Sizi hızlıca kısa bir yolculuğa çıkaracağım. Dileğimi açıklamak için, sizi simdiye kadar fazla insanin gitmedigi bir yere, dünyanın etrafına götürmeliyim. Ben yaklaşık 24 yaşındayken, Kate Store ve ben bir organizasyon kurduk mimar ve tasarımcıların insani yardım çalışmalarına katilimini saglamak için. Sadece doğal afetlere cevap verme calismalarina degil, bütün sisteme tesir eden calismalara. İnandik ki, kaynaklarin ve uzmanlıgin kisitli oldugu yerlerde yenilikçi, sürekli tasarımlar insanların hayatlarına gercekten değişiklik getirebilirler.
Bütün bunlar benim -- mimar olarak hayatıma - veya eğitimime - başladım, ve her zaman sosyal açıdan sorumlu(güvenilir) tasarımlara, ve 'ne sekilde gercekten bir etki birakilabilir' konusuna ilgi duydum. Fakat mimarlık fakültesine gittiğimde, ailenin 'yüzkarasi' (siyah koyun) gibi görünüyordum. Birçok mimarin düsüncesine göre, tasarım yaptığınizda, bir elmas tasarlarsiniz, ve elde etmek icin ugrastiginiz sey bir elmastir. Halbuki benim düşününceme göre, bir tasarım yaptığınizda, tasarımı yaptığıniz toplum icinde ya bir gelisme, ya da bir gerileme oluşturursunuz. Dolayisiyla binayi sadece bireyler icin veya onu kullanacak olan insanlar için yapmiyorsunuzdur, bir bütün olarak toplum için yapiyorsunuzdur.
Ve 1999'da, Kosova'da geri dönen mültecilerin iskan sorununa cevap vererek basladik ben ne yaptığımı bilmiyordum, dediğim gibi 20'li yaşlarımın ortasındayim, ve internet kuşağıyim, dolayisiyla bir web sayfası kurduk. Oraya bir çağrı koyduk, ve beklemediğim bir şekilde birkaç ay içinde dünyanın her tarafından yüzlerce kayıt almıştık. Bu birkaç prototipin yapılmasına ve bazı fikirlerin gerçekte denenmesine yol acti. İki sene sonra bir projeye başladık Afrika çölünde gezici sağlık klinikleri tasarımı üzerine, bu sekilde yaygın HIV / AIDS hastalığına cevap verdik. Bu 53 ülkeden 550 kayıta yol acti. Dünyanın dört bir yanından katılan tasarımcılarımız da var. Bunu takiben yaptıklarımızla ilgili bir sergi düzenledik. 2004 bizim için bir dönüm noktasıydı. Doğal afetlere cevap vermeye başladık, İran'da ve Bam'da angaje olduk, Afrika'daki çalışmalarımızı da takip ettik.
Amerika Birleşik Devletleri içinde çalıştık. birçok insan fakirliğe bakınca, bir yabancının yüzünü görür, ama gidin ve yaşayın -- ben Bozeman, Monatana'da yaşıyorum -- Rezervasyonların kuzey ovalarına çıkın, veya Katrina öncesi Alabama veya Mississippi'ye inin, ve ben size gittiğim birçok gelişmekte olan ülkeden çok daha kötü şartlarda olan yerler gösterebilirdim. Böylece şehir içlerinde ve başka yerlerde angaje oldu ve çalıştık.
Ve ayrıca birkaç projeye daha değineceğim. 2005'te doğa bizi iyi bir tekmeledi. Sanirim 2005'in doğal afetler açısından korkunç bir yıl oduğunu varsayabiliriz. Internet, bloglar ve benzeri bağlantılar sayesinde tsunamiden birkaç saat sonra yardım toplamaya, angaje olmaya, ve ordaki insanlarla beraber çalışmaya başlamıştık bile. İlk birkaç gün birkaç dizüstü bilgisayarla başladık, Yardım isteyen insanlardan 4.000 email almıştım. Böylece oralardaki bazı projelere katıldık, ben birkaçına daha değineceğim. Ve sonra bu yıl tabii ki Katrina'ya cevap verdik, ve yeniden inşa çalışmalarımızı takip ettik.
Bu kısa bir özet. 2004'te yardım etmek isteyen ya da yardım talebinde bulunan insanların sayısıyla gerçekten başa çıkamıyordum. Hepsi bilgisayarıma ve cep telefonuma geliyordu. Böylece temelde açık-kaynaklı bir ticaret modelini benimsemeye karar verdik, dünyanın heryerinde herkes yerel bir bölüm başlatabilsin, ve yerel problemlerde angaje olabilsin diye. Çünkü ben Ütopya diye birşeyin varlığına inanmıyorum. Bütün problemler yereldir. Bütün çözümler yereldir. Yani, bu demektir ki, Mississippi'li birisi Mississippi hakkında benden daha çok şey bilir. Ve şu oldu, MeetUp ve benzeri internet araçlarını kullandık, ve bunun sonucunda 40 yerel bölüm ve 104 ülkeden binlerce mimarımız oldu. Dolayısıyla nokta şu -- pardon, normalde hiç takım giymem, o yüzden bunu çıkaracağımı biliyordum. Tamam, çünkü çok seri bir şekilde yapacağım.
Ve son yedi yılda, bu sadece kar amacı gütmemekle ilgili değil. Bu bana gösterdi ki, sosyal sorumluluk sahibi tasarımcılardan oluşan ve dünyanın oldukça küçüldüğüne inanan bir halk hareketi var, birşeyleri değiştirmeye katkı sağlayabilme imkanımızın -- sorumluluğumuzun değil, imkanımızın -- olduğuna inanan.
Bunu süreme ekliyorum. Bilmediğiniz şey şu, dünyanın her tarafında çalışan, bir web sayfası üzerinden bağlantılı, binlerce tasarımcımız, ve üç kişiden oluşan bir ekibimiz var. Kimsenin bize yapamayacağımızı söylemediği bir şeyi yaparak, başardık. Yani saflık üzerine söylenmesi gereken şeyler var. Ve yedi sene sonra o kadar geliştik ki artık savunma, teşvik ve yürütmemız vardı. İyi tasarımı savunuyoruz, sadece öğrenci seminerleri, dersler ve umumi forumlarla değil, op-ed'ler, insanı çalışmalarla ilgili bir kitabımız var, ve felaket hafifletme ve kamu politikaları ile ilgilenmek. FEMA hakkında konuşabiliriz, ama bu ayrı bir sohbet konusu. Teşvik, cemiyetlerle beraber fikirler geliştirmek ve açık kaynaklı tasarım yarışmaları düzenleyen NGO'lar. Yönlendirme, cemiyetleri birbiriyle bağlantıya sokma ve sonra uygulama -- gerçekten oraya gidip işi yapmak, çünkü yaptığınız icat, inşa edilene kadar gerçek değildir. Yani tasarım yaparken ve değişim oluşturmaya çalışırken, onu gerçekten inşa etmek çok önemli.
İşte birkaç tane seçilmiş proje. Kosova. Bu 1999'da Kosova. Açık tasarım yarışması düzenledik, dediğim gibi. Bu birçok değişik fikir ile sonuçlandı, bu acil durum barınakları ile değil, geçiş barınakları ile ilgiliydi; 5-10 seneye kadar dayanacak, yerli halkın topraklarının hemen yanına kurulacak, ve kendilerinin yeniden inşa edecekleri barınaklar. Bu bir cemiyete bir mimariyi dayatmak değildi, bu onlara araçları ve alanı vermekti, kendi istedikleri gibi inşa etmeleri ve yetiştirmeleri için. Olağanüstüden saçmaya kadar tasarımlarımız var, ama işe yaradılar. Bu şişirilebilir bir kenevir evi. İnşa edildi; işe yarıyor. Bu bir nakliye konteynırı. Yapıldı ve çalışıyor. Ve daha birçok değişik fikir; sadece mimari yapılarla ilgili değil, aynı zamanda idari konularla, ve kompleks ağlar aracılığıyla cemiyetler oluşturmak ile ilgili.
Yani sadece tasarımcılarla değil, aynı zamanda bilirsiniz, çok çeşit teknoloji-temelli profesyonellerle çalıştık. Yıkılan evlerin molozlarını kullanarak yeni evler yapmak. Saman balyaları kullanmak, ısı duvarları yapmak. Ve sonra 1999'da dikkate değer bir şey oldu.
Esasında konut sorununa göz atmak için Afrika'ya gitmiştik. Üç gün içinde fark ettik ki, problem konut sorunu değildi; giderek yayılan HIV / AIDS hastalığıydı. Ve bunu söyleyen doktorlar değildi; beraber kaldığımız köylülerdi. Böylece parlak bir fikir geldi aklımıza: insanları 10-15 kilometre yürüterek doktorlara götürmek yerine, doktorları bu kişilere götürmeliydi. Ve tıp cemiyetini çalışmalara katmaya başladık. Ve düşünüyordum ki, bilirsiniz, yani, çok parlak zekalı olduğumuzu düşünüyorduk -- harika bir fikir ileri sürmüştük, gezici sağlık klinikleri -- tüm Afrika çöllerine dağıtılabilecek klinikler. Ve cemiyet, ordaki tıp cemiyeti dedi ki 'Biz bunu 10 senedir söylüyoruz. Biz bunu biliyoruz. Sadece nasıl göstereceğimizi bilmiyoruz." Yani bir anlamda, var olan bir ihtiyacı ele alıp çözümler göstermiştik. Ve yine birçok değişik fikir geldi.
Şu fikri şahsen çok seviyorum, çünkü mimarlık sadece çözümlerle ilgili değil, bilinci artırmak ile ilgilidir. Bu bir kenaf kliniği. Tohum alıp bir toprak alana ekiyorsunuz, ve sonra ayda 4 metre büyüyor. Dördüncü haftada doktorlar gelip belli bir alanı biçerler, gerilebilen bir yapayı tepesine yerleştirirler ve doktorlar tedavilerini bitirdikten ve hastaları ve köylüleri gördükten sonra, kliniği keser ve yersinız. Yani bu bir Kendi Kliniğini Kendin Ye'dir.
Bu şu gerçeği ele almaktır: eğer AIDS isen besin maddelerine ihtiyacın vardır, ve besin maddeleri fikri en az oraya anti-retrovirüs götürmek kadar önemlidir. Yani bu ciddi bir çözüm. Şunu seviyorum. Fikir şu ki, bu sadece bir klinik değil -- bu bir cemiyet merkezi. Bu proje ticaret yolları ve cemiyet içersinde ekonomik motorlar oluşturmaya yönelikti, kendi kendini sürdürebilsin diye.
Bu projelerin her biri sürdürülebilir. Bu, ben ağaçlara sarılan, 'yeşil' biri olduğum için değil. Çünkü günde 4 dolarla yaşıyorsanız, hayatta kalmak için yaşıyorsunuzdur ve sürdürülebilir olmanız gerekir. Enerjinizin nerden geldiğini bilmeniz gerekir. Kaynaklarınızın nerden geldiğini bilmeniz gerekir. Ve masraflarınızı düşük tutmanız gerekir. Yani bu ekonomik motor elde etmekle ilgili, ve sonra geceleyin sinemaya dönüşüyor. Yani bir AIDS kliniği değil. Bir cemiyet merkezi. Fikirler görebiliyorsunuz. Ve bu fikirler prototipler haline geldi, ve sonunda hayata geçirildi. Ve şu anda bu yıl itibariyle, Nijerya ve Kenya'da faaliyet halinde klinikler var.
Bundan yola çıkarak bir de Ceatemba'yı geliştirdik. Bu projede -- halk bize geldi ve dedi ki, problem kız çocuklarının eğitimlerinin olmayışı. Ve biz 16-24 yaş arası genç kadınların %50 oranında HIV/AIDS olduğu bir bölgede çalışıyoruz. Bu herkesle beraber oldukları için değil, bilgi olmadığı için. Spor fikrine bakmaya karar verdik ve aynı zamanda HIV/AIDS yardım merkezi işlevi görecek bir gençlik spor merkezi kurduk. Kız takımının koçları aynı zamanda eğitilmiş doktorlardı. Bu şekilde yavaş yavaş sağlık hizmetine olan güveni geliştirmek için. Ve dokuz finalist seçtik, ve bu dokuz finalisti bütün bölgeye yaydık, ve halk kendi tasarımını aralarından seçti. Dediler ki, bu bizim tasarımımız, çünkü amaç sadece cemiyeti angaje etmek değil, cemiyeti güçlendirmek ve onları yeniden inşa sürecinin bir parçası yapmak.
Ve kazanan tasarım bu, ve tabii ki gidip cemiyetlerle ve müşterilerle beraber çalışıyoruz. Bu tasarımcı. Orada Kwa-Zulu Natal'ın ilk kadın futbol takımı olan Ceatemba ile çalışıyor. Kendileri daha iyi anlatırlar.
Video: Benim adım Sisi, Afrika merkezinde çalışıyorum. Danışmanım ve aynı zamanda Güney Afrika, Mandela Mandela'nın milli futbol oyuncusuyum. ve aynı zamanda ismi eskiden Bisa, şimdi Ceatemba olan takım için Vodacom liginde oynuyorum. Bu bizim kendi sahamız.
Cameron Sinclair: Bunu daha sonra göstereceğim çünkü zamanım bitiyor. Chris'in bana muzip muzip baktığını görüyorum.
Bu bir bağlantıydı, Tanzanya'da Afrika'nın ilk teletıp merkezini geliştirmek isteyen biriyle bir toplantı. Birkaç ay önce buluştuk. Bir tasarım geliştirdik bile, ve ekip orada, ortaklıkla çalışıyor. Bu birkaç TED'li sayesinde gerçekleşen bir bağlantıydı: [zor anlaşılır] Cheryl Heller ve Andrew Zolli, beni bu harika Afrika'lı kadınla irtibata geçirdiler. İnşaata Haziran'da başladık ve TEDGlobal'de açılışı yapılacak. Yani TEDGlobal'e gelecek olursanız inceleyebilirsiniz.
Ama biz belki de en çok felaketler ve kalkınmadaki girişimlerimizle tanınıyoruz. Birçok konuyla ilgilendik ve ilgileniyoruz. Mesela tsunami veya Katrina kasırgası gibi. Bu 370 dolarlık kolayca kurulabilen bir barınak. Bu bir cemiyet tasarımı. Cemiyet.tasarımı olan bir cemiyet merkezi. Bu şu demek, biz gerçekten orada cemiyetle beraber yaşayıp çalışıyoruz, ve onlar tasarım sürecinin bir parçası. Çocuklar cemiyet merkezinin yerine karar verme işleminin bir parçası idiler, ve sonunda cemiyet, ustalık eğitimi sayesinde, binayı bizimle birlikte yaptılar.
Bu başka bir okul daha, Bu Birleşmiş Milletler'in bu insanlara 6 ay için verdikleri -- 12 adet plastik tente. Bu Ağustos'taydı. Bu da yerine verdikleri şey, bunun iki sene dayanması bekleniyor. Yağmur yağdığında hiçbir şey duyamıyorsunuz, ve yazın da içerisi yaklaşık 60 derece. Biz de dedik ki yağmur yağdığında taze su sağlayalım. Her okulumuzun çok ucuza malolan bir yağmur suyu toplama sistemi var. Bir sınıf, üç oda ve bir yağmur suyu toplama sistemi toplam beş bin dolar. Bu miktar Alabama'da sıcak çikolata satışları ile toplandı. Çocukların ebeveynleri tarafından inşa edildi. Çocuklar orada arazide, binaları inşa ediyorlar. Birkaç hafta önce de açıldı, ve şimdi okullarımızı kullanan 600 çocuk var.
Ve, felaket evi vuruyor. CNN ve Fox'da kötü haberleri görüyoruz, ama iyi hikayeleri görmüyoruz. Burada bir araya gelip, beklemeye hayır diyen bir topluluk var. Bir ortaklık kurdular, farklı oyunculardan oluşan karışık bir ortaklık East Biloxi'yi planlamak için, ve kimlerin katılacağını belirlemek için. Yeniden inşaya katılan 1500 gönüllümüz vardı. FEMA yönetmeliğini çözen... Nasıl yeniden inşa edeceğimizi bize dayatmalarını beklemeden. Yerli halkla beraber çalışan... Onları hasta olmamaları için evlerinden dışarı çıkaran... Bu kendi başlarına temizledikleri. Barınaklar tasarlayan... Bu ev birkaç hafta içinde uygulamaya koyulacak. Bu dört gün içinde rehabilite edilmiş bir ev. Bu yürüme desteği kullanan bir kadın için bir çamaşır odası. 70 yaşında. Bu FEMA'nın ona verdiği. 600 dolar, bu iki gün önceydi. Biz hızlıca bir çamasır odası yaptık. İnşa edildi, çalışıyor ve bugün kendi işletmesini kurdu, başkalarının çamaşırlarını yıkıyor.
Bu Shandra ve Calhoun'lar. Fotoğrafçılar ve Lower Ninth'i geçen 40 seneden beri belgeliyorlar. Bu onların eviydi, ve bunlar da çektikleri fotoğraflar. Ve biz yardım ediyoruz, onlarla yeni bir bina inşa etmek için çalışıyoruz. Yaptığımız projeler. Parçası olduğumuz, desteklediğimiz projeler. Yardım organizasyonları bunu niye yapmıyor? Bu Birleşmiş Milletler'in çadırı. Bu da Birleşmiş Milletler'in bu sene takdim ettikleri yeni çadırı. Hızlıca kurulabilir. Kapağı / penceresi var, yenilik bu. Bunu tasarlayıp araziye sürmeleri 20 sene almış. Ben 12 yaşındaydım. Burada bir problem var.
Çok şükür yalnız değiliz. Yüzlerce ve yüzlerce ve yüzlerce ve yüzlerce ve yüzlerce ve yüzlerce mimar ve tasarımcı ve kaşif var ve dünyanın her tarafından yardım çalışmalarına katılıyorlar. Daha fazla kenevir evler -- görünüşe göre Japonya'da bu bir tema, Tam olarak ne içtiklerini bilemiyorum. Bu bir kavrama mandalı. Tasarımcısının düşüncesi: tek ihtiyacımız olan şey zarımsı yapıları destek direklerine bağlayacak bir şey. Bu adam NASA için tasarlıyordu -- şimdi konut işinde. Bunları hızlıca geçeceğim, çünkü sadece birkaç dakikam kaldığını biliyorum.
Yani bütün bunlar son iki senede yapıldı. Size yapımı 20 sene süren birşey göstermiştim. Bunlar da geçen birkaç sene içinde olan ve yapılan şeylerden sadece bazıları. Brezilya'dan Hindistan'a, Meksika'ya, Alabama'ya, Çin'e, İsrail'e, Filistin'e, Vietnam'a kadar. Bu projeye katılan tasarımcıların ortalama yaşı 32 -- bu benim şu anki yaşım. Yani bu genç bir-- Burada durmak zorundayım, çünkü Arup odada ve bu dünyada en iyi tasarlanmış tuvalet. Eğer Hindistan'a gidecek olursanız, bu tuvaleti kullanın.
Chris Luebkeman size neden olduğunu anlatacaktır. Eminim partiyi geçirmek istediği şekil buydu, fakat -- fakat gelecek gökdelenli New York şehirlerinin olmayacak, bu olacak. Siz buna baktığınızda kriz görüyorsunuz. Benim gördüğüm şey ise birçok mucit. 1 milyar insan sefil fakirlik içinde yaşıyor. Bunları devamlı duyuyoruz. 4 milyar insan büyüyen fakat kırılgan ekonomilerde yaşıyor. Her yediden biri plansız yerleşimlerde yaşıyor. Bu iskan sorunu ile ilgili birşey yapmazsak olacak olan şey, 20 sene içinde, her üç kişiden biri plansız yerleşim yerlerinde yaşıyor olacak, veya bir mülteci kampında. Sağına bak, soluna bak: biriniz orada olacak. 5 milyar insanın yaşam standartlarını nasıl yükseltebiliriz? 10 milyon çözüm ile.
Ben öyle bir topluluk oluşturmak istiyorum ki yenilikçi ve sürdürebilir tasarımI benimsemiş olsunlar herkesin yaşam koşullarını düzeltmek için.
Chris Anderson: Bekle bir saniye. Bekle bir saniye. Bu senin dileğin mi şimdi?
İnsanlık için Mimari projesini 700 dolar ve bir web sayfası ile başlattık. Chris de bir şekilde bana 100.000 dolar vermeye karar verdi. Yani neden o kadar çok insan olmasın? Açık-Kaynak Mimari gidilmesi gereken yöndür. Çok çeşitli katılımcılardan oluşan bir cemiyetiniz var -- ve sadece kaşifler ve tasarımcılardan bahsetmiyoruz, fonlama modelinden bahsediyoruz. Benim rolüm tasarımcı rolü değil, tasarım dünyası ile insani yardım dünyası arasında bir kanal rolü. Ve ihtiyacımız olan şey beni küresel çapta kopyalayacak bir şey, çünkü yedi senedir uyumuyorum.
İkinci olarak, bu şey ne olacak? Tasarımcılar insani krizlere cevap vermek istiyor, ama batıda bir şirketin kendi fikirlerini alıp ondan kazanç sağlamasını istemiyor. Bunun için Creative Commons gelişmekte olan ülkeler lisansını geliştirdi. Bu demektir ki tasarımcı -- gösterdiğim Ceatemba projesi Creative Commons lisansı olan ilk yapıydı. Bu inşa edildiği anda, Afrika'da ve bütün gelişmekte olan ülkelerde herkes yapı belgelerini / çizimlerini ücretsiz olarak alıp çoğaltabilir.
Yani neden tasarımcıları bunu yapma fırsatını vermeyelim, ve aynı zamanda haklarını korumayalım? Fikirlerinizi yükleyebileceğiniz bir topluluk / ortam istiyoruz ve bu fikirler depremlerde, sellerdeö her türlü sert çevre şartlarında test edilebilir. Bunun önemli olmasının sebebi şu: evimin çalışıp çalışmadığını öğgrenmek için bir sonraki Katrina'yı beklemek istemiyorum. Bu çok geç. Bunu şimdi yapmalıyız. Bunu küresel olarak yapmalıyız. Ve ben bunun birçok dilde çalışmasını istiyorum. Bir mimarın yüzüne bakınca, genelde insanlar gri-saçlı beyaz bir adam düşünürler. Ben bunu görmüyorum. Ben dünyanın yüzünü görüyorum. Yani dünyanın her yerinden herkesin, bu tasarım ve gelişimin bir parçası olabilmesini istiyorum. İhtiyaç temelli yarışmalar fikri -- geri kalan yüzde 98 için X ödülü, eğer böyle demek isterseniz.
Aynı anda bağlantılar kurmanın ve finansman ortaklarını bir araya getirmenin yollarını arıyoruz. Üreticileri de entegre etme fikri -- her ülkeden imal laboratuvarları. 100 dolar bilgisayarını duyunca ve nasıl her çocuğu eğiteceğini, dünyadaki her tasarımcıyı eğitecek. Her favelaya bir tane koyun, her gecekondu bölgesine, çünkü şunu bilin ki, yenilik gerçekleşecektir. Ve benim bunu bilmem gerekir. Buna geri sıçrama diyorlar. Leapfrog teknolojilerinden bahsediyoruz. Ben Worldchangind'de yazıyorum, ve devamlı üzerinde konuştuğumuz konu şu, Arazide burada öğrendiklerimin hepsinden daha fazlasını öğreniyorum. Yani bu fikirleri alalım, uyarlayalım ve sonra kullanabilelim. Bu fikirlerin uyarlanabilir olması gerekiyor, gelişme potansiyellerinin olması gerekiyor, dünyadaki her millet tarafından geliştirilmeleri gerekiyor ve her millet için faydalı olmaları gerekiyor. Peki bunun için ne mi gerekecek?
Burada bir sayfa olacaktı. Bunu okumaya vaktim yok, yoksa buradan sürükleneceğim.
CA: Birkaç saniye kalsın orada.
CS: Ne mi gerektirecek? Siz zeki insanlarsınız. Oldukça çok hesap gücü gerektirecek, çünkü ben bunun -- Dünyanın her yerindeki her bilgisayar sistem bağlanabilsin istiyorum. Ve bu tasarımları geliştirmeye katılmanın yanında, tasarımları kullanabilsin de. Bu tasarımların gözden geçirilmesi için bir yöntem de. Dünyadaki her Arup mühendisinin kontrol edip ayakta duracak şeyler yaptığımızı garantilemelerini istiyorum, çünkü bu insanlar dünyada alanlarının en iyileri.
İşte ben bunları istiyorum -- şunu belirtmeliyim ki, İki tane dizüstü bilgisayarım var, biri şurada ve içinde 3000 tane tasarım var. Onu düşürürsem ne olur? Bu denenmiş fikirleri ortalığa/açığa koymak önemli, kolay kullanılabilir, kolay ulaşılabilir. Annem bir keresinde dedi ki, 'lafla peynir gemisi yürümez' (yaklaşık manasıyla).
Değişim getirmeyi konuşmaktan sıkıldım artık. Sadece yaparak gerçekleştirebilirsin. FEMA zönetmeliğini değiştirdik. Kamu politikasını değiştirdik. Uluslararası tepkileri değiştirdik -- birşeyleri inşa ederek. Yani benim için yenilikler için gerçek bir kanal oluşturmak, ve bunun özgür bir yenilik olması önemli. Özgür kültür düşünün -- bu özgür yenilik. Birisi bunu birkaç sene önce söyledi. Bunu bilenlere puan vereceğim, Belki de adam 25 sene erkendi, yani haydi yapalım.
You can share this video by copying this HTML to your clipboard and pasting into your blog or web page. This video will play with subtitles.
You either have JavaScript turned off or have an old version of the Adobe Flash Player. To view this rating widget you
need to get the latest Flash player.
If your browser allows only "trusted sites" to execute Javascript, you should add the "googleapis.com" domain to your whitelist to allow our Flash detection to work properly.
Got an idea, question, or debate inspired by this talk? Start a TED Conversation.
Cameron Sinclair 2006 TED Ödülü'nü alırken, tasarımcıların ve mimarların dünya iskan krizine nasıl heyecanla cevap verdiklerini gösteriyor. TED Ödülü dileğinin, ortak tasarım yoluyla küresel yaşam standartlarını yükseltmeye yönelik çalışacak bir ağ olduğunu açıklıyor.
2006 TED Prize winner Cameron Sinclair is co-founder of Architecture for Humanity, a nonprofit that seeks architecture solutions to global crises -- and acts as a conduit between the design community and the world's humanitarian needs. Full bio »
15:06 Posted: Aug 2006
Views 442,608 | Comments 71
17:34 Posted: Apr 2007
Views 550,035 | Comments 96
14:03 Posted: Jan 2007
Views 299,041 | Comments 59
Just follow the guidelines outlined under our Creative Commons license.
This comment will be attributed to . Not ? Sign Out.