayatta kalmak, başarı ve dönüşüm Bu yeni piramid sadece iş hayatı için zaruri değil, herkes için geçerli Ve kendi kendimize şu soruları sormaya başladık asıl sorunu nasıl çözeceğiz asıl sorun yüksek ihtiyaçlarımızı yani dönüşüm ihtiyaçlarını şirkette çalışan anahtar (önemli) kişiler için nasıl çözeceğiz Bu 3 seviyeli ihtiyaçlar hiyeyarşisi aslında Maslow'un 5 seviyeli ihtiyaçlar hiyeyarşisi ile ilintilidir.
Kendi kendimize bu yüksek ihtiyaçları nasıl karşılayacağımızı sordukça çalışanlarımızın ve müşterilerimizin yüksek seviyeli ihtiyaçlarını kast ediyorum Fark ettik ki, bu konuda hiç bir ölçüm aracımız yok Bu konuda bize doğru şeyler yaptığımızı gösterecek hiç bir sayısal araç yok Böylece, kendi kendimize aslında şu soruyu sormaya başladık Ne çeşit daha az bariz ölçümler kullanabiliriz gerçekten çalışanlarımızın anlam arayışını ya da müşterilerimizin bizimle duygusal bağlantı kurma arayışını ölçebilecek Örneğin, çalışanlarımıza şu soruları sormaya başladık şirketimizin varlık sebebini (misyonunu) anlıyor musunuz? ve eğer anlıyorsanız, ona inanıyor musunuz? onun üzerinde fikriniz alındı mı? ve yaptığınız işin buna bir etkisi olduğunu hissedebiliyor musunuz? ve müşterilerimize sormaya başladık bizimle duygusal bir bağlantı kurabiliyorlar mı? yedi çeşit duygusal bağlantı açısından Mucizevi bir şekilde biz bu soruları sordukça ve dikkatimizi piramidin üst seviyelerine verdikçe daha çok sadakat yarattığımızı gördük Müşteri sadakatimiz tavana vurdu çalışanlarımızın işten çıkma hızı endüstri ortamalarının üçte birine düştü dotcom krizinin sürdüğü 5 yıl boyunca biz büyüklük olarak kendimizi üçe katladık
Şu anda dışarı çıkıp diğer liderler ile sohbetler etmeye başladım ve onlara siz o zor zamanları nasıl geçirdiniz diye sorduğumda bana tekrar tekrar söyledikleri neyi ölçebiliyorlar ise onu yönettikleri oldu Ve ölçebildikleri şeyler, piramidin alt kısmındaki elle tutulabilen şeyler idi. Piramidin üst kısmındaki elle tutulamayan şeylerin farkında bile değillerdi. Böylece kendi kendime sormaya başladım Liderlerin elle tutulamayan şeylere değer vermesini nasıl sağlayabiliriz? Eğer liderler olarak, bize sadece ölçebildiğimiz şeyleri yönetmek öğretiliyor ise ve ölçebildiğimiz şeyler sadece hayatta elle tutulabilen şeyler ise piramidin tepesindeki herşeyi kaçırıyoruz demekdir.
Böylece gittim ve biraz araştırma yaptım Bir anket buldum yüzde 94 oranında dünya genelinda, iş adamı liderler işlerinde elle tutulamayan şeylerin önemli olduğuna inanıyorlar mesela fikri mülkiyet gibi kurum kültürü, marka sadakati gibi ve bu liderlerin sadece yüzde 5'i gerçekten elle tutulamayan şeyleri ölçmek için araçları var yani liderler olarak şunu anlıyoruz elle tutulamayanlar önemli ama onları nasıl ölçeceğimiz konusunda en ufak bir fikrimiz yok size Einstein'dan bir söz "Ölçülebilen herşey değerli değildir, Değerli olan herşey ölçülebilir değildir." Einstein ile ters düşmek istemem ama hayatımızdaki ve iş hayatımızdaki en önemli şey aslında ölçülemez ve değer biçilemez ise hayatlarımızı gereksiz şeyleri ölçmek ile geçirmiş olmayacak mıyız?
Hayatta gerçekten neyin önemli olduğu sorusu CEO (genel müdür) şapkamı bir hafta için çıkarıp Himalayaların tepelerine uçmama sebeb oldu Yüzyıllardır gizemlerle çevrili bir yere gittim. İnsanların Shangri la dedikleri bir yer Piramidin hayatta kalma kısmından çıkıp Dönüşüm seviyesine tırmanmış bir yer Dünya için bir rol modeli Bhutan'a gittim Bhutan'ın genç kralı da meraklı bir insandı. 1972 yılında tahta geçtiğinde babası vefat edeli 2 gün olmuştu 17 yaşında, sormaya başladığı sorular hayata yeni başlayanların soracakları sorulardandı
Hindistan'a yaptığı bir gezi esnasında krallığının ilk dönemlerinde Hintli bir gazeteci tarafından şu soruya muhatap olmuştu Soru Bhutan'ın GSMH si hakkındaydı Bhutan GSMH'sinin büyüklüğü hakkında. Ve bu soruya kralın cevap veriş şekli 40 yıl sonra bizi dönüşüme uğratacak bir şekilde idi Şunu söyledi: neden bu konuya bu kadar bağımlıyız ve neden gayri safi milli hasılata bu kadar odaklanıyoruz? Neden şununla daha fazla ilgilenmiyoruz gayri safi milli mutluluk? Yani, aslında, kral bizden şunu dikkate almamızı istiyordu başarı için alternatif bir tanım daha sonra şu şekilde bilinecek olan bir tanım GSMM, ya da gayfi safi milli mutluluk O sırada bir çok dünya liderinin dikkati bu konuya çekilmedi Dikkati çekilenlerde bunu bir çeşit "budist ekonomisi" olarak nitelendirmişti Fakat kral ciddi idi Ve çok önemli bir an idi. Çünkü uzun zamandır ilk defa bir dünya lideri 200 yıldır ilk defa şunu önerdi elle tutulamayan mutluluk tekrar - 200 yıl önce benzer bir şeyi, bağımsızlık bildirgesi ile Thomas Jefferson yapmıştı. 200 yıl sonra, bu kral, tekrar, elle tutulamayan mutluluğu ölçmeyi öneriyordu ve bu gerçekten değer verdiğimiz bir şey olacaktı devlet memurları olarak
sonraki 30 yıl boyunca kral gerçekten ölçmeye ve Bhutan'daki mutluluğu yönetmeye başladı. ve ayrıca, bu ülkeyi mutlak monarşiden, anayasaya dayalı bir monarşiye geçirdi bunu hiç kan dökmeden ve çatışmaya gerek kalmadan yaptı Ve Bhutan, bilmeyenler için, 2 yıl önce dünyanın en genç demokrasisi oldu.
Böylece, liderlerle GSMM hareketi hakkında sohbetler ettikçe Gerçekten ne yaptıklarını daha iyi anladım. ve başbakan ile sohbet etme şansım oldu Bir akşam yemeğinde ona şu soruyu sordum sorum şuydu Buhar olup uçabilecek bir şeyi yani mutluluğu yaratmayı ve ölçmeyi nasıl başarıyorsunuz? Ve kendisi bilge bir adamdı ve şöyle dedi Bizim Bhutan'da amacımız mutluluğu yaratmak değil Biz mutluluğun oluşması için gerekli ortamı hazırlıyoruz Diğer bir deyişle, mutluluk için zemin hazırlıyoruz Vay, bu çok ilginç Ve şöyle devam etti, bu sanatın arkasında bir bilim var ve dört yapı taşı yaratmışlar 9 ana gösterge bulmuşlar ve 72 değişik ölçüt GSMM lerini gerçekten ölçmeye yardımcı olmak için Ana göstergelerden bir tanesi Bhutan'lıların her gün zamanlarını nasıl geçirdikleri konusunda ne hissettikleri Güzel bir soru: her gün zamanınızı nasıl geçirdiğiniz konusunda ne hissediyorsunuz? Zaman en zor bulunan kaynaklardan bir tanesi özellikle modern dünyada Buna rağmen, elbette bir miktar elle tutulamayan bir veri olarak bizim GSMH hesaplarımızda yeri yok
Böylece Himalayalarda geçirdiğim bir hafta boyunca gerçekten şunu hayal etmeye başladım ona duygusal denklem diyorum Uzun zaman önce okuduğum bir şeye odaklanıyor Rabbi Hyman Schachtel denen biri Kaç kişi tanıyor kendisini? Hiç kimse tanımıyor mu? 1954 yılında "hayattaki gerçek mutluluk" isimli bir kitap yazmıştı Mutluluk için tanımı istediklerinize sahip olmak değil onun yerine, sahip olduklarınızı istemektir demişti. Diğer bir deyişle, sanırım Bhutan'lılar şuna inanıyor mutluluk sahip olduklarınızı istemektir. minnettar olmayı hayal edin bunu sahip olmayı istediklerinize bölün işte size memnuniyet Bhutan'lılar sürekli neye sahip olmadığına odaklanmış saplantılı insanlar değiller. Dinleri, dünyadan uzak kalmaları, kültürlerine derin bağlılıkları ve şimdi GSMM hareketinin prensipleri ile bütün bunlar sahip olduklarına karşı bir minnettarlık hissini beslemektedir. Burada, TED'li dinleyiciler arasında kaçımız zamanımızın daha çoğunu denklemin alttaki ikinci yarısında, bölen kısmında harcıyoruz? Biz aşağısı-ağırlıklı bir kültüre sahibiz iki yoldan birini seçmek gerekirse
Batı toplumlarında gerçekten de Çoğu zaman biz mutluluğu elde etmeye odaklanırız Sanki mutluluk dışarıda bir yerde gidip alabileceğimiz bir şey gibi Sahip olmamız gereken bir nesne, ya da bir çok nesne aslında gerçekten bir sözlüğe bakarsanız bir çok sözlük elde etmeyi düşmanca bir hareket olarak tanımlar mutluluğun peşinden ona sahip olmak için düşmanca mı koşuyoruz? Güzel soru. Bhutan'a geri dönersek
Bhutan kuzeyinden ve güneyinden dünyanın nüfusunun %38 tarafından sarılmıştır bu küçük ülke eski köye yeni adet getirmiş ve bir kıvılcım ile 21. yüzyılın orta sınıfı olan Çin ve Hindistan'ı etkilemiştir. Bhutan'ın en büyük ithalat kalemi Mutluluk için küresel çapta yeni bir tanımdır. Ve bugün dünyada 40 ülke gerçekten de kendi GSMM'leri için çalışıyorlar. Belki duymuşsunuzdur, geçen son bahar Fransa'da Nicolas Sarkozy 18 aylık bir çalışmanın sonuçlarını açıkladı 2 Nobel li ekonomist tarafından gerçekleştirilen bir çalışma Fransa'nın mutluluğu ve yaşam kalitesi üzerine Sarkozy şunu öneriyordu dünya liderleri, bu gidişe artık bir dur demeliler dar bir bakış açısı ile GSMH ye odaklanmak yerine yeni bir ölçüm sistemi düşünülmeli. Fransızlar buna hayattaki mutluluğun (joie de vivre) ölçüm sistemi diyorlar. Bunu sevdim. Ortak marka fırsatı var burada.
3 gün önce burada TED'de David Cameron ile TV üzerinden bir sohbet gerçekleştirdik İngilterenin olası bir sonraki başbakanı olarak konuşmasında çok beğendiğim bir sözü kullandı Robert Kennedy'nin 1968'deki şiirsel konuşmasından şöyle dedi dar bir bakış açısı ile yanlış şeylere odaklanıyoruz GSMH yanlış konumlandırılmış bir ölçüttür. Odak noktamızı kaydırmayı önerdi.
Robert Kennedy'nin konuşmasından Bir anlığına yeni bir hesap cetveline geçiş yapıyorum O aslında bir çok şeyin toplamından oluşmaktadır. Robert Kennedy şöyle demiştir. GSMH herşeyi ölçer hava kirliliğinden ağaçlarımızın yok edilmesine kadar Fakat çoçuklarımızın sağlığını ölçmez Devlet memurlarımızın ahlakını ölçmez Şu iki sutuna baktığınızda göreceksiniz ki artık zamanı gelmedi mi? yeni ölçüm yöntemleri keşfetmenin hayatta bizim için gerçekten önemli olan şeyleri ölçmenin
Robert Kennedy, konuşmasının sonunda tam olarak şunu önermişti. Şöyle demişti. Kısaca GSMH herşeyi ölçer hayatta önemli olan şeyler hariç. Vay canına şimdi ne yapacağız? Önümüzdeki 10 yıl içinde, en azından bu ülkede yapmaya başlayabileceğimiz bir şey söyliyim. 2010 yılında halen daha Amerika'da neden nüfus sayımı yapılıyor? Bu nüfus sayımları için 10 milyarlarca dolar harcıyoruz Ve 10 basit soru soruyoruz. İşte size sadelik. Fakat bu soruların hepsi elle tutulabilir sorular. Demografikler hakkında Nerede yaşadığınız ve kaç kişi ile birlikte yaşadiginizla ilgili. Ve kendi evinize sahip olup olmadığınızla ilgili. İşte bu kadar Anlamlı ölçütler sormuyoruz. Önemli sorular sormuyoruz. Elle tutulmayan hiçbir şey sormuyoruz.
Maslow'un yıllar önce söylediği gibi Bu herkesin bildiği bir sözdur, ama birçokları bu sözün ona ait olduğunu bilmez. Şöyle demişti: "Eger elinizdeki tek alet çekiç ise, herşey çivi gibi görünmeye başlar" Elimizdeki alet bizi kandırır. Biraz kaba bir örnek oldu galiba. (gülüşmeler) Elimizdeki alet tarafindan kandırıldık. Elimizdeki çekiç GSMH idi. Ve çivimiz de 19. ve 20. yüzyıllar idi. Endüstri dönemine ait başarı modeli. Ve bugün Dünya GSMH'sinin %64 'ü elle tutulamayan hizmet sektöründen gelmektedir. Hizmet sektörü, benim içinde bulunduğum sektör Ve sadece %36si elle tutalan sektörlerden gelir İmalat ve tarım gibi. Belki de artık daha büyük bir alet kutusuna geçme zamanı geldi, değil mi? Belki de artık sadece kolayca ölçebildigimiz, elle tutulur şeyleri ölçmeye yarayan aletleri değil fakat gerçekten hayatta deger verdigimiz şeyleri ölçen elle tutulamayan şeyleri ölçen bir alet çantasına geçme zamanı geldi.
Sanırım, ben meraklı bir genel müdürüm. Ayrıca üniversitedeyken meraklı bir ekonomi öğrencisiydim. Şunu öğrenmiştim: ekonomistler herşeyi elle tutulabilir üretim ve tüketim birimleri şeklinde ölçüyorlardı. Sanki bu elle tutulabilir birimler birbirlerine eşitmiş gibi. Ama eşit değiller. Gerçekte, liderler olarak, öğrenmemiz gereken üretim birimlerinin kalitesini çalışanlarımızın hayallerini gerçekleştirmeleri için gerekli ortamı oluşturarak etkileyebiliriz. Ve gercekten, Vivian'in durumunda onun üretim birimi elle tutulur bir şekilde, kaç saat çalıştığı değildir. Çalıştığı bir saat içinde, elle tutulamayan bir şekilde, yarattığı farktır.
Ekrandaki kişinin adı Dave Arringdale Vivian'in motelinde uzun süreli bir misafir Burada yüzlerce defa kalmıştır geçtiğimiz 20 yıl boyunca. Vivian ve onun calışma arkadaşlarının onunla geliştirdiği ilişkiler sayesinde buranın sadık bir müşterisi olmuştur. Onlar Dave için bir mutluluk ortamı oluşturmuşlar. Bana, Vivian ve diğer çalışanlara her zaman güvenebileceğini bildigini söyledi. Bu da onu evinde hissettiriyordu. Neden böyle oluyor iş dünyasındaki liderler ve yatırımcılar çoğu zaman şunu göremiyorlar elle tutulamayan çalışan mutluluğu ile elle tutulabilen finansal sonuçlar arasındaki iliskiyi göremiyorlar. Hatırı sayılır bir kar ile mutlu çalışanlar arasında bir seçim yapmak zorunda değiliz. İkisine birden sahip olabiliriz. Ve gercekte, mutlu calisanlar, cogu zaman ciddi karlar yapmamıza yardımcı olur, değil mi?
Yani şu anda dünyanın ihtiyacı olan şey bence neyi ölçeceğini bilen liderlerdir, hem is dunyasında hem de politikada. Sayıları sayıyoruz. İnsanlara güveniyoruz. Sayıları kullanırken gerçekten önemli olan şey insanları hesaba katmaktır. Bir moteldeki temizlikçiden ve bir ülkenin Kralı'ndan öğrendiğim şey şudur: Bugün neyi saymaya başlayabiliriz? Bugün saymaya başlayabileceğiniz şey: hayatınızda gerçekten anlamlı olan ne ise odur, bu ister çalışma hayatınız olsun, ister iş hayatınız olsun.
Got an idea, question, or debate inspired by this talk? Start a TED Conversation, or join one of these:
Dotcom balonu patladığında, otel işletmecisi Chip Conley mutluluk üzerine bir iş modeli geliştirmek üzere bir arayışa girişir. Bir çalışanı ile geliştirdiği eski bir arkadaşlık ve Budist bir kralın bilgeliği sayesinde başarının neyi ölçtüğünüzden geldiğini öğrenir.
Chip Conley creates joyful hotels, where he hopes his employees, customers and investors alike can realize their full potential. His books share that philosophy with the wider world. Full bio »
Translated into Turkish by Orhan Kalayci
Reviewed by osman oguz ahsen
Comments? Please email the translators above.
As leaders, we understand that intangibles are important, but we don’t have a clue how to measure them.” (Chip Conley)
18:36 Posted: Aug 2009
Views 3,464,419 | Comments 676
21:16 Posted: Sep 2006
Views 3,539,331 | Comments 540
19:37 Posted: Sep 2006
Views 2,448,622 | Comments 610
Just follow the guidelines outlined under our Creative Commons license.
This comment will be attributed to . Not ? Sign out.