Follow TED
Be the first to know about new TEDTalks, TED news and other announcements.
Click on any phrase to play the video from that point.
Öncelikle hepinize teşekkür etmek istiyorum. İkinci olarak da birlikte yazdığım ve birlikte ders verdiğim sevgili arkadaşımı tanıştırmak istiyorum. Ken ve ben neredeyse 40 yıldır birlikte çalışıyoruz. Şurada oturan Ken Sharpe.
Pek çok insan arasında -- kesinlikle ben ve konuştuğum çoğu insan gibi -- işlerin nasıl yürüdüğüne dair, kurumlarımızın işleyişine dair müşterek bir memnuniyetsizlik var. Çocuklarımızın öğretmenleri yetersiz görünüyor. Doktorlarımızın kim olduğumuza dair bir fikri yok, ve bize ayıracak yeterli zamanları yok. Bankacılara güvenemeyeceğimiz kesin, ve borsa komisyoncularına da kesinlikle güvenemeyiz. Tüm finansal sistemi neredeyse yerle bir ettiler. Ve hatta biz işimizi yaparken, Sıklıkla kendimizi doğru olduğunu düşündüğümüz şeyi yapmakla bizden bekleneni yapmak ya da gerekeni yapmak ya da kazançlı şeyi yapmak konusunda seçim yapmak zorunda buluyoruz. Yani nereye baksak, neredeyse bulunduğumuz her yerde, güvendiğimiz insanların bizim yararımızı o kadar da kalpten duymadığından endişeleniyoruz. Ya da eğer bizim çıkarımızı derinden hissediyorlarsa da, bizi yeterince tanımadıklarından çıkarlarımızı korumamıza izin vermek için ne yapmaları gerektiğini yeterince bilmediklerinden endişeleniyoruz. Bizi anlamıyorlar. Bizi anlamak için yeterince zamanları yok.
Bu tarz bir tatminsizliğe verebileceğimiz iki türden tepki var. Eğer işler yolunda gitmiyorsa, ilk tepki şu: daha fazla kural koyalım, insanların doğru şeyi yaptığından emin olmak için bir takım detaylı yöntemler düzenleyelim. Öğretmenlere sınıfta uygulayacakları yazılı metinler verelim ki ne yaptıklarını bilmeseler ve çocukların iyiliğini düşünmeseler dahi yazılı metni takip ettikleri sürece çocuklarımız eğitilsinler. Hakimlere suçlar için uygulayacakları bir zorunlu hükümler listesi verelim ki böylece kendi hükümlerine güvenmek zorunda kalmasınlar. Bunun yerine tek yapmaları gereken listeye bakarak hangi suç türüne hangi hüküm türünün uygulandığını bulmak. Kredi kartı veren şirketlerin kartlardan çekecekleri faiz oranlarına ve aidatlardan ne kadar çekeceklerine limit koyun. Uğraşmak zorunda olduğumuz ilgisiz, kayıtsız bir takım kurumlara karşı kendimizi korumak için daha ve daha fazla kural.
Ya da -- ya da belki -- kurallara ek olarak, gerçekten zekice bazı teşvikler bulabilir miyiz bakalım, böylece karşı karşıya kaldığımız kişiler bizim çıkarlarımızı korumayı özellikle istemeseler dahi bizim çıkarımızı korumak kendi çıkarına olsun -- insanların saf bencillikten olsa da doğru şeyi yapmalarını sağlayacak büyülü teşvikler. Yani öğretmenlere eğer eğittikleri çocuklar okul sisteminin kalitesini değerlendirdikleri şu büyük testlerden geçer not alırlarsa ödüller vaat ediyoruz.
Kurallar ve teşvikler -- sopalar ve havuçlar. Son dönemdeki çöküşe cevap olarak finansal endüstriyi düzenlemek için bir takım kurallar koyduk. Dodd-Frank Yasası var, geçici olarak arka kapıdan Elizabeth Warren tarafından başkanlık edilen yeni Tüketici Finansal Koruma Ajansı var. Belki bu kurallar finansal hizmet şirketlerinin davranış şeklini aslında iyileştirecek. Göreceğiz. Ek olarak, finansal hizmet sektöründeki çalışan insanların daha çok uzun dönemli yararlara, hatta kendi şirketlerinin bile, yararına hizmet vermelerini sağlayacak teşvikleri yaratmak için bir takım yollar bulmaya çabalıyoruz. O zaman eğer sadece doğru teşvikleri bulabilirsek, doğru şeyi - dediğim gibi- bencilce yapacaklar, ve eğer biz doğru kurallar ve düzenlemelerle gelirsek, bizi bir uçuruma sürüklemeyecekler. Ve Ken (Sharpe) ve ben kesinlikle biliyoruz ki bankacılara hükmetmeniz gerekir. Finansal çöküşten öğrenilmesi gereken bir şey varsa o da budur.
Ama inanıyoruz ki, ve kitapta bunu tartıştık, bir kurallar seti yok, ne kadar detaylı olursa olsun, ne kadar kendine özgü olursa olsun, ne kadar dikkatli takip ediliyor ve uygulanıyor olsun, ihtiyacımız olanı almamızı sağlayacak bir kurallar seti yok. Neden? Çünkü bankacılar akıllı insanlar. Ve, su gibi, herhangi bir kuralda çatlaklar bulacaklar. Finansal sistemin neden çöktüğüne dair kesin bir neden gösterecek bir kurallar seti tasarlamanız bir daha mümkün olmayacak. Finansal çöküşün bu nedenini önlemekle finansal çöküşün tüm olası kaynaklarını engelleyebileceğinizi düşünmek anlatılamayacak kadar naif bir düşünce. Yani bu sadece bir sonrakini bekleme meselesi ve sonra buna karşı kendimizi korumayarak ne kadar aptalca davrandığımıza şaşmak.
Umutsuzca ihtiyacımız olan, daha iyi kuralların ve mantıklı akılcı teşviklerin ötesinde, ya da onlarla birlikte, erdeme, karaktere ihtiyacımız var, doğru olanı yapmak isteyen insanlara ihtiyacımız var. Ve özellikle, her şeyden çok ihtiyacımız olan erdem, Aristo'nun sağduyu olarak tanımladığı. Sağduyu doğru şeyi yapmak için gerekli ahlaki irade ve doğru olanın ne olduğunu anlamaya yarayan ahlaki yetenektir. Aristo etrafındaki ustaların nasıl çalıştıklarını izlemeye meraklıydı. Ve yeni sorunlara - tahmin etmedikleri sorunlara - doğaçlama yeni çözümler üretebilmelerinden etkilenmişti. Bir örnek şu, Lesbos'taki taş ustalarının çalışırken yuvarlak kolonları ölçmeleri gerektiğini görüyor. Eğer düşünecek olursanız, cetvel kullanarak yuvarlak kolonları ölçmek gerçekten zordur. O zaman ne yaptılar? Soruna yeni bir çözüm ürettiler. Eğilebilen bir cetvel yarattılar, günümüzde bizim şerit metre dediğimiz -- esnek bir cetvel, eğilebilen bir cetvel. Ve Aristo dedi ki, hah, bazen yuvarlak kolonlar tasarlamak için kuralları eğmeye ihtiyaç duyacaklarını değerlendirdiler. Ve Aristo dedi ki, sıklıkla diğer insanlarla uğraşırken, kuralları eğmemiz gerekir.
Diğer insanlarla uğraşmak hiçbir kurallar setinin içeremeyeceği bir tür esneklik gerektirir. Bilge insanlar kuralları ne zaman ve nasıl eğeceklerini bilir. Bilge insanlar nasıl doğaçlayacaklarını bilir. Yazar arkadaşım Ken ve ben bu konuda konuştuk, bu insanlar caz müzisyenleri gibiler; kurallar da sayfa üzerindeki notalar gibi, ve bu başlamanızı sağlar, ama sonra sayfa üzerindeki notalar etrafında, o belirli müzisyen arkadaşlarınızla belirli o anda tam da doğru kombinasyonla bir araya gelerek dans edersiniz. Yani Aristo için, yetenekli ustalarda gördüğünüz türde, kural-eğme, kural dışını-bulma ve doğaçlama tam da yetenekli bir ahlak ustası olmak için ihtiyacınız olan şeydir. Ve insanlarla etkileşimlerde, neredeyse her zaman, ihtiyaç duyulan esneklik bu türde bir esnekliktir. Bilge bir kişi kuralları ne zaman esneteceğini bilir. Bilge bir kişi ne zaman doğaçlama yapacağını bilir. Ve en önemlisi, bilge bir kişi bu doğaçlama ve kural eğmeyi doğru amaçlara hizmet için yapar. Eğer kural eğen ve doğaçlayan biriyseniz, çoğunlukla kendinize hizmet için, karşılığında alacağınız insanların insafsız manipülasyonlarıdır. Yani bilgeliği diğerlerinin hizmetinde ve kendi hizmetinizde değil, kullanmanız önemlidir. Ve bu nedenle doğru şeyi yapma iradesi en az doğaçlama ve istisna bulma ahlaki yeteneği kadar önemlidir. Birlikte Aristo'nun ana erdem olduğunu düşündüğü sağduyuyu kapsar.
Size bilgeliğin faaliyette olduğu bir örnek vereceğim. Michael örneği. Michael genç bir adam. Bayağı düşük maaşlı bir işi var. Karısına ve çocuğuna bakıyor ve çocuğu okula gidecek. Sonra işini kaybediyor. Ailesini geçindiremeyeceğine dair paniğe kapılıyor. Bir gece, biraz fazla içiyor ve bir taksi şoförünü soyuyor - 50 dolar çalıyor. Silah doğrultarak soyuyor. Oyuncak bir silahla. Yakalanıyor, yargılanıyor, hüküm giyiyor. Pennsylvania cezalandırma kılavuzları bu tarz bir suç için minimum ceza süresini 2 yıl, 24 ay olarak veriyordu. Davanın yargıcı Yargıç Lois Forer bunun çok saçma olduğunu düşündü. Daha önce suç işlememişti. Sorumlu bir eş ve babaydı. Talihsiz koşullarla karşı karşıya kalmıştı. Bunun sonucu bir aileyi yok edecekti. Ve böylece bir ceza doğaçladı - 11 ay. Ve sadece bu değil, işe gitmek için her gün salıveriliyordu. Geceyi cezaevinde geçir, gündüz ise işine git. Yaptı. Cezasını çekti. Cezasını tazmin etti ve kendisine yeni bir iş buldu. Ve aile bir araya geldi.
Ve düzgün bir hayata giden yol gibi görünüyordu - bilge bir yargıcın bilge doğaçlamasıyla sonu iyi biten bir hikaye. Ama anlaşıldı ki savcı, Yargıç Forer'in cezalandırma kılavuzunu görmezden gelerek bir nevi kendisininkini icat etmesinden rahatsız oldu ve itiraz etti. Ve silahlı soygundan dolayı mecburi en az cezayı talep etti. Tek yaptığı oyuncak bir silaha sahip olmaktı. Silahlı soygun için mecburi en az ceza beş yıldır. Savcı temyizi kazandı. Michael hapishanede beş yıl cezaya çarptırıldı. Yargıç Forer kanunu uygulamak zorundaydı. Ve bu arada, bu temyiz o cezasını çektikten sonra kabul edildi bu yüzden dışarıdaydı, bir işte çalışıyordu ve ailesine bakıyordu ve cezaevine geri dönmek zorundaydı. Yargıç Forer kendisinde isteneni yaptı ve sonra yargıçlığı bıraktı. Ve Michael yok oldu. Yani bu bir örnek, hem bilgeliğin pratikteki hem de bilgeliğin tahrip edildiği, elbette, işleri daha iyi yapması gereken kurallar tarafından.
Şimdi Bn. Dewey'i düşünün. Bn. Dewey Texas ilkokulunda bir öğretmen. Bir gün kendisini çocukların test sonuçlarını yükseltmek için öğretmenlere yardım eden bir danışmanı dinlerken buldu, böylece okul çocukların büyük testleri geçtiği elit kategori yüzdeye erişecekti. Texas'taki bu okullar bu kilometre taşlarına erişmek için bir diğeriyle yarışıyorlar, ve eğer diğer okulları yenerseniz ödüller ve diğer ikramiyeler var. Yani danışmanın tavsiyesi şuydu; ilk olarak, ne yaparsan testi geçecek çocuklarla zamanını harcama. İkincisi, her ne yaparsan yap testi geçemeyecek olan çocuklarla zaman kaybetme. Üçüncüsü, yakın zamanda bölgeye taşınmış ve test sonuçları sayılmayacak çocuklarla zamanını harcama. Tüm zamanını ve dikkatini kaynayan çocuklara ver, kaynayan çocuklar deniyor -- bu çocuklar müdahaleyle testten kalma ve geçme sınırı çizgisinin üzerine çekilebilecekler. Bn. Dewey bunu duydu, ve kafasını umutsuzca salladı diğer yandan iş arkadaşları birbirini destekledi ve onaylarcasına kafa salladı. Sanki bir futbol maçı yapmak üzereydiler. Bn. Dewey bunun için öğretmen olmamıştı.
Şimdi Ken ve ben naif değiliz, ve kurallara ihtiyaç duyulduğunu biliyoruz. Teşviklere ihtiyacınız var. İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda. Ama sorun kurallara ve teşviklere güvenerek profesyonel etkinliğin maneviyatını kırmaları. Ve profesyonel etkinliğin maneviyatını iki anlamda kırıyorlar. İlk olarak, etkinlik içindeki insanları demoralize ediyorlar. Yargıç Forer ayrıldı, ve Bn. Dewey’ın cesareti tamamıyla kırıldı. Ve ikinci olarak, etkinliğin kendisini demoralize ediyorlar. Etkinliğin kendisi demoralize ediliyor ve etkinliği yapanlar demoralize ediliyor. Öyle insanlar yaratıyor ki - teşvikleri insanları doğru şeyi yapmak için manipüle ettiğinizde - teşviklere bağımlı insanlar yaratıyor. Diğer bir deyişle, bu sadece teşvikler için bazı şeyleri yapan insanlar yaratıyor.
Şimdi bununla ilgili vurucu olan şey psikologların bunu 30 yıldır biliyor olması. Psikologlar her şeyi teşvikle yaptırmanın olumsuz sonuçlarını 30 yıldır biliyorlar. Biliyoruz ki eğer çocukları resim çizdikleri için ödüllendirirseniz, resim yapmakla ilgilenmeyi bırakır ve sadece ödülle ilgilenirler. Eğer çocukları kitap okudukları için ödüllendirirseniz, kitabın içinde ne olduğuyla ilgilenmeyi bırakır ve sadece ne kadar uzun olduğuyla ilgilenir. Eğer çocukları test sonuçları için ödüllendirirseniz eğitimle ilgilenmeyi bırakırlar ve sadece teste hazırlanmakla ilgilenirler. Eğer doktorları daha fazla işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz - en son sistemde olduğu gibi - daha fazla işlem yapacaklardır. Eğer bunun yerine doktorları daha az işlem yaptıkları için ödüllendirirseniz, daha azını yapacaklardır. İstediğimiz, elbette, tam da doğru olan oranda işlem yapan doktorlar ve doğru neden için doğru miktarda işlem yapanlar -- yani, hastalarının iyiliğine hizmet edenler. Psikologlar bunu onlarca yıldır biliyorlar, ve kanun yapanların dikkatlerini verip ekonomistler yerine biraz psikologları dinlemelerinin zamanı geldi.
Ve böyle olmak zorunda değil. Ken ve ben düşündük ki, gerçek umut kaynakları var. Tüm bu iş kollarından temkinli kanundışı dediğimiz bir grup kişiyi tespit ettik. Bu kişiler, kural-izlemeyi gerektiren ve teşvik yaratan bir sistemde işlem yapmak zorunda olan, kuralların etrafında dolaşan, kuralları bir şekilde tersyüz etme yolunu bulan kişiler. Yani bu senaryoları takip zorunda kalan öğretmenler var ve eğer bu senaryoları izlerlerse çocukların hiçbir şey öğrenemeyeceklerini biliyorlar. Ve bu durumda yaptıkları, senaryoları izlemek, ama senaryoları fazla mesai yaparak izlemek ve biraz fazladan zaman tırtıklayıp bu zamanda aslında etkili olduğunu bildikleri şekilde öğretmek. Yani bunlar küçük basit, her gün karşılaşabileceğiniz kahramanlar ve inanılmaz derecede hayranlık uyandırıcılar, ama bu tarz bir aktiviteyi onları ya ezen ya da zulmeden bir sistemin karşısında devam ettirmelerinin bir yolu yok.
Yani temkinli kanundışılar hiç yoktan iyi, ama herhangi bir temkinli kanundışının bunu sonsuza kadar devam ettireceğini düşünmek zor. Sistem-değiştirenler dediğimiz insanlar daha umut verici. Bu insanlar sistemin kurallarından ve düzenlemelerinden kaçıp kurtulmak isteyenler değil ama sistemi değiştirmek isteyenler, ve birçoğunu konuştuk. Özellikle bir tanesi Robert Russell adında bir yargıç. Ve bir gün Gary Pettengill vakasıyla karşı karşıya kaldı. Pettengill 23 yaşında orduda kariyer yapmayı planlayan bir askerdi, ama sonra Irak'ta ciddi bir sırt yaralanması yaşadı, ve bu onu tıbbi olarak görevden ayrılmaya zorladı. Evliydi, üçüncü çocuk yoldaydı, sırtındaki ağrıya ek olarak, PTSD'dan mustaripti, ve tekrar eden kabusları, ve bazı semptomları azaltmak için marihuana kullanmaya başlamıştı. Sırt ağrısı nedeniyle sadece yarı zamanlı iş bulabiliyordu, ve bu yüzden masaya yemek koyacak ve ailesine bakacak kadar yeterince para kazanamıyordu. Bu yüzden marihuana satmaya başladı. Bir uyuşturucu baskını sırasında yakalandı. Ailesi evlerinden atıldı, ve sosyal sistem çocuklarını ellerinden almakla tehdit ediyordu.
Normal cezalandırma süreçleri altında, Yargıç Russell'in Pettengill'e uyuşturucu suçlusu olarak ciddi bir hapis cezası vermekten başka bir çaresi yoktu. Ama Yargıç Russell'ın bir alternatifi vardı. Ve bu da onun özel mahkemede olmasından dolayıydı. Gazi Mahkemesi adı verilen bir mahkemedeydi. Gazi Mahkemesinde - ABD'de bu tarzda ilk mahkemeydi. Yargıç Russell Gazi Mahkemesini yarattı. Sadece kanunlara karşı gelen gaziler için bir mahkemeydi. Ve bu mahkemeyi tam olarak o yarattı çünkü zorunlu ceza kanunları yargıyı yargı olmaktan çıkarıyordu. Kimse şiddet göstermeyen suçluların -- ve özellikle kapı dışarı edilecek gaziler olan şiddet göstermeyen suçluların -- hapse atılmasını istemez. Hepimizin hep bildiği şey hakkında bir şey yapmak istediler, yani cezai adalet sisteminin kapısını tersine çevirmek. Ve Gazi Mahkemesinin yaptığı her bir suçluya bir kişiymiş gibi davranmak, sorunlarına derinden yaklaşmak, suçlarına özel cevaplar yaratmaya çalışmak böylece kendilerini iyileştirmelerine yardımcı olmak ve bir kez yargı yerine getirildiğinde onları unutmamaktı. Onlarla kaldılar, onların takibini yaptılar, zorluğu aşmalarını yardım etmek için birlikte geliştirilen plan her ne ise ona bağlı kaldıklarından emin oldular.
Şu anda bunun gibi Gazi Mahkemelerinin olduğu 22 şehir var. Bu fikir nasıl yayıldı? Peki, bir nedeni Yargıç Russell'in bu yılın Şubat ayından beri Gazi Mahkemesinde 108 gaziyi görmüş olması, ve 108 kişiden, kaçının adaletin dönen kapısından hapse geri döndüğünü tahmin edin. Hiçbiri. Hiçbiri. Herkes bu şekilde bir sicili olan bir adalet sistemine ilgi duyacaktır. Böylece işte bir sistem-değiştiren ve bu çekici görünüyor.
Kazanç getiren bir halk bankası yaratan bir bankacı var, bankacıları - biliyorum inanması zor - bankacıları kendi düşük gelirli müşterileri için iyi işler yaparak iyi çalışmaları için teşvik ediyor. Banka yok olmakta olan bir topluluğun yeniden yapılanmasının finansa edilmesine yardım etti. Kredi alanların alışılmış standartlara göre yüksek risk altında olmalarına rağmen varsayılan faiz oranı fazlasıyla düşüktü. Banka kazançlıydı. Bankacılar kredi alanlarla birlikte kaldılar. Sonradan satmak için kredi yapmadılar. Krediyi bir hizmet olarak sundular. Kredi alanların ödemelerine sadık kaldıklarından emin oldular. Bankacılık her zaman bizim şimdi gazetelerde okuduğumuz gibi değildi. Goldman Sachs bile bir zamanlar müşterilerine hizmet ederdi, sadece kendine hizmet eden bir kurum haline gelmeden önce. Bankacılık her zaman bu şekilde değildi, ve bu şekilde olmak zorunda değil.
Bunun gibi örnekler tıpta da var - Harvard'daki doktorlar tıp eğitimini dönüştürmeye çalışıyorlar, bu şekilde bir tür etik erozyon ve sempati azlığıyla ki tıbbi eğitim sürecinde olan çoğu tıp öğrencisini anlatıyor, karşılaşmayacaksınız. Ve bunu şu şekilde yapıyorlar, üçüncü yıl tıp öğrencilerine tüm yıl boyunca takip edecekleri hastalar veriyorlar. Yani hastalar organ sistemleri değildir, ve hastalık değildirler; insandırlar, yaşamları olan insanlardır. Ve etkili bir doktor olmak için, sadece hastalıkları değil yaşamları da olan insanları tedavi etmelisiniz. Karşılıklı olarak, bir öğrencinin bir diğeri tarafından, tüm öğrencilerin hekimler tarafından, danışmanlığının yapılmasına ek olarak, ve sonuç bir hekim jenerasyonunun - umuyoruz - tedavi ettikleri insanlara zaman bulanlardan olması. Göreceğiz.
Bahsettiğimize benzer birçok örnek var. Her bir örnek, karakteri sağlam temellere oturtabileceğinizi ve terbiye edebileceğinizi ve bir mesleği layığıyla sürdürebileceğinizi gösteriyor - Aristo'nun uygun telos (amaç) olarak tanımlayacağı gibi. Ve Ken ve ben, aslında uygulayıcıların istediğinin bu olduğuna inanıyoruz. İnsanlar erdemli olmak için izinleri olsun istiyorlar. Doğru şey yapmaları için izne sahip olmak istiyorlar. Her gün işten evlerine geldiklerinde ahlaki suçluluk duygusunu üzerlerinden atmak için duş almak zorunda hissetmemek istiyorlar.
Aristo sağduyunun mutluluk için anahtar olduğunu düşünüyordu, ve haklıydı. Şimdi psikolojide insanları neyin mutlu ettiğine dair araştırma yapılıyor, ve ardı ardına yapılan çalışmalardan ortaya çıkan - biliyorum bu hepinize bir şok gibi gelecek -- mutluluğa en fazla etkisi olan iki şey, sevgi ve iş. Sevgi: size yakın olan insanlarla ve bir parçası olduğumuz topluluklarla ilişkilerimizi başarılı bir şekilde yönetmek. İş: anlamlı ve tatmin edici çalışmaların içinde olmak. Eğer buna sahipsiniz, diğer insanlarla iyi yakın ilişkiler içinde, anlamlı ve tatmin edici bir işte, daha fazlasına ihtiyaç duymazsınız.
İyi sevmek ve iyi çalışmak için, bilgeliğe ihtiyacınız vardır. Kurallar ve teşvikler nasıl iyi arkadaş olunacağını, nasıl iyi ebeveyn olunacağını, nasıl iyi bir eş olunacağını ya da nasıl iyi bir hekim ya da iyi bir avukat ya da iyi bir öğretmen olacağınızı söylemez. Kurallar ve teşvikler bilgeliğe eşdeğer değillerdir. Aslında, ileri sürüyoruz, bilgeliğin bir eşdeğeri yoktur. Ve bu nedenle sağduyu uygulayıcılar tarafında kendini kurban eden kahramanlık hareketleri gerektirmez. Bize doğru şey yapmak için azmi ve yeteneği vererek - başkaları için doğru olanı - sağduyu aynı zamanda bize kendimiz için de doğruyu yapmak için azmi ve yeteneği verir.
Got an idea, question, or debate inspired by this talk? Start a TED Conversation, or join one of these:
Samimi bir konuşmada, Barry Schwartz 'Doğru şeyi nasıl yaparız?' sorusuna dalıyor. Meslektaşı Kenneth Sharpe'ın yardımıyla, kurallara bağlı kalmakla gerçekten akıllıca seçim yapma arasında farkı gösteren hikayeleri paylaşıyor.
Barry Schwartz studies the link between economics and psychology, offering startling insights into modern life. Lately, working with Ken Sharpe, he's studying wisdom. Full bio »
Translated into Turkish by Serap Çakl
Reviewed by Sancak Gülgen
Comments? Please email the translators above.
20:45 Posted: Feb 2009
Views 1,213,624 | Comments 395
Just follow the guidelines outlined under our Creative Commons license.
This comment will be attributed to . Not ? Sign out.